7
Kas

Nokia telefonum üzerinde gelen uygulamalardan genel olarak memnunum ama bu uygulamalar dışında kesinlikle aradığım ve büyük bir keyifle kullandığım bir kaç yazılım var. Ve tabii ki bu yazılımlar özgür :)

Bunların başında ise QReader geliyor. Düz metin dosyalarını okumak konusunda uzmanlaşmış bu uygulama ile telefon üzerinden kitap okumak çok kolay. Kaldığınız yeri kendisi sakladığı gibi isterseniz işaretler de koyabiliyorsunuz. Ayrıca ekran çözünürlüğünüze göre yatay ya da dikey sunum yapabiliyor…

QReader ile şu ana kadar yollarda 3 kitap okudum ve okumaya devam ediyorum :)

Bir diğer uygulama ise  Putty. Acil durumlarda ssh ile sunucunuza bağlanıp sorun çözmek için birebir. İlk başta ne gereği var diyebilirsiniz ( ki Nokia E50 ile ben de kullanışsız buluyordum ), fakat E71′rin klavye seti çok rahatlıkla kullanılabilmekte. Tabii ki zorunda kalmayı hiç istemem :(

Daha fazlası için Sezai Yılmaz‘ın blog’una bakabilirsiniz. s60Applications da bir baka yararlı kaynak. Ücretli yazılımlar ve temalar için ise s60.com‘a bir göz atın derim…

28
Eki

Blogger ve Blogspot açıldı. Peki ya diğerleri? Wordpress blogları hala kapalı. YouTube ve 1112 diğer site hala kapalı… Yani sorun çözülmedi hala devam ediyor.

Bu konuda Bilişim Sivil Toplum Kuruluşları’nın yayınladığı basın duyurusuna da şuradan ulaşabilirsiniz.

24
Eki

Dünyanın en yaygın blog servisi blogger‘a erişim engellenmiş. Kapatılmış olan wordpress bloglarıyla birleşince, sanırım Türkiye artık blog dünyasında yer almıyor.

Şu anda rss okuyucumda kayıtlı blogların üçte ikisi durmuş durumda. Neden bilinmiyor ama zaten biz fanilerin bu tür şeyleri bilmesi de gerekmez ki di mi? ayrıca gerekirse pire için yorgan da yakarız…
İnternete Sansür Değil Sürat Gerek!

20
Eki

Hepimizin malumu ekonomik kriz kapıda. Şirketler kemer sıkma politikalarına başladılar. Bir sürü blogda krizin olası etkileri ve bunlarla nasıl baş edilir yazısı yayınlanıyor.

TechCrunch iki haftadır web 2.0 şirketlerinin durumları ve aldıkları önlemler üzerine yazılar yayınlıyor. Aynı şekilde webrazzi‘de krizin genelde internet sektörü özelde ise Türkiye internet sektörü üzerine etkisini incelemiş…

Krizle baş etme konusunda en ilginç yaklaşımlardan birini startupların piri Paul Graham sunuyor :”If nuclear winter really is here, it may be safer to be a cockroach - Eğer nükleer kış geldiyse, en güvenlisi hamam böceği olmaktır”. Yeni bir iş başlatmak ( startup ) için en uygun zamanın kötü ekonomiler olduğunu söylediği makalesinde küçük ve masrafları az olan bir işletmenin kötü ekonomilerde hayatta kalma şansının diğerlerinden daha fazla olduğunu ifade ediyor.

Kısaca herkesin söylediği : Maliyetlerinizi ne kadar düşürürseniz nakit problemleri ile o kadar az uğraşırsınız, dolayısı ile kriz süresince yaşarsınız.

İşte tamda bu noktada özgür yazılım işletmelere büyük olanaklar sunmakta. Sahipli yazılımların binlerce dolara mal olduğu bir ortamda bilişim ihtiyaçlarını özgür yazılım çözümleri ile giderip, bir yandan maliyetleri düşürürken bir yanda da teknolojik olarak rakiplerin önüne geçilebilir.

Bu konuda özgür yazılım avantajlarını anlatan örneğin şu makaleye ya da şu blog‘a bakılabilir. Ayrıca özgür yazılım alternatifleri için bu sayfaya, Türkiye’de geliştirilen özgür yazılımlar için ise bu sayfaya bakılabilir.

Umarım bu krizi kazasız belasız atlatmanın ötesine geçip daha da güçlenerek çıkarız.

16
Eki

webrazzi‘den okuduğum habere göre Google Chrome uygulamasını Suriye, İran ve Amerikan Ticaret Kanunu’na göre ambargolu bir çok ülkeden indirilmesine kapatmış. Gene aynı haber içerisinde Google’ın Adsense için her hangi bir yaptırım uygulamadığı söyleniyor. Yazıda ticari bir hizmetin kapatılmayıp, ücretsiz bir yazılımın kapatılması üzerinde duruluyor…

Bense başka bir noktaya takıldım. Özgür yazılım lisanslarının Ticaret Kanunları çerçevesinde nasıl değerlendirileceği.

Sonuç ürün üzerinde Amerikan Ticaret kanunları çerçevesinde bir ambargo söz konusu olabilir, sonuçta Google bir pazar olarak Amerika ve kanunlarla uğraşmak yerine zaten bir pazar olarak görmediği ülkeler için ambargoyu uygular. Kaynak kodlara ulaşılması, derlenmesi ve ilgili kanunların geçerli olmadığı başka ülkeler üzerinden tekrar yayınlanması ise engellenemez. Tam bu noktada düşündüğüm ise çeşitli kanunlarla özgür yazılım ürünü kaynak kodlarımızında yasaklanması söz konusu olabilir mi? Son durumunu bilmiyorum ama bir dönem Amerikan kanunları nedeniyle şifreleme algoritmaları açısından bir dolu sorun yaşanıyordu…

Bir de aklıma takılan acaba Amerika tarafından ambargolu ülkeler acaba bir fork yaparlar mı? :)

Aslında, dünyanın bu kadar küçüldüğü, sınırların bu kadar belirsizleştiği bir ortamda bir şeylerin kanunlarla sınırlandırılmaya çalışılması konusunda sorulacak o kadar fazla soru ve tartışılacak konu var ki…

31
Tem

ArsTechnica’nın haberine göre, Microsoft, Apache Vakfına 100.000 USD vererek platin sponsor olarak Google ve Yahoo’ya katılmış. Hadi hayırlısı…

23
Haz

Tekir Ödül

LKD Yılın Pengueni Ödülleri, En Başarılı Özgür Yazılım Temelli Uygulama Projesi ödülü Tekir‘e verildi.

Mutluyuz, gururluyuz…

16
Haz



2. Özgür Yazılım Konferansı, 20-21 Haziran tarihlerinde Ankara’da yapılacak. Konferansa, “Özgür Yazılım Ekonomisi” ve “JBoss Seam Tanıtımı” başlıklı iki sunum yapacağım.

Herkesleri bekleriz.

24
Nis

EclipsIST 2008 29-30 Nisan 2008 tarihlerinde İTÜ Maslak Kampüsünde. Detaylı bilgi ve kayıt için EclipsIST sitesini ziyaret ediniz…

8
Nis

Yıldız Teknik Üniversitesi Bilişim Kulübü bünyesinde yer alan YTÜ Linux Grubu, 19 Nisan 2008 Cumartesi günü Açık Kaynak Kodu Günü düzenliyor.

Bu etkinlik çerçevesinde “Ticari Yazılım Firmalarının Açık Kaynak Koduna Karşı Tutumları” konulu bir söyleşimiz olacak.

YTÜ Linux grubuna davetlerinden dolayı bir kez daha teşekkür ederim…

3
Nis

BBC çalışanları müthiş bir araştırmacı gazetecilik örneği sergilemiş ve uçan penguenleri görüntülemeyi başarmışlar.Uçan Penguen

İnanmıyorsanız buradan seyredebilirsiniz…

12
Mar

Uygun Teknoloji, Java EE teknolojileri ile geliştirmekte olduğu özgür yazılım ürünlerinde birlikte çalışacak takım arkadaşları arıyor.

İlgilenenlerin CV’lerini bilgi [at] uygunteknoloji.com adresine göndermeleri rica olunur…

1
Mar

VirtualBoxSun‘ın MySQL‘i satın almasının gürültüsü arasında bir şekilde gözümden kaçmış; Sun, VirtualBox‘ın üreticisi Innotek‘i de satın almış.

Bilmeyenler için VirtualBox, VMWare benzeri bir x86 sanal makine uygulaması olup, GNU GPL ile yayınlanmakta. Pardus için pisi paketleri depoda olup, üzerinde Linux, Windows, Solaris v.b. kurup kullanabiliyorsunuz…

22
ŞUb

Microsoft’un yeni ofis doküman formatını ISO standartı haline getirmek istediğini ve bir çok kişinin de buna karşı olduğunu, karşı oluş nedenlerinin de oldukça teknik olduğunu daha önce de söylemiş ve imza kampanyasına çağırmıştım…

Şimdi de ilgili standart başvurusu için Türkiye adına karar verecek olan Türk Standartları Enstitüsü (TSE)’nün “Hayır” demesi için Özgürlük İçin‘de bir imza kampanyası başlatılmış durumda.

Sizde katılın ve Türkiye’nin oyunun özgürlükten yana olması için girişimde bulunun.

3
ŞUb

PC Magazine

Tekir Ticari Otomasyon 1.1, PC Magazine dergisi Şubat sayısı ile birlikte yayınlandı.

Emeği geçen, katkı sağlayan herkese, özellikle de dergi içindeki tanıtım yazısını yazan Akın’a çok teşekkür ederiz.

AGPL ile yayınlanan Tekir için daha fazla bilgi ve kaynak kodları için www.tekir.com.tr adresine bakabilirsiniz.

31
Oca

Bu güne kadar sadece Bozcaada’ya giderken içinde geçtiğim bir şehirdi Çanakkale. Akademik Bilişim 2008‘de kapsamında “Java EE 5 Teknolojileri ve JBoss Seam” sunumu yapmak için iki gündür Çanakkale’deyim. Çanakkale konusunda çok bir şey gene söyleyemeyeceğim, sonuçta sabahtan akşama sunum takip ediyorum ( tamam şahane balık lokantaları var, akşam kontrol ettim :) ) ama 18 Mart Üniversitesi kampüsü güzel bir yer imiş. Özellikle hakim olduğu manzarası süper.

Bu arada Çanakkaleyi değil de sunumu merak edenler varsa PDF olarak indirebilirler.

29
Oca

FSF ÜyeliğiBir süre önce FSF’ye üye olmuştum. Az önce hiç beklemediğim bir paket geldi. İçinden bir sürü çıkartma, bülten, CD felan yanında üyelik kartı olarak mini-cd üzerinde çalışan gnu/linux dağıtımı da çıktı. Sevindim :)

Siz de üye olmak isterseniz hemen aşağıda :)


28
Oca

Telekomünikasyon Kurumu Tarafından Erişim Sağlayıcılara ve Yer Sağlayıcılara Faaliyet Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikle İlgili Duyuru Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı sitesinde yayınlanmış.

Eğer yanlış anlamadıysam, her hangi bir şekilde internette yayın yapıyor ya da yapılması için ortam sağlıyorsanız, bir yetki belgesi almanız gerekiyormuş. Bu işten para kazanmak ( hosting hizmeti, servis sağlayıcılığı, internet erişim hizmeti v.s. ) için kurulan işletmeler dışında kendi keyfine yayın yapan ( blog tutan, forum açan, resim yayınlayan v.s. ) kişiler de etkileniyormuş. Evinizde, ADSL üzerinden basit bir blog yazılımı bile host ediyorsanız, hele bir de bu blogu arkadaşlarınıza da kullandırıyorsanız, yer sağlayıcı sayılıyor ve yetki belgesi almanız gerekiyormuş. Ofisinizde kullandığınız ve üzerinde örneğin e-posta sunucunuz, basit bir yapılacak listesi uygulamanız bulunan sunucuyu internetten de erişilebilir hale getirdiniz, yer sağlayıcı sayılıyor ve yetki belgesi almanız gerekiyormuş.

Yetki belgesi neye göre nasıl veriliyor henüz bilemiyorum ama umarım ben yanlış anlamışımdır diyorum.

Bu arada şu metne de hala imzamı atıyorum : İnternetine Sahip Çık … İnternet Yaşamdır.

11
Oca

Bir süredir kendilerinden haberdardım ama alıcı gözle inceleyip, biraz kurcalamaya bir türlü vakit ayıramamıştım. Bugünlerde, Tekir nedeniyle, ortalama internet kullanıcısının, yerel ağ ( hatta yerel makine ) üzerine kurulu web uygulamaları ile internet üzerinden çalışan uygulamaları ayırt edemeyip karıştırdığını, aslında bunda da son derece haklı olduklarını, fark etmem ile birlikte; belki de Prism‘in buna çözüm olabileceğini düşünerek bir göz atmaya karar verdim.

Prism

Bir yandan baktığınızda çok özel bir uygulama değil ( Firefox’un biraz kırpılmışı :) ) fakat hedeflediği şey açısından başarılı olmaya aday. Neler mi sağlıyor :

  1. Web uygulamalarının masaüstü uygulamaları gibi rahat erişilebilir hale getirmek,
  2. masaüstü, menü ve sistem çekmecelerine yerleştirmek,
  3. klasik tarayıcının menü ve araç çubuklarını kaldırıp, uygulamayı merkeze almak
  4. harici bütün bağları ise uygulama dışında gerçek tarayıcı ile açmak

Bütün bu özellikler, kullanıcının hangi uygulama ile çalıştığını karıştırmamasını ve kendini daha rahat hissetmesini sağlayabilir diye düşünüyorum.

Dezavantajları da var tabii ki. Öncelikle yeni bir uygulama kurmak durumundasınız ki bu en önemlisi. Eğer uygulamanız belirli bir alan adında çalışmıyor ise kullanıcıya hazır uygulama kısa yolları vermek de ayrı bir sorun olarak duruyor.

Tabii uygulamanın henüz 0.8 sürümünde olduğu düşünülürse yeni özellikler ile uygulama daha da kullanışlı hale gelebilir ama aynı zamanda da gerçek hayatta kullanmak için bir müddet daha beklemek gerekecek :)

9
Oca

Bir çok özgür yazılım gibi Tekir‘in oluşması da benzer bir motivasyondan kaynaklanıyor : Kendi ihtiyacını karşılama.

Kuruluşumuzun ardından şirketimiz içerisinde kullanmak üzere bir Ticari Otomasyon Paketi arayışına girdik.Yerel mevzuata uygun, piyasada pay sahibi “sahipli yazılımlar” arasında, tamamen Linux işletim sistemi kullanılan ofisimizde çalışacak uygun bir ürün bulunmuyordu. Var olan özgür yazılımlar ise ya yeterli değildi ya da yerel mevzuata uymuyorlardı.

Tekir Ticari Otomasyon

Bu noktada bizimle benzer ihtiyaçlara sahip, benzer ölçekte başka şirketlerinde bulunduğu gerçeğinden yola çıkarak, geliştirilecek olan bir yazılım için iş modeli oluşturup oluşturamayacağımıza baktık.

Şöyle ki bizim gibi küçük veya orta büyüklükte olan şirketlerin ihtiyaçları ve bir ticari otomasyondan beklentilerinin bir birine benzer olduğunu, bu ihtiyaçların ise büyük ölçekli firmaların ihtiyaçlarına göre oldukça mütevazi olduğunu, dolayısı ile bu ihtiyaçları karşılayacak olan yazılımın geliştirilme süre ve maliyetlerinin de görece az olacağını gördük.

Aynı zamanda bu ölçekteki şirketlerin sayısının da diğerlerine göre çok daha fazla olduğu düşünülür ise yapılacak uygulamanın çok daha fazla kişi ve firmaya faydalı olacağı açıktı.

Peki yeni kurulmuş bir firma olarak geçimimizi ve projenin devamlılığını nasıl sağlayacaktık? Bu noktada zaten en başta şirketimizi kurarken belirlediğimiz iş modelinden çok da fazla uzaklaşmış sayılmayız : özgür yazılım ürünlerine profesyonel destek hizmeti vermek.

Yukarıdaki koşulların ardından uygulama geliştirme sürecine başladık. Uygulama teknolojilerinin seçimi ve geliştirme süreçleri konusunda ayrıca bir şeyler yazacağım :)

Geldiğimiz noktada, “Çabuk yayınla, sık yayınla!” ilkesi ile Tekir Ticari Otomasyon’u, AGPL ile yayınladık. Tabii ki daha eksikleri var fakat geliştirme sürecimiz devam ediyor. Tüm özgür yazılımlar gibi kendi kullanıcı ve geliştirici topluluğunu oluşturacak, gelişmeye ve evrilmeye devam edecek…