özgürlük için
Pardus logosu indir
Bilgisayarınızda Pardus'a geçmek mi istiyorsunuz? İlk Adımlar bölümünde aradığınız tüm cevapları bulacaksınız.
Özgürlükİçin.com, Pardus'un yaygınlığını artırmak ve bilgi paylaşımı için kurulan bir topluluk sitesidir.
İlk Adım
Pardon
Topluluk & Forum
Gezegen
Haberler
Temalar
Oyunlar
Paketler
Nasıl
28 Ağustos
oi


Hangi işletim sistemini kullandığımı öğrenmek istermisiniz? Pardus 2007.3…

Şu anda, ümitle 2008 için güncelleme çıkmasını beklemekten usandığım dakika itibari ile yazıyorum bunları size.Konuya hakim olduğumu sanmayın zira “ne zaman çıkacakmış peki güncelleme ?” diye sorarsanız bilmiyorum.

Sadece irc kanallarına girdiğim zaman edinebildiğim dedikodular ve google da arama yaptığım zaman bulduğum bu güncelleme işleminin ne kadar zorlu olduğundan ve tavsiye edilmediğinden bahseden sayfalar var. Listelerden bahsetmiyorum zira son kullanıcı olarak listeleri takip etmek zorunda değilim.

Aslında bahsi geçen güncelleme betiklerinin svn hesabına bir göz atmak isterdim en son commit ne zaman yapılmış diye(…!)

“Home klasörü başka bir partisyonda ise kuruverin baştan” gitsin deniyor.

Peki ya benim gibi home klasörü ayrı partisyonda olmayan kişiler ne yapacak? (home klasörünü cd-dvd lere kopyala demeyin 90 lara döndürmeyin beni lütfen.)

Bunu yapmak çok zor deniyor…

Bu son kullanıcıyı zerre ilgilendirmez. Mozilla vakfı arkadaşlar bu png formatına uyum sağlayamıyorum çok zor dese neremizle gülerdik? Hem bu bahsi geçen zor işlemi ilk biz mi gerçekleştiriyoruz? dünyada bir ilk midir ?

Neden bu güncelleme betiğinin ne zaman çıkacağı, hangi gelişim aşamasında olduğu, Gecikmenin sebebinin ne olduğu konularından haberdar olabileceğimiz bir sayfa bulamıyorum internette. Bu durumu ödevini yapmamış çocuğun hocadan defterini saklamasına benzetiyorum.

Şimdi ne yapacaksın diye soracak olursan kendime bir harici hdd alıp home klasörümü yedekleyip başka bir distro ile yoluma devam edeceğim.

Bu arada Gökmenle geliştirdiğimiz kurabiye projesinin gecikme sebebi benim bir türlü 2008′e geçemeyiş olmam (zira yeni pisi api’si ile birşeyler yapamamam) olduğundan dolayı projeye ayak bağı olmamak adına ayrıldığımı buradan ilan etmiş olayım.

23 Ağustos


Hep yanardım eskişehirde fotoğraf çekemedim doğru dürüst diye. Sonunda abimden fotoğraf makinesini almayı başardım ve aşağıdaki resimler çıktı ortaya…

Benim için hatıra değeri taşıyan resimleri değil de daha çok sanatsal değeri olanları koyuyorum.

Diğerlerini flickr sayfamda bulabilirsiniz ilginizi çekerse.

Not: Resimler üzerindeki oynamalar gimp ile yapıldı. Üzerlerindeki tarihler rahatsız etmezse duvar kağıdı olarak kullanılabilir.

100_1373

100_1377

100_1380

100_1388

hız

100_1354

100_1366


ilk önce renkli bir resim buluyoruz. boyutları en az 640×480 olmalı



Bu resmi biraz soluk buldum. renkler->eğriler menüsüne girip renk dengesini ayarlayabilirsiniz ben öyle yaptım.



Şimdi yapmamız gereken şey katmanımızın bir kopyasını oluşturmak ve onu siyah beyaz hale getirmek. Bunu yapmak için “CTRL+SHIFT+D” ye basıyoruz, renkler->desaturate seçeneğine tıklayıp karşımıza gelen formda hiçbirşeye dokunmadan tamam tuşuna basıyoruz.Katmanlarımızın sırasını siyah beyaz olan üstte olacak şekilde ayarlıyoruz

Şimdi SHIFT+E tuşuna basıp elimize silgiyi alıyoruz. Siyah-beyaz olan katman seçili olmalı şimdi bir deneme yapın ve silgiyle biraz etrafa dokunun. İşin mantığını anladınız ;) ctrl+z ye basıp silme işleminizi geri alın.


Şimdi çok dikkatli bir biçimde biraz önceki işlemi tekrarlayın. ve işte sonuç ;)


** Resim için Yasemin’e teşekkürler
** anlayamadığınız birşey varsa yorum olarak ekleyin

22 Ağustos
oi


Gökmen’le birlikte birbirimize python anatırken kalıcı olsun arada açar bakarız, hemde isteyen faydalanır diyerek açtığımız blog, sadece 6 günde günlük 70 tekil ziyaretçi sayısına ulaştı. Bu hızla gidersek Türkiye’de yazılım konusunda en çok kurcalanan sitelerden biri olabiliriz belki.

Uzun zamandır blogumda insani yazıların, bilgisayar yazıları tarafından ezildiğini görüyordum. Artık bende yazılımla ilgili yazılarıma buradan değil oradan devam edeceğim. Böylelikle buranın ortaya karışık ketçaplı piza tadından kurtulacağını umuyorum.

Şuradaki videoda da görebileceğiniz gibi Geany editör için yaptığım eklenti size kodlama yaparken anında Python yardımı alma fırsatı sunuyor.

Bu eklentiyi nasıl kullanacağınız ise burada.

8 Ağustos


İnternette Gtk ile ilgili Türkçe bir döküman aradığınızda bilgiden çok küfür var nedense. Aman abi sen ne yapıyorsun ,acayip zor ,imkansız sadece über-geek’ler gtk kullanarak programlama yapabilir. Gtk ile programlama yapanın geyşası olurum gibi yorumlar yükseliyor. Bende bu sebepten başlangıçta kendimi qt yolunda zorlamıştım fakat yapamadım. Gtk fetişim xfce ile birlikte nirvanasına ulaştı genç zihnime bir karabasan gibi bulaştı. fazla lafı uzatmadan gtk nedir ne değildir diye kimseyi yormadan Türk internet medyasını büyük bir açlıktan kurtarayım dedim.

PyGtk hello world şeysi.

İlk önce glade denen tasarım aracımızla en basit manada bir arayüz tasarlayalım. Yorumları tahmin edebiliyorum neden arayüzü glade ile yapıyorsun delikanlı gibi kodlayarak yapsana diye.. css olmadan html kodlamak neyse glade olmadan gtk kodlamak (diğer gui api’lerini bilmediğim için birşey söyleyemiyorum) odur. Glade ile arayüzünüzü tarif eden bir xml dosyası oluşturursunuz. Sonra bunu programınızın içinde ayrıştırır (”parse” demeyeceğim) kullanırsınız. Kodunuz ayrı tasarımınız ayrı olur , 1000 satırlık değil 100 satırlık kodla güreş tutarsınız gözleriniz şeş beş bakmazsınız.

  • Yeni bir glade dosyası açın
  • bir adet window ekleyin
  • içine bir adet button nesnesi ekleyin , etiketine hello world gibi bişi yazın.
  • pencerenin ismi w1, düğmenin ismi d1 olsun.

Sinyaller ve işleyiciler:

Sinyal’ler aslında hareketlerdir düğmeye basıldı, nesne yokedilmek istendi , sürükleyip bıraktılar beni vs gibi. İşleyici de bu aksiyon karşısında widget’in arkadaşlarına ne diye bağırdığı desek yeridir. Örneğin b1 tuşu tıklandığı zaman “bana tıkladılar imdat” diye bağırıyor , ve bunu dinlemekle görevli olan fonksiyon bu sesi duyunca yettim gayri değip çalışmaya başlıyor…

tabii

tabii

  • w1 widget’ının(Türkçesini bulursam yazıcam)  sinyaller sekmesine girin GtkObject altındaki destroy
    sinyalinin yanına “w1_kapatilmak_istendi” yazın.
  • b1 widget’ının sinyaller sekmesine gidin clicked sinyalinin yanına işleyici olarak “d1_basıldı” yazın.
  • dosyayı hello.glade adıyla kaydedin.

Godlamaya başlayabiliyin aybalam:

En sevdiğiniz editörle yeni bir python dosyasına başlayın en sevdiğiniz 2 satırı bu dosyanın başına yazın.

#!/usr/bin/env python
# -*- coding: utf-8 -*-

ilk önce pygtk modülünü ve sys modülünü import eyleyin.

#!/usr/bin/env python
# -*- coding: utf-8 -*-
import pygtk ,sys

sonra pygtk ya senin bana version 2.0′ın lazm değilsen işime yaramazsın diyeceğiz. pygtk.require(’2.0′) eğer exception kaldırırsa versionu 2.0 dan aşağı demektir o zaman program çalışmasın.

#!/usr/bin/env python
# -*- coding: utf-8 -*-
import pygtk, sys
try:
printpygtk.require(’2.0′)
except:
print “versiyon tutmadı…”
sys.exit(1) # [*1]

*1 : python un yeni versiyonunda sadece exit() demek yetiyormuş.

Eğer pygtk 2.0 var ise geri kalan gerekli modülleri import edelim..

#!/usr/bin/env python
# -*- coding: utf-8 -*-
import pygtk, sys
try:
printpygtk.require(’2.0′)
except:
print “versiyon tutmadı…”
sys.exit(1)
import gtk , gtk.glade

Şimdi glade dosyamızı ayrıştıralım , içinden w1 ve b1 nesnemizi kullanmak üzere birer değişkene atayalım.

#!/usr/bin/env python
# -*- coding: utf-8 -*-
import pygtk, sys
try:
printpygtk.require(’2.0′)
except:
print “versiyon tutmadı…”
sys.exit(1)
import gtk , gtk.glade
window_tree = gtk.glade.XML(’hello.glade’)
window = self.wtree.get_widget(’w1′)
button = self.wtree.get_widget(’b1′)

Artık bu nesnelere ait işlemleri gerçekleştirebiliriz. ama önce programa hangi sinyali ne için kullanacağımızı belirtelim bunu yapmak için hangi işleyicinin hangi fonksiyonu tetikleyeceğini bir sözlük üzerinde topluyor sonra autoconnect ile bu işlemleri fonksiyonlara bağlıyoruz

#!/usr/bin/env python
# -*- coding: utf-8 -*-
import pygtk, sys
try:
printpygtk.require(’2.0′)
except:
print “versiyon tutmadı…”
sys.exit(1) # [*1]
window_tree = gtk.glade.XML(’hello.glade’)
window = self.wtree.get_widget(’w1′)
button = self.wtree.get_widget(’b1′)
signals = {
‘w1_kapatilmak_istendi’ : end_program,
‘d1_basıldı’ : end_program,
}
window_tree.signal_autoconnect(signals)

Gördüğünüz gibi tuşa basıldığı zaman ve pencere kapatılmak istendiği zaman end_program fonksiyonuna yönlendiriyoruz… peki bu end_program fonksiyonunu nasıl tanımlayacağız?
#!/usr/bin/env python
# -*- coding: utf-8 -*-
import pygtk, sys
try:
printpygtk.require(’2.0′)
except:
print “versiyon tutmadı…”
sys.exit(1) # [*1]
window_tree = gtk.glade.XML(’hello.glade’)
window = self.wtree.get_widget(’w1′)
button = self.wtree.get_widget(’b1′)
signals = {
‘w1_kapatilmak_istendi’ : end_program,
‘d1_basıldı’ : end_program,
}

def end_program(self,widget,data=None):
print “Güle güle…”
gtk.main_quit()
# sinyalleri bağlamadan önce fonksiyonların
# tanıtılmış olması gerekiyor
window_tree.signal_autoconnect(signals)

burada dikkat etmemiz gereken şey şu gtk nın sinyalleri tarafından çağırılan fonksiyonların zorunlu olarak alması gereken sırasıyla self, widget , data=None argümanları.. Aslında bunu ezberleyin çünkü hep bu şekilde kullanacaksınız.

Widget’larla işimiz bittiğine göre w1′e göster kendini emrini verelim. ve son olarak gtk ya ben işimi bitirdim bundan sonra kontrol sende demek için gtk.main() diyelim.

#!/usr/bin/env python
# -*- coding: utf-8 -*-
import pygtk, sys
try:
printpygtk.require(’2.0′)
except:
print “versiyon tutmadı…”
sys.exit(1) # [*1]
window_tree = gtk.glade.XML(’hello.glade’)
window = self.wtree.get_widget(’w1′)
button = self.wtree.get_widget(’b1′)
signals = {
‘w1_kapatilmak_istendi’ : end_program,
‘d1_basıldı’ : end_program,
}

def end_program(self,widget,data=None):
print “Güle güle…”
gtk.main_quit()
window_tree.signal_autoconnect(signals)
gtk.main()
window.show()

işte sonuç…

Buradaki kodların boşluk karakterlerinde falan bozukluk olabilir siz en iyisi kodlara şuradan da bir bakın.

hello.py hello.glade

25 Temmuz


Sizde benim gibi la minör gamını hesapla bakim dendiği zaman parmak hesabı yapıyorsanız. Hadi hesabı yaptınız diyelim gitarın perdeleri üzerinde nerelere basıcam peki diye kaşlarınız emrah pozisyonu alıyorsa. Bunu hesapları yapmak için guitar pro (yada muadili herhangi bir program) kurmak kullanmak istemiyorsanız. musicscale.py sizin için yazıldı (reklamcılık okumalıymışım :))

erkan görüntüsü

musicscale.py bu işleri sizin için yapan 80 satırlık bir python programı. Nasıl kullanıldığını görmek ve indirmek için buraya tıklayınız.

Kendisi gayet buggy bir arkadaş , parametreleri yanlış verirseniz sapıtıyor ama o kadarını da düzgün yapın yaw :)

28 Haziran
2 Haziran


Pardus’la ilgili eleştirileri blogumdan yapmayı seviyorum çünkü bana ait bir alan olduğu için daha rahat at koşturabiliyor , çeşitli nezaket kurallarına uymayabiliyorum :) hemde yazılarım diğer kullanıcılar tarafından okunduğu için fikir alışverişi yapmak daha kolay oluyor.

Hemen söylemeliyim ki Pardus 2008′in ne gibi yenilikler getirdiğinden sadece etrafta okuduğum kadarıyla haberdarım. Test ekibine katılmadım çünkü bilgisayarımı iş için kullanıyorum stabil olmayan bir işletim sistemi kullanamam (windows da kullanamam :) )

Bir süre için gentoo kullandım , 64 bit olarak kullanıldığında performans olarak gerçekten tatmin edici ,üfür üfür bir sistem. Fakat usb sticklerimi , samba paylaşımlarımı mount etmekten yorulup pardusa geri döndüm. İkisinin arasını bulamadım bir türlü. Gentoo tam olarak linux kullandığınızı hissettiriyor. İsterseniz içinde sadece firefox olan bir internete girme bilgisayarı ; isterseniz büyük yüklerin altına girebilecek bir sunucu olarak tasarlayabilirsiniz. Verdiği bu özgürlük hissinin yanında kullanıcıya muazzam bir yük oluşturuyor. Birinin blogunda okumuştum sanırım “bir disk takıldığında otomatik mount edilmesi bir lüks değil gereklilik diyordu” Gentoo kullanınca hak verdim kendisine :)

Pardus ise nasıl desem yanında sanki biraz zoraki bu bilgisayarı böyle kullanacaksın sistemi olarak geliyor. Siz suya sabuna dokunmuyorsunuz bu iyi , fakat bu seferde pek özelleştiremediğiniz bir sistem ortaya çıkıyor. Evet son kullanıcı için standartlaşma kesin işletim sisteminin belli bir alışkanlık yaratması için bu gerekli ama artık…

…Pardus’un thunderbird kullanıyorsam kmail i silme özgürlüğünü tanıması gerekiyor bana!…

Şu anda sistemde asla kullanmayacağım fakat bütün sistemi uçuracağı için kaldıramayacağım birsürü paket var(örn: Kaffeine).

Sanırım geri döndüğümde beni rahatsız eden, eksikliğini hissettiğim şeyler genelde depo politikası hakkında. Daha önce bugzillaya (çok oluyor) Paketlerin yeterince kategori altında yayınlanmadığından şikayetçi olduğumu belirten bir yazı girmiştim. Gerçi o zamanlar depoda gerçekten az sayıda program vardı. Hani oyunlar kategorisine girip var olan 5 oyun içinden birini seçip kuruyorduk ve o an için benim bahsettiğim gibi abartılı bir kategorilemenin gereksiz olduğu söylenmişti (bulabilsem link vericem). Artık işler değişti şu anda paket yöneticisine girdiğim zaman 143 adet oyun görüyorum. Örnek vermek gerekirse urban-terror oyunu “Oyunlar/fps” kategorisi altında bulunsa daha iyi olmazmı? Daha güçlü bir örnek verebilmek için Programlama kategorisi altına bakalım. Görsel svn arabirimi olan esvn , programlama ortamı (editörü ,hedesi) olan eclipse, Çeşitli dillere ait kütüphaneler , Django hepsi birarada .. Burası biraz daha kalabalıklaşırsa salı pazarına dönebilir gibi :). Kullanmak istediğim editor’ün adını biliyorsam ne ala ama girip depodaki editörleri deneyeyim tek tek dediğim zaman iş iç karartıcı bir hal alıyor. Biraz önce Eclipse’nin programlama kategorisi altında olduğundan bahsetmiştim ya , Gentoo’yken kullanma fırsatı bolduğum joe editör bu sefer Diğerleri kategorisi altında karşıma çıktı. Emacs’in bazı eklentileri “Programlama” kategorisi altında, bazıları “Diğerleri” kategorisi altında. Bunda paketçilerin bir suçu yok zira yaptığınız pakedin hangi kategoriye ait olduğu yoruma açık kalıyorsa illaki bu tip karışıklıklar olacaktır. Halbuki development/editors (geliştirme/düzenleyiciler(?)) şeklinde bir kategorimiz olsaydı bu tip bir karmaşa ortaya çıkmayacaktı.

Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar, benle birlikte kafa yoran , yorum yazan herkese teşekkür ederim

13 Mayıs


ohanesburger

Yoksa gözlerim beni yanıltıyormu?

23 Mart


Bu sayfadaki fiyatlara mahkum olursunuz :\ Yiğidi öldür hakkını yeme demişler program işini çok güzel yapıyor. 30 Günlük deneme sürümünü kullanmaya başladım denemek için taradığım sayfayı %100 doğru bir şekilde çevirdi. orcad ve gocr ise başarı olarak %30-40 arasında geziniyor. Yapılacak bir şey yok mu? tabi ki var

  • http://code.google.com/p/ocropus/
  • http://code.google.com/p/tesseract-ocr/

Programlarının pardus depolarına eklenmesi ve tesseract-ocr programının Türk dili için eğitilmesi çok güzel olurdu (ben denedim ama çok uzun, zahmetli ve benim için fazlaca teknik bilgi gerektiren bir iş olduğuna karar verdim). Nasıl train edileceğine dair belge ise şurada bulunuyor.

Bunun dışında aşağıda depolarda bulunan gocr ,ocrad ve ilk verdiğim linke ait program olan OCR Shop XTR Lite programları arasındaki karşılaştırmayı sunuyorum. Orjinal resim >> http://imaj.at/36304

gocr çıktısı


2.3. Ileti3i_ Ka_ra__Bireyin ya3ant1s1n1n her an1nda etkili olan ve en önemli görevi üstlenen duygul_n

ta_nmas1 bireyin i1eti3imini de etkili kllacaIct3r. D4ygular hayatln her alanlnda etkili

old_lar1 gibi ileti3im1e ilgili her alanda da etkin rol oynaTlar. Bu sebeple bireyler

aç_slndan kendileri veya ba3ka1ar1na ait d4yg4larln iyi bir 3ekilde tan1mlanmas1 ileti3im

sürecini etkili k1lacaJc uygun ifade biçimlerinin olu3t4rulabilmesi aç1s1ndan önemlidir.

_leti3im amaca ula3mak ad1na sözcük ve diğer simgelerin kullan1lmasldlr. Yüz ifadeJeri,

vü'cut hareketleri, fiziksel göiJnüm bu simgeler içersinde yer almaktad1r (Sayers ve

diğerleri, 1993, s.9). Bir ba3ka deyi3le ileti3im al1_1n_n zihninde yollay1c_ taTafindan

tasarlanan detaylaT1n oJu3tur4lmas1d1r (Vecc_o, 2OO6, s.294).

_leti3imle ilgili olarak Gur4_- _'z ve Yaylac1 (2OO4, s.41), ileti3imin ki3ilerin bilgi duygu ve

dü3üncelerini payla3arak birbirlerini anlamalar_n3 sağlayan sii' eç olduğ_unu, _3ilej

örgütleri ve toplumu bü_1e3tiTen toplumsal bir olgu olduğunun alt1n1 çizmektedirler.

Bu  noktada  ileti3im,  bilginin  mesaJlar  arac3llğ1  ile  anlamll  deği3imi  olarak

nite1endirilebilmektedir (Boone ve K4rtz, 2OO3, s.376).

Bir ba3_a tanlmda ileti3im, birey ya da _p tarafindan yollanan mesaJlar1n diger bir

_p ya da birey t_afindan _la31lmas1 3eklinde aç1klanabilmeJctedir. B4rada bir iletim

ve ortak anlam payla31m1 mevcuttur (Kakabadse ve diğerleri, 2OO4, s. 1 49- 1 SO).

Yüksel (2OO3, s.1O), herhangi bir ileti3im etkile3imine ili3_n olaTak iki temel sistemin

i3lev  görmekte  old4ğun4  vurgu1amaktadlr.  Bireyin  icindeki  ögeler  olarak

nitelendi_lebi1ecek ic sistem, dige_ ise bireyin d133ndaki öğelejn olu3t4rdug4 d13

sistemdir. Ileti3im sürecine kat1lan her birey de kendine özgü bireysel ve te_l olan

kendi iç sistemini ileti3ime yans_tmaJctadlr. Bu ögeler, bireyin ki3isel özellikleri,

egilimle_ tutumlar1, zekâsl geçmi3 deneyimleri vb. olarak ortaya ç_kmaktad3r. Her bir

ileti3im etkile3iminde birey içsel uyaranlar ad1 verilen bu kendi iç istemi ile _eraber

dü3ünül___

ocrad çıktısı


2.3. ileti_im KavramlBireyin yafantlslmn her amnda etkili olan ve en �nemli g�revi �stlenen duygulann

tamnmasl bireyin iletifimini de etkili kllacaktlr. Duygular hayatln her alamnda etkili

oldmlarl gibi iletifimle ilgili her alanda da etkin rol oynarlar. Bu sebeple bireyler

aSlslndan kendileri veya bafkalanna ait duygularln iyi bir fekilde tammlanmasl iletifim

s�recini etkili kllac�k uygun ifade biSimlerinin olu_twulabilmesi a�lslndan �nemlidir.

iletifim amaca ula_mak adlna s�zc�k ve di�er simgelerin kullamlrnasldlr. Y�z ifadeleri,

v�cut hareketleri, fiziksel g�r�n�m bu simgeler i�ersinde yer almaktadlr (Sayers �e

di�erleri, lgq3, s.9). Bir bafka deyifle iletifim allclmn zihninde yollaylcl taraflndan

tasarlanan detaylarln olufturulmasldlr (Vecchio, 2006, s.294).

iletifimle ilgili olarak G�r�z ve Yaylacl (2004, s.47), iletifimin kifilerin bilgi duygu ve

d�f�ncelerini payla_arak birbirlerini anlamalarlm sa�layan s�reS oldu�unu, ki_ileri

�rg�tleri ve toplumu b�hnleftiren toplwsal bir olg_ oldu�unun altlm Sizmektedirler.

Bu noktada iletifim, bilginin mesajlar araclll�l ile anlamll de�ifimi olarak

nitelendirilebilmeMedir (Boone ve Kurtz, 2003, s.3_6).

Bir bafka tammda iletifim, birey ya da gwp taraflndan yollanan mesajlann di�er bir

gwp ya da birey taraflndan anlafllmasl feklinde a�lklanabilmeMedir. Burada bir iletim

ve ortak anlam paylaflml mevcuM (Kakabadse ve di�erleri, 2004, s. 149-1 50).

Y�ksel (2003> s.IO)_ herhangi bir iletifirn etkilefimine ilifkin olar�k iki temel sistemin

iflev g�rmekte oldu�unu wrgulamaktadlr. Bireyin iSindeki ��eler olarak

nitelendirilebilecek is sistem, di�eri ise bireyin dlflndaki ��elerin olu_hrdu�u dl_

sistemdir. ileti_im s�recine katllan her birey de kendine �zg� bireysel ve tekil olan

kendi is sistemini iletifime yansltmaMadlr. Bu ��eler, bireyin kifisel �zellikleri,

e�ilimleri tutumlarl, zek�sl ge�mif deneyimleri vb. olar�k ortaya �lrmaktadlr. Her bir

iletifim etkilefiminde birey i�sel uyaranlar adl verilen bu kendi is istemi ile beraber

d�f�n�l�r

OCR Shop XTR Lite çıktısı


2.3. İletişim Kavramı
Bireyin yaşantısının her anında etkili olan ve en önemli görevi üstlenen duygulann
tanınması bireyin iletişimini de etkili kılacaktır. Duygular hayatın her alanında etkilioldukları gibi iletişimle ilgili her alanda da etkin rol oynarlar. Bu sebeple bireyler
açısından kendileri veya başkalarına ait duyguların iyi bir şekilde tanımlanması iletişim

sürecini etkili kılacak uygun ifade biçimlerinin oluşturulabilmesi açısından önemlidir.

İletişim amaca ulaşmak adına sözcük ve diğer simgelerin kullamimasıdır. Yüz ifadeleri,

vücut hareketleri, fiziksel görünüm bu simgeler içersinde yer almaktadır (Sayers ve

diğerleri, 1993, s.9). Bir başka deyişle iletişim alıcının zilıninde yollayıcı tarafından
tasarlanan detayların oluşturulmasıdır (Vecchio, 2006, s.294).

İletişimle ilgili olarak Gürüz ve Yaylacı (2004, s.47), iletişimin kişilerin bilgi duygu ve
düşüncelerini paylaşarak birbirlerini anlamalarını sağlayan süreç olduğunu, kişileri
örgütleri ve toplumu bütünleştiren toplumsal bir olgu olduğunun altını çizmektedirler.
Bu noktada iletişim, bilginin, mesajlar aracılığı ile anlamlı değişimi olarak
nitelendirilebilmektedir (Boone ve Kurtz, 2003, s.376).

Bir başka tanımda iletişim, birey ya da grup tarafindan yollanan mesaj ların diğer bir
grup ya da birey tarafindan anlaşılması şeklinde açıklanabilmektedir. Burada bir iletim

ve ortak anlam paylaşımı mevcuttur (Kakabadse ve diğerleri, 2004, s.149-150).

Yüksel (2003, s.10), herhangi bir iletişim etkileşimine ilişkin olarak iki temel sistemin
işlev görmekte olduğunu vurgulamaktadır. Bireyin içindeki öğeler olarak
nitelendirilebilecek iç sistem, diğeri ise bireyin dışındaki öğelerin oluşturduğu dış

sistemdir. İletişim sürecine katılan her birey de kendine özgü bireysel ve tekil olan
kendi iç sistemini iletişime yansıtmaktadır. Bu öğeler, bireyin kişisel özellikleri,

eğilimleri tutumları, zekası geçmiş deneyimleri vb. olarak ortaya çıkmaktadır. Her bir
iletişim etkileşiminde birey içsel uyaranlar adı verilen bu kendi iç istemi ile beraber düşünülür

16 Mart

UNIX Airways Herkes havalimanına gelirken uçağın bir parçasını yanında getirir. Pistin ortasında uçağı parça parça biraraya getirir ne tür bir uçak yapacakları konusunda durmadan tartışırlar Air DOS Herkes uçak havalanana kadar ittirir. uçak havalanınca içine atlar, yere çakılınca tekrar iner ve ittirirler.. böyle sürüp gider Mac Airlines Bütün plotlar , hamallar , biletçiler ve hostesler aynı gözükürler ve aynı şekilde [...]

24 Şubat

Milkytracker pardus depolarında sessiz sessiz duran tracker tabanlı bir müzik programı. Daha doğrusu eski bir dos programı olan Fasttracker2‘nin multiplatform bir klonu (her yerde çalışıyor meret ) Burada milktracker ile yaptığım bir besteyi örnek olması açısından paylaşmak istedim. mp3 dosyasını buradan indirebilirsiniz. * xm dosyasını incelemek isteyenlerse buraya Mensubu olduğum Resident demoscene grubu dosyayı yayınlamamı [...]

23 Şubat

Yine beni yemeden içmeden kesen bir oyun çıktı meydane, Dolphin Olympics 2… Bu oyunda bir yunus’u canlandırıyorsunuz amacınız 2 dakika boyunca suyun üzerinde hoplayıp zıplayarak en çok puanı toplamak. Kolaymı sandınız? buyrun deneyin

18 Şubat
oi

Linux.org.tr den alıntı; TrendMicro firması Barracuda Networks firmasını ClamAV anti-virus yazılımını dağıttığı için yazılım patentleri nedeniyle dava etti. Bizler dünya özgür yazılım camiası yazılım patentlerinin yazılım sektörünün ve dolayısıyla insanlıgın gelişmesine zarar verecek bir konu olduğunu düşünüyoruz ve onlarla mücadele ediyoruz. Yazılım patentleri yoluyla Özgür yazılımın gelişmesine darbe vurmak isteyen TrendMicro gibi firmalarıda Boykot ediyoruz. Türk yazılım sektörünüde bu boykota davet ediyoruz. LKD [...]

17 Şubat


Selimin hediye ettiği tarayıcı+printer sayesinde Gimp’te yeni şeyler deneme imkanı bulmaya başladım. Örnek teşkil etmesi açısından bloguma koyuyorum. resme buradan bakabilir yada xcf dosyasını buradan indirebilirsiniz

15 Şubat


Aylardır beklediğim Ardour sonunda  depolardaki yerini aldı. Emeği geçen herkese teşekkürü borç bilirim. Ardour müzisyenler için gerek basitliği gerek performansı ile (1800mhz amd işlemci ile 6 kanal çalıp 1 kanal kaydediyorken cpu kullanımı %15 ) göz dolduran, hatta ağlatan bir program. Neler yapılabileceği konusunda örnek olması için ardour ile yaptığım küçücük bir kaydı buraya koyuyorum.

7 Şubat


Playstation 3 (pileysiteyşın üç) ün reklamlarının müziği için Moğollar’ın garip çoban adlı parçasını seçmişler. sen hala biritney sipiiyrs dinle ahali :P. Pardus’un da kıymetini bizden çok ecnebiler biliyor zaten.

16 Ocak


Bu günlerde pisişik işlere sardırdım kendimi. Nası bulandın nasıl bulaştın diyecek olursanız şu stumble yüzünden. Birkaç ay önce stumble düğmesine bastığımda kendimi psişik güçler platformu adındaki bir forumda buldum. Bütün mistik muhabbetler var. Paranormal olaylar , telekinezi , telepati ne ararsan…Hatta biraz önce “kristal küreye nasıl bakılır” başlıkl bir yazı okudum. Açıkcası her “STV’de sır kapısı izlemiş Türk evladı” gibi benimde ilgimi çekti bu konular. İlginç hikayeler bulmayı umut ediyorken bir baktım belli bir disiplin içerisinde bu işlerle uğraşan insanlar var bildiğin cemiyet/sosyete/kominiti olmuşlar. Yaw biz bilimdi teknolojiydi bilmemneydi derken abiler bambaşka bir kanala akmış orada huşu ve bereket içerisinde yaşıyorlar. Sitede o kadar çok bilgi var ki nereden geliyor bu değirmenin suyu demeden edemiyorum. Ya internet gezginleriyle dalga geçmek için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan insanlar var şu dünyada, ya şizofreni hastaları biraraya gelmişler yada bunları okuyup eden araştıran ve anlattıklarına inanırsak başarılı olan insanlar var. Kafayı taktımmı takıyorum evde küçük telekinezi deneyleri yapmaya başladım bile. Sonum hayırlı değil haberiniz olsun :P

bu yazının sonuna birde video koyayım ki cilası olsun (video bana ait değil)

oi


Blogger.com dan WordPress’e geçtim. Geçtiğimin 2. haftası wordpress.com kapatıldı. Açılır elbet dedim yazmaya devam ettim. Tekrar blogger’ a geri dönmek istemiyorum. Fakat yolun sonu gözüküyor adlı şarkı çalıyor kulaklarımda.. Çünkü hiçbir gelişme olmuyor :(

13 Kasım


Bir süredir Artistanbul çalışanıyım. Ofiste bulunan bütün bilgisayarları teknik desteği olmayan ve bir grup matör(!) programcının elinden çıkan Pardus işletim sistemine emanet etmişler.

Geçtiğimiz haftaki “İstanbul Tasarım Haftası” etkinlikleri dolayısı ile kağıtlar , kompakt diskler havalarda uçuşuyor ve ortaya bir meydan uharebesi görünümü çıkarıyordu. 3 iş günü içerisinde yapılan e-posta trafiğinin , derlenen ofis belgelerinin , düzenlenen cideoların, kopyası çıkarılan kompakt disklerin (günlük ortalama 100-150 cd) , üzerinde değişiklik yapılan devasa resim dosyalarının ardından Artistanbul çalışanları olarak biz mavi ekran çıkarttık fakat Pardus “daha yeni başlıyorduk?” (yada “daha karpuz keseceydik”) der gibi bakıyordu.

ilk iş günü ofise geldiğimde Ali abinin yüzünden biraz paniklemiş olduğu görünüyordu.Hoş geldin beş geldin dedikten sonra ufak çaplı bir birifing verdi. Elimizde 150 küsür sayfalık bir pdf dosya vardı. Bunun içindeki her sayfadan tek tek screenshot (ekran görüntüsü) alıp ,resim dosyası olarak kaydedip , daha sonra bir video düzenleme yazılımı ile resimlerin arka arkaya slide-show gibi aktığı bir videoyu hazırlamamız gerekiyordu. Normalde ajans bu tip işlerle uğraşmadığından bu işleri gerçekleştirecek yazılımlara sahip
değillerdi Ali abi “sen ekran görüntülerini almaya başla ben video’yu düzenlemek için program arayacağım.” , dedi ve şöyle 30 gün civarı deneme süresi olan video düzenleme yapabileceği ücretli bir program arıyordu…

Bilgisayarımın başına geçtiğimde devasa bir pdf dosyası ile karşı karşıyaydım. Kesin konsol hazretleri kendi içerisinde bu işi becerecek bir komuta sahiptir deyip , konsol içerisinde pdf yazıp 2 kere tab tuşuna bastım. Gerçekten bulduğum pdfimages adlı komut benim
için yazılmış gibiydi $ pdfimages -j hamam.pdf yazıp enter tuşuna bastığımda 150 civarında jpeg dosya 15 saniyede elimdeydi. Eğer Pardus kullanmıyor olsaydık aynı işi yapan bir yazılım için ödememiz gereken fiyat yaklaşık 60$ olacaktı.İşin daha da garibi bu işlemi yaparken bütün sayfalar için ayrı ayrı ayar yapmak zorunda kalabilirdik.

Daha sonra videonun düzenlenmesi aşamasına gelindi. Şöyle bir karar aldık ; kdenlive adlı programı kullanacak ama bir sorun çıkarsa diye
bir kişi de aynı videoyu Windows ortamındaki bir başka program ile oluşturacaktı. Tam bir yayla lezzet testi ortamı oluştu. Kim daha önce bitirecekti? kim daha önce render alacaktı? kdenlive ile diğer yazılım 1 kere render alana kadar biz 4 kere (bazı yerleri beyenmeyip değiştirdiğimiz için) render işlemi gerçekleştirdik. Bu video edit
işinden ettiğimiz kar ise tam olarak 500$(adobe premier pro adlı programı kullansaydık 500$ verecektik) idi. Resimlerin video haline getirilmeden önce 4erli 3erli gruplar halinde biraraya getirilmesi ve bir takım prüzlerin temizlenmesi gerekiyordu. Bunu yapmak için benim hastası olduğum gimp adlı programı kullandık. 8mb lik gimp in 80mb lik tif dosyalara attırdığı taklalar dillere destan olabilecek nitelikteydi.(bilgisayarın başındaki adamı unutmamak lazım :P bana da bir alkış.) Bunun yerine eğer piyasadaki en yaygın resim işleme programını kullansaydık yaklaşık 629$’a malolacaktı.

Peki, ne oldu tüm bu süreçlerin sonunda? Uzun bir süredir danışmanlığını yaptığımız Aziz Sarıyer’in Hamam firması için yaptığı yeni koleksiyon, tamamen özgür yazılım ortamında yapılan bu sunum/tanıtım süreçlerinin ardından “Yılın en iyi tasarımı” ödülünü aldı! Hazırlanan video çok beğenildi ve bütün etkinlik boyunca gösterimdeydi.Hatta hızını alamayıp dünyadaki en önemli tasarım etkinliklerinden biri olan “paris maison et objet” de gösterime girdi. Linux üzerinde bir kara bulut dolaşır. denir ki Linux çoklu ortam işlerinde topaldır ;fakat Pardus yaşanılan bu ciddi ve hata kaldırmayacak sınavı başarılı bir şekilde verdi. Hemde bize yaklaşık 1200$ lık bir tasarruf sağlayarak.

Notlar

  • Burada -şu ücreti ödeseydik bu ücreti ödeseydik- şeklindeki
    yazdıklarıma gülüp aptal herif bilmemnewarez.com sitesinden o
    ücretli programların crack’lerini bulurum çatır çatır kullanırım ben diye
    düşünenler varsa şunu söyleyeyim ki buradaki satın alma
    senaryoları saygıdeğer insanlar ve şirketler üzerinden
    düşünülmüştür.