Pardus, GNU/Linux altyapısını ya da daha derinlemesine bakarsak mimari olarak UNIX işletim sistemlerinden miras bir yapı kullanır. Bu mimarinin temeli, sisteme bağlı olan tüm donanımların ve sistem bileşenlerinin tek bir hiyerarşi altında toplanmasına dayanır. Bu mimari (yine UNIX temel alınarak hazırlandığı için) Mac OS X kullanıcılarına yabancı gelmeyecektir. Öte yandan, Windows kullanıcıları C ve D gibi harflerle tanımlanmasına alıştıkları disk bölümlerini ya da bilgisayarlarına taktıkları disket, CD, DVD ya da bellek çubuklarını nerede bulacaklarını şaşırabilirler.
Pardus kullanıcıları, sisteme ilk giriş yaptıklarında masaüstünde Sistem, Ev Dizini ve Çöp simgeleriyle karşılaşır. Sistem simgesi tıklandığında açılan pencerede donanım bilgileri, bellek miktarı, işlemci bilgisinin yanında sistemde bağlı olan “Depolama Ortamları” da bir liste halinde sunulur. Herhangi bir CD, DVD ya da bellek çubuğu da bu listeye takıldığı anda eklenir.

Bu yapının bir başka özelliği de her kullanıcının birbirinden ayrı birer Ev Dizini altında çalışmasına dayanır. Kullanıcı, parolasıyla sisteme giriş yaptığından itibaren gerçekleştirdiği her işlemi pratikte bu dizinde gerçekleştirir. Oynanan oyunların puanları, İnternet geçmişi, sohbet kayıtları, kişisel dosyalar ve hatta arka plan resimleri, temalar ve benzeri ayarlar da her kullanıcıya ayrı ayrı ayrılmış bu alanda saklanır. Böylece hiçbir kullanıcı bir diğerinin seçimlerini değiştiremez ve diğer kullanıcıların özel dosyalarına erişemez.


Pardus 2007, kurulum sırasında sistem dosyaları dışında kullanıcı dosyaları için ayrı bir disk bölümü istenip istenmediğini sorar. Ayrı bir disk bölümünü Ev Dizini'ne ayırmak bu anlamda büyük bir yedekleme kolaylığı sağlar. Ev Dizini'ne, masaüstündeki simgesine ya da görev çubuğundaki ev simgesine tıklanarak ulaşılabilir.
Ev Dizini simgesi kullanıcıyı basitçe dosyalarını yönetebileceği Konqueror programına ulaştırır. Basit olmayan biçimde anlatmak gerekirse, Konqueror, ssh, ftp gibi protokoller ile bağlanılan internet hesapları, iPod gibi yeni nesil müzik çalarlar ve akla gelebilecek, bilgisayar kullanılarak iletişim kurulan tüm ortamları yönetmek konusunda pratik olanaklar sunar.
İsmiyle İngilizce fatih anlamına gelen Conqueror sözcüğüne gönderme yapılan bu dosya yöneticisi, kullanıcının gerçekten dosyalarının fatihi olmasını sağlar. Sol kenara yaslı bulunan sekmelerle müzik koleksiyonu, sistem dosyaları, yerel ağ ya da internet üzerinde kaydolunan hesaplar arasında gezmek için içerik yönetilebilir. Pencerenin sol sütunu seçilen içeriğin başlıklarının bir listesini içerir. Pencerenin ana alanında internet kullanıcıları arasında her geçen gün daha yaygınlaşan sekme olanağı ile birçok farklı dizin/alan bir arada açılabilir.
Paket yöneticisi, Pardus sistemlerinde kurulu bulunan ve kurulması muhtemel yazılımların yönetilmesine yardımcı olan aracın ismidir. Bu araçla sistemde yüklü bulunan programların listelenmesi, yeni programların kurulumu ya da kurulu bulunan programların güncellenmesi sağlanır. TASMA'da Sistem Seçenekleri altında bulunan Program Ekle, Güncelle veya Kaldır isimli simgeden bu araca ulaşılabilir.

Bu araç, kullanıcılara adında yer alan seçenekleri sunar: Depoda bulunan binden fazla uygulama, sürücü veya kütüphanenin kurulumu, sistemde bulunan araçların kaldırılması ya da güncellenmesi... İşlem yapılmak istenen yazılım ilgili olduğu başlığın altından ya da Arama seçeneği kullanılarak bulunabilir. Pardus için hazırlanmış ve sistemle son derece uyumlu hale getirilmiş bu programların bu depodan kurulması önerilen ve desteklenen çalışma modelidir.
Bunun dışında çeşitli nedenlerle vazgeçilmez öneme sahip ve .exe biçiminde olan programlar için Wine uygulaması bir çözüm yaratabilir. Wine, .exe biçiminin ait olduğu Windows platformunun mimarisini öykünen özgür bir yazılımdır. Basit programların, özellikle de sınırlı sonuçlar almaya yönelik, belirli bir çıktı ihtiyacı için çalıştırılması gereken programların (muhasebe ya da mevzuat programları gibi) çalıştırılması imkanını sunabilir.
Bu alternatifi sunan Wine temel alınarak hazırlanan ve özel yazılımları çalıştırmaya odaklanan CrossOver ve Cedega adlı iki program lisansları nedeniyle Pardus depolarında bulunmasa da kendi sitelerinden edinilebilir (Bkz: Google). Cedega Pardus'la birlikte sunulan özgür oyunlarla doymayan kullanıcılar için World of Warcraft, Need For Speed gibi yüzlerce popüler PC oyununu çalıştırabilecek bir altyapı, CrossOver ise belirli karmaşık program aileleri için özel çözümler sunar. Daha çok bilgi bu projelerin kendi sitelerinden edinilebilir.
Bu noktada hatırlatılması önemli bir nokta: Pardus'un sunduğu belirli bir alternatif olduğu durumlarda Wine/CrossOver ile başka program seçmek verimli bir yöntem olmayacaktır. Örneklemek gerekirse MSN hesabına bağlanmak için Kopete ya da aMSN gibi programlar, Microsoft tarafından yayınlanan MSN programını Wine ile çalıştırmaya tercih edilmelidir. Her program belirli bir platformda daha başarılı sonuçlar vermeye yönelik özel ayarlar ve avantajlarla gelir. Microsoft'un MSN programı kuşkusuz Windows üzerinde güçlü ve geniş olanaklar sunan bir program olarak ilk tercihlerden biri olacaktır, ancak Pardus üzerinde çalışması planlanmadığı için Kopete/aMSN kadar başarılı olmaz. Çirkin ördek yavrusu masalındaki gibi...
Bu konuda da bir Pardus kullanıcısının sisteme ilk giriş yaptığı ana dönmekte yarar var. Kullanıcıları karşılayarak kişisel kullanım seçeneklerini yapılandıran Kaptan Masaüstü ilk ağ ayarları için de gerekli bilgileri alarak kaydeder. Bu adım ya da Kaptan Masaüstü'nün soruları ilk aşamada atlandıysa, TASMA'da İnternet ve Yerel Ağ başlığı altında Ağ Yöneticisi aracı kullanılarak modem, ethernet ve kablosuz ağ bağlantıları yönetilebilir. Bu araçla her bağlantı türüne ait birçok farklı bağlantı bilgileri kaydedilerek ağ ayarları değiştiğinde uygun profil seçilerek bağlantı sağlanması mümkün olur.
Özellikle dizüstü bilgisayar kullanıcılarının sık bulundukları ortamlarda defalarca aynı bilgileri girmesine gerek kalmaz. Özellikle bu açıdan bir başka pratik seçenek de Programlar > Sistem altında bulunan Ağ Programcığı'dır. Bu programcık Ağ Yöneticisinde kayıtlı profillerin görev çubuğundaki bir simgeye tıklayarak değiştirilebilmesine olanak sağlar.
Her gün daha yaygınlaşan sayısal fotoğraf makinaları kaydedilen görüntüleri farklı biçimlerde saklar. jpg, tiff, raw gibi dosya türleri, tarihlere göre ayrılmış karmaşık dizinler ve yine özel yazılımlar arasında basitçe geçen hafta karşılaştığı sevimli bir kedinin fotoğrafını bulmak kullanıcı için her zaman basitçe yapılan bir iş olmayabilir. Bu fotoğraf makineleri de yazıcılar, modemler ve diğer tüm donanımlar gibi kullanıcının hayatına yanlarında bir CD ile girerler. Bu CD'nin kaybolması nedeniyle başı ağrıyan insanlar forumları doldurur, fotoğraflarını geri ister. Bu tablo da şimdiye dek ele alınan tüm senaryolar gibi Pardus'ta yaşanmayan bir görüntüyü resmeder.

Pardus diğer alanlarda olduğu gibi fotoğraf makinalarının tanınmasında da kendi sürücülerini ve çözümlerini sunar. Kablo ile sisteme bağlanan bir fotoğraf makinesi olduğunda bir uyarı penceresi açılır ve fotoğrafların sisteme yüklenmek istenip istenmediğini sorar ve kullanıcıyı Digikam adlı bir fotoğraf albümü yazılımına ulaştırır. Digikam, kütüphanedeki aile albümlerinin sıcaklık ve kolaylığını günümüz teknolojilerinin etiketleme, sayısal kopya ve görüntü efektleri gibi yenilikleriyle birleştirir.
Sayısal fotoğraf makineleri gibi taşınabilir müzik çalarlar da her geçen gün daha çok insanın tercihi arasına katılıyor ve yine fotoğraf makinelerinde olduğu gibi her biri bir CD ve müzik yüklemek/dinlemek için özel yazılımlar, sürücüler sunuyor. Pardus'ta müzik çalarlar ve müzik dosyaları tek bir programla yönetilebilir: Amarok.
iPod, Creative gibi markaların yanı sıra MTP (Music Transfer Protocol) kullanan tüm MP3 çalarları tanıyan Amarok, internet radyolarını dinlemek, sanal müzik dükkânlarından alışveriş yapmak, şarkı sözleri indirmek, albümlerin kapaklarını arşivlemek gibi görevleri de başarıyla yerine getirir. Bu alandaki bir başka yenilik olan, Last.fm de Amarok'la birlikte çalışır.
Özgürlükİçin notu: Bu güzel yazısı için Pardus geliştiricilerinden Koray Löker'e teşekkürlerimizi sunarız...