Bir süredir ekibimizde yarı zamanlı olarak çalışmakta olan Ozan Çağlayan tam zamanlı oldu.
Ekibimize yeni katılan arkadaşımız ise Semen Cirit.
Semen'e hoşgeldin diyoruz...
Bir süredir ekibimizde yarı zamanlı olarak çalışmakta olan Ozan Çağlayan tam zamanlı oldu.
Ekibimize yeni katılan arkadaşımız ise Semen Cirit.
Semen'e hoşgeldin diyoruz...
TÜBİTAK UEKAE Müdürlüğüne,Gebze
6 Ağustos 2008
Pardus camiası oluşturma çalışmalarımız kapsamında 5 Şubat 2007 tarihinde kaydettirmiş bulunduğum ozgurlukicin.com alanadını Pardus'un yaygınlaştırılması ve Türkiye'de özgür yazılım camiasının geliştirilmesi amacıyla kullanılmak şartıyla Enstitünüze devrediyorum. Alanadı kayıtçısı nezdinde bu yönde gerekli işlemler tamamlanmış olup, alanadı halen TÜBİTAK UEKAE adına kayıtlı görünmektedir.
Bilgilerinizi arz ederim.
(imza)
Erkan Tekman
(adres)
Pardus 2008'in çıkmasının hemen ardından Pardus 2009'a giden yol için tasarı ve değerlendirmelerimiz ortaya çıkmaya başladı. Ama harekete geçmek için ekibin 2008 yorgunluğunu üstünden biraz atmasını ve tatil yapmasını bekledik. TÜBİTAK UEKAE'de yaz dönemi çalışmalarının başladığı şu günlerde ilk somut adımlarımızı atıyoruz:
Öncelikle bir Pardus 2009 Sürüm Yöneticisi belirledik. Pardus 2008 Sürüm Yöneticisi'ni sürüme yalnızca üç ay kala belirlemiştik. Pardus 2009 Sürüm Yöneticisi ise en azından sekiz aylık bir zamana sahip ürünü tamamlamak için. Tabii Pardus 2009'un öntanımlı masaüstü ortamı olarak KDE4 kullanacağı ve hemen tüm Pardus teknolojilerinin bu altyapıya uyumlu olacak şekilde yeniden kodlanacak olması böyle bir zaman dilimini gerekli kılıyor. Neyse, sabırsızlananlar için açıklamayı tamamlayalım ve Pardus 2009 Sürüm Yöneticisi'nin sevgili Onur olduğunu söyleyelim.
Gelişmeler bununla da kalmıyor... İlk kez bir sürümümüzün bir Ürün Yöneticisi eliyle şekillenmesine karar verdik. Şirketlerde görmeye alıştığımız ve pazarlama ağırlıklı görevleri olan ürün yöneticilerinden bahsetmiyoruz. Pardus kullanıcılarının, özellikle bireysel kullanıcıların, üründen beklentilerini belirleyecek ve bu beklentileri (ya da daha teknik terim ile kullanıcı gereklerini) Sürüm Yöneticisi aracılığı ile geliştirici ekibe iletecek bir Ürün Yöneticisi düşündüğümüz. Doğal olarak, bu Ürün Yöneticisi'nin bir UEKAE çalışanı olmasından çok, ürün ve camia arasında sağlam bir köprü kurabilmesini göz önüne aldık ve Pardus 2009 Ürün Yöneticisi olarak sevgili Selim Ok'u seçtik.
Her yeni sürümümüz yeni bir heyecan ve yeni bir öğrenme süreci bizim için. Pardus 2009 da öyle olacak. Bu süreci bizim adımıza yürütüp yönetecek olan sevgili Onur ve Selim'e zor görevlerinde başarılar diliyorum. Tüm camiadan da, her zaman olduğu gibi, bu arkadaşlarımıza destek olmalarını rica ediyorum...
Pardus 2009 için yenilikler ve değişiklikler bunlarla sınırlı değil. Sırası geldikçe bu haberleri de sizlerle paylaşacağız...
Not: Bu arada Pardus 2008 cephesinde de değişiklikler var. Örneğin 2008.1 yol haritamız kesinleşmiş gibi birşey. Sevgili Ekin yakında sizlerle paylaşacaktır. Pardus 2007'den terfi betiğinin testleri sürüyor, sevgili Faik "tamam" dediği anda yayımlayacağız. Pardus 2008 Çalışan CD ve ilk Pardus Seçkisi ile ilgili de sağlam planlarımız var. İzlemeye devam edin!
Son günlerde yaşanmakta olan kimi gelişmeler ışığında kamuoyuna bir açıklama yapma gereği duyulmuş olup, TÜBİTAK Hukuk Müşavirliği'nin duyurusu aşağıdadır:
Pardus Kullanıcıları Derneği adı altında faaliyet gösteren kişi ve kuruluşların Pardus sisteminin yaratıcısı olan TÜBİTAK-UEKAE ve TÜBİTAK-UEKAE çalışanları ile hiçbir fiili veya hukuki ilişkisi veya işbirliği bulunmamaktadır. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve meri mevzuat hükümleri çerçevesinde doğabilecek olası hukuki ihtilaflara mahal vermemek adına bu tür oluşumlar ve bu oluşumlar altında Pardus markası kullanılmak suretiyle yürütülecek faaliyetler öncesinde TÜBITAK-UEKAE'den izin alınması gerekmektedir. Aksi durumda ilgili kişiler hakkında cezai ve hukuki süreçlerin başlatılması yoluna gidilecektir.TÜBİTAK-UEKAE'nın izni dışında kurulan oluşumlardan ve bu oluşumların yürütmüş olduğu hiçbir faaliyetten TÜBİTAK-UEKAE sorumlu tutulamaz.
Kamunun bilgisine saygı ile arz olunur.
From the Pardus web site:
One more step for freedom: Pardus 2008
![]()
New version of the Pardus project, Pardus 2008, improved by the latest technologies and up-to-date applications, has been released. As always, Pardus 2008, is being freely distributed under the terms of GNU General Public License (GPL). In compliance with the main goals of the Pardus project, Pardus 2008 has lots of new features for ease of installation and use, both at the infrastructure and interface level. In addition Pardus 2008 provides enhanced hardware support, stable and reliable Linux infrastructure and numeruous applications on a single CD. You will go through a brand new experience of freedom, using Pardus 2008
We wish you days in freedom, using Pardus 2008...
Pardus web sitesinden:
Özgürlük için bir adım daha: Pardus 2008
![]()
Pardus projesinin en yeni teknolojiler ve en güncel yazılımlarla güçlendirilmiş yeni sürümü Pardus 2008 yayımlandı. Daha önceki tüm sürümleri gibi bir özgür yazılım olan Pardus 2008, GNU Genel Kamu Lisansı (GPL) ile özgürce dağıtılıp çoğaltılabiliyor. Pardus projesinin temel hedefleri olan kolay kurulum ve kullanım yönünde, gerek altyapı ve gerekse kullanıcı arayüzü düzeyinde önemli yeniliklere sahip olan Pardus 2008 aynı zamanda geniş donanım desteği, kararlı ve güvenilir Linux altyapısı ve tek bir CD ile gelen çok çeşitli uygulamaları ile masaüstü kullanıcılarına yepyeni bir özgürlük deneyimi yaşatmayı vaat ediyor.
Pardus 2008 ile daha özgür günler diliyoruz...
From S. Çağlar Onur's blog:
The Pardus Project is pleased to announce that Google has agreed to sponsor five student slots. Congratulations, and welcome to the Pardus community! We are looking forward to the successful completion of the following interesting projects:Student projects will be worked on roughly full time (~40 hours/week) between May 26th and August 18th.
- A System Restore Project for Pardus
by Mehmet Ozan Kabak, mentored by Gökmen GÖKSEL- Pardus CD/DVD/USB Distribution Wizard
by Türker Sezer, mentored by S.Çağlar Onur- Internet Connection Share Module
by Cihangir Beşiktaş, mentored by Pınar Yanardağ- 802.1x support for network manager
by İşbaran Akçayır, mentored by Gökçen Eraslan- PISI - Package Signing Mechanism
by Serdar DALGIC, mentored by Faik Yalçın Uygur
Tüm kullanıcılarımızın ve meraklıların Pardus 2008'i dört gözle beklediklerinin farkındayız. Geliştirme çalışmalarımız son hızla devam ediyor. 2008 kök dosya sistemi ile ilgili gelişmelere buradan ve buradan erişebilirsiniz. Çok yakın zamanda pencerelerimiz de çalışmaya başlayacak.
Pardus 2008'e ulaşacak yolun hayli kısaldığını söylemek mümkün. Buna paralel olarak organizasyonel olarak yapmamız gerekenler de var, ve bunlarla da ilgileniyoruz. Son proje toplantımızda bu konuda önemli bir aşama kaydettik: Sevgili Ekin'i Pardus 2008 Sürüm Yöneticisi seçtik. Kök dosya sisteminden son ürüne giderken ve sonrasında depomuzun üzerinde Ekin'in sevecen diktatörlüğü hüküm sürecek.
Pardus teknolojilerinin geliştirilmesi işini gözeten, eşgüdümü sağlayan ve ana geliştiriciler ile birlikte yöneten Teknik Direktör'ümüz sevgili Faik de diğer akıncı grubunun önünde yürümeye devam edecek.
Tüm geliştirici, katkıcı ve kullanıcılarımızdan Ekin ve Faik'e bu zorlu görevlerinde destek olmalarını rica ediyorum. Hayırlı olsun...

Pardus web sitesinden:
Pardus projesinde tam ya da yarı zamanlı TÜBİTAK UEKAE çalışanı olarak görev almak isteyenler için mevcut açık pozisyonlar ile ilgili bilgiye kariyer sayfasından ulaşılabiliyor.2003 yılı sonlarında yalnızca dört kişilik bir ekiple yola çıkan Pardus ulusal işletim sistemi projesi, geçen zaman içerisinde yavaş ve güvenli bir büyüme ile 20 kişiye yaklaştı. Gerek yeni sürümlerin ve yeni teknolojilerin getirdiği insan gücü gereksinimi, gerekse çeşitli göç projelerine destek verme zorunluluğu ile yeni bir büyüme aşamasına daha ulaştık. Gebze ve Ankara'da Pardus ekibinde tam zamanlı olarak görev almak isteyenlerin başvurularını bekliyoruz...
As I mentioned at the start, Pardus is not based on Slackware, Debian, Red Hat, or anything else and in this day and age that's a real rarity. It's nice to see someone trying to do something different and not imitate. I think this distro is really one to watch in the future; it's come so far in two years, where could it be in another two years time? Who knows? I, for one, can't wait to find out. It's already a nicely polished Linux distro and I was able to get a fully working desktop up very easily, it's also a very nice looking OS. So if you want to sample something a little different my advice is give Pardus a spin.yazının tümü burada // the article is here
Pardus 2007 sürümünün son güncelleme sürümü 2007.3, Lynx lynx adı ile bugün yayınlandı. Ana sürümde yer alan paketlerin güncel sürümleri ile Pardus teknolojilerinde kimi yenilikleri içeren ara sürümler, paket güncelleme boyutlarını makul seviyelerde tutabilmek için planlandı ve 3-4 aylık aralıklarla yayınlanıyorlar.
Pardus 2007.3 sürümüne adını veren Avrasya vaşağı (Lynx lynx) Türkiye'de doğal ortamında sadece bir kez görüntülenebildi. Doğa fotoğrafçısı Aykut İnce'nin 2006 yılının kasım ayında Sivas'ta çektiği kare, fotoğrafçının özel izniyle Pardus 2007.3 Lynx lynx'in masaüstünde kullanıldı.
Pardus 2007.3 Lynx lynx sürümünü buradan indirebilirsiniz.
Artık çalışmalarımız 2008'in ilk çeyreğinde yayınlayacağımız yeni sürüm Pardus 2008 üzerine yoğunlaşacak.
Daha önce duyurduğum üzere bu adresi yalnızca ve sadece Pardus projesi ile ilgili resmi nitelikte duyuru ve yazılar için kullanmaya başladım. Eski yazılar ve herşey için buraya beklerim...
Bundan böyle web günlüğümü et's R'n'R gumbo adı altında şuradan yayınlayacağım. Pardus sunucusunda yer alan mevcut günlüğüm artık yalnızca Pardus ilintili içeriğe ev sahipliği yapacak ve "Pardus proje yürütücüsünün resmi web günlüğü" haline gelecek. Kişisel fikirlerim, yorumlarım, şunlarım, bunlarım hepsi diğer tarafta olacak...
Şimdilik eski yazılar da burada, ama kısa zamanda (umarım yeterince kısa olur ;-) Pardus ilintisiz içeriği diğer tarafa aktaracağım.
Hayırlı ossun, dost ve akrabalara duyurulsun!
Hikaye epey eskiye dayanıyor... Önce Pardus için bir slogan arayışı, sevgili Burçin Can Metin'in "Özgürlük İçin" önerisi, benim soğuk bakmama karşın sevgili Ali Işıngör'ün iteklemesi ile ikna olmam...
Sonra Şubat ayındaki Pardus geliştiricileri toplantısında Pardus sitelerinin tek bir alanadı altında toplanması fikri, markalaşma olanağının ortaya çıkışı; apar-topar ozgurlukicin.com alanadının satın alınması....
Daha sonra basın ilişkileri hizmet alımımıza Özgürlük İçin portalı ile ilgili siparişin yerleştirilmesi, artistanbul'un üstlendiği bu işe dört elle sarılıp başta düşündüklerimizi aşan bir vizyon koyması ortaya, sonrasında da bu vizyonun içini doldurmak için canla başla çalışmaya başlaması...
Zaman içerisinde ümitsizliklerin, memnuniyetsizliklerin ortaya çıkması, takvim üzerine sevgili Ali ile tartışmalarımız, atışmalarımız...
Bence en önemli adım ozgurlukicin e-posta listesinin yeniden canlandırılması, camiadan ve çoğu ya tanımadığımız, kimisini de pek az tanıdığımız arkadaşların "Biz de bir el verelim" diyerek ortaya çıkışları; camianın Özgürlük İçin'i sahiplenmesi...
Birkaç haftadır beta sitenin yayına girmesi; yine beklentiler, kaynaklar; hayaller, gerçekler...
Sonunda ozgurlukicin.com'un yayına girmesi... Hala bazı eksiklikleri, hala eleştirilebilecek yanları ile. Ama arkasında taş gibi bir camia desteği ile, Pardus için birşeyler yapmaya can atan bir avuç genç -ki zamanla iki, üç, beş avuç; kucak dolusu olacaklar- ile... Özgürlük İçin yolculuğumuz başladı, hepinizi bekliyoruz... Pek yakında pek güzel duyurularımız olacak!
"Varan" blog girdilerinin ilki bu sayfalarda yerini alalı bir yıl dahi olmadı. Geçtiğimiz şenlik sırasında irili ufaklı bir dizi eklendi buna. Ve şimdi karşınızda, yine, bir büyük "Varan"...
Yine bir kamu kuruluşu, ve yine terminal sunucular ile ince istemciler baş rolde... Bu kuruluşumuzun altı merkezinde kullanacağı 5.000'e yakın ince istemci ve bu istemcilerin hizmet alacağı 100 civarında terminal sunucu işletim sistemi olarak Pardus kullanacaklar. Milli Savunma Bakanlığı Askeralma Dairesi (ASAL) için uygulamakta olduğumuz çözümde olduğu gibi veri merkezi (veritabanı, uygulama sunucu, vb) sunucularının daha hallice gereksinimleri (kümelenme özellikleri vb) nedeniyle buralarda diğer Linux dağıtımları ya da bir çeşit Unix tercih edilecek. Ama ince istemciler tümüyle Pardus'a emanet.
Bu arada başka yerde ilan ettik mi anımsamıyorum, ASAL için LTSP yapısını hayli elden geçirip PTSP (Pardus Terminal Server Project) haline getirdik. Terminal sunucuların uzaktan yönetimi için ahenk projesini hayata geçirdik. LDAP konusunda da bazı hoşluklar yaptık. Ayrıca dillere desten bir de NİBU projesi var ki... Ekip, her zaman olduğu gibi, bu toprakların en iyi sistem geliştirme ve entegrasyon ekibi olduğunu kanıtladı... ASAL kurulumlarını tamamlamak için geriye sayım sürüyor. Darısı bu yeni Varan'ımızın başına...
Ha, kim mi bu yeni kamu kuruluşu? Arayan bulur, bilgiler açık...
Not: Yazmadan duramayacağım... Pardus açıkmış, özgürmüş, tutsakmış safsataları devam ederken pisi listemize gelen bir mesaj bize bir kez daha ve çok güzel gösterdi ki, ainesi iştir kişinin...
TBD İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen İstanbul Bilişim Kongresi, Kurumsal Yazılım 2007 başlığı altında 7-9 Haziran günlerinden Bahçeşehir Üniversitesi'nin Beşiktaş kampüsünde gerçekleşti. Kongre'nin 8 Haziran Cuma günkü oturumlarından biri de Özgür Yazılım'a ayrılmıştı ve ben de katkıcılar arasındaydım.
Önce bir uyarı: grem grup tarafından düzenlenen etkinliklerden uzak durun; biz artık öyle yapacağız. Geçen Kasım ayında Corptech 2006 adıyla düzenledikleri kurumsal bilişim fuarına katılmıştık. Son derece iyi hazırlandığımız ve HP, IBM, Gönen Bilgi Teknolojileri ve Portakal Teknoloji gibi çözüm ortaklarımızla birlikte hayli başarılı bir stand oluşturduğumuz etkinliğe herhalde yalnızca birkaç yüz kişi katılmış, ve komşu stand görevlileri dışında neredeyse hiç ziyaretçimiz olmamıştı. İstanbul Bilişim Kongresi'ni de grem grup'un düzenlediğini son anda öğrendim ve kongre alanına gittiğimde sürprizle karşılaşmadım: 20'nin üzerinde firma stand açmışlar, 8 paralel oturum düzenleniyor; ama izleyici sayısı herhalde iki yüz civarında. Onların çoğu da Boğaz'a nazır kantinde zaman geçirmeyi tercih ediyorlar. Oturumlara ortalama on izleyici katılıyor. Hele Özgür Yazılım oturumunun birkaç yüz kişilik koca bir anfide yer aldığını düşünürsek... Rezalet!
Oturumumuza dönersek: Açılışta IT Business Weekly'nin genel yayın yönetmeni sevgili Yücel Komçez'in "Kuşbakışı Kurumsal Pazar ve Özgür Yazılım" başlıklı bir konuşma yapmasını planlamıştık, ancak bazı iletişim sorunları nedeniyle iptal etmek zorunda kaldık. Ardından ben "Pardus ve Kurumsal Pazar" başlıklı bir konuşma yaptım, önümüzdeki günlerde ayrıntılarını buradan paylaşacağım. Son olarak da benim yönettiğim "Özgür Yazılım ve Fikri Mülkiyet" başlıklı bir panel vardı. Tüm oturumun on civarında izleyici ile başlayıp panel sırasında yirmi kişiye kadar "kalabalık"laştığı ve yedi izleyici ile sona erdiğini vurgulamak istiyorum. Son derece ilginç (kendim de konuştum diye söylemiyorum, ;-) ve zengin bu içeriğin bu kadar az ilgi çekmesi çok üzücü... "Allah beterinden saklasın..." dedik, kendi kendimize konuştuk :-)
Panel konuşmacılarımız IBM'den Serkan Şahin, Sun Microsystems'dan Funda Öncü ve LKD'den (yoksa TBD mi?) sevgili Türker Gülüm idi. Panele iki firmayı da davet etmiştik aslında: Microsoft ve Novell. Microsoft Türkiye "panele katılımını faydalı bulmadığını, eğer Microsoft'un iş ortağı yazılım evleri aracılığıyla Türk yazılım ekonomisine ne boyutta bir ciro kazandırdığını anlatabilecekleri bir yer verilirse bu konuyu tercih ettiklerini" söylemiş. İlginç, biz burada fikri mülkiyeti ve özgür yazılımı konuşuyoruz. Microsoft'tan birileri gelip de "özgür yazılımcılar bizim 235 patentimizi ihlal ediyorlar" diyebilir, Novell ile yaptıkları meşhur anlaşmanın ardındaki düşünceyi, Xandros ile yaptıkları diğer meşhur anlaşma ile son yayınlanan GPLv3 taslağı arasında bir bağlantı olup olmadığını, ODF ve Office OXML ilişkisini, ... anlatabilirdi. Konumuz ciro ya da yazılım ekonomisi değil, doğrudan fikri mülkiyet, açık standartlar, açık kaynak ve özgür yazılım idi... Kendiler bilirler. Novell Türkiye ise "ilgili tüm arkadaşları kongre günlerinde şehir dışında olacağı" için katılmadı. Yorum yok, ne diyeyim, İstanbul'da kurumsal yazılım diye kongre toplanıyor, Türkiye'de tüm satışı kurumsal olan Novellciler şehir dışında...
Katılmayanları bırakıp katılanlara bakalım, tekrarlayayım, panel konuşmacılarımız IBM'den Serkan Şahin, Sun Microsystems'dan Funda Öncü ve LKD'den (yoksa TBD mi?) sevgili Türker Gülüm idi. Ben, zaten bir önceki konuşmayı vermiş olmak ve dahi konuşmacılara olabildiğince fazla zaman ayırmak nedeniyle az konuşmaya gayret ettim (benim standartlarımda "az konuşma"nın ne anlama geldiğini bilen bilir :-) ve hızla sözü panelistlere verdim. Bu arada "firma temsilcisi arkadaşlar birazdan 'açık kaynak' diyecekleri aslında kastettikleri 'özgür yazılım', çünkü aslında Open Source IS Free Software" demeyi de ihmal etmedim. Ama, ilginç bir şekilde, Serkan Bey de Funda Hanım da bol bol "özgür yazılım" diyerek beni utandırdılar.
Aşağıda panel sırasında tuttuğum notları bulacaksınız:
Serkan Şahin/IBM:
2000'den fazla IBMci açık kaynak ve açık standartlar üzerinde çalışıyor
IBM e-ticaret stratejisi ('99):"money driven" -> "community driven"
- internet
- açık standartlar
- küreselleşme
"IBM'in açık kaynağa bakışını müşterisi belirliyor" Türkiye:"Camia ile birlikte çalışmak için kaynak kodunu açmak ve yazılımı özgürleştirmek gerekli"
- IBM Linux Merkezleri (İstanbul, Ankara, MEB)
- IBM Center for Advanced Studies 8İstanbul Bilgi Üniv.)
Funda Öncü/Sun:
"Açık kodla yaşıyoruz..."
openSolaris ('05): 7 milyon indirme, %70'i Sparc değil
Linux: Sun katkısı 404 mio $
Java -> GPL (Kasım '06)
Jonathan Schwartz (CEO): "Şubat '08'de tüm yazılımlarımız açık kod olacak"
openSparc
"Özgür yazılım (donanım) pazarımızı genişletiyor."
IBM:
"Hizmetler pazarı dolayısı ile özgür yazılımdan para kazanıyoruz"
Türker Gülüm/LKD+TBD:
"Yazılımın garantisi olmaz: GPLv2"
Microsoft-Novell anlaşması (Kasım '06)
Açık standartlar:
IBM: Açık standart -> açık bilişim
"XML: mimarinin uzun ömürlü ve kolay olması"
Sun: "Tüm portföyü tamamlayıcı bir parça"
Sun motto: "Network is the computer"
İnovasyon:
Sun: "Açık kaynak inovasyonu artırır"
"Özgür yazılım: En mükemmel yazılım"
IBM: IBM motto: "Innovation that matters"
"Fikri mülkiyetin insanlığın mutluluğu için kullanılmasını sağlamak amacıyla yapılacak daha çok şey var"
"Açık kaynak, özgür yazılım, inovasyon birlikte etkileşerek gelişecekler"
Patentler:Benim notlarım tam belli edemiyor olsa gerek, ama (ben yönettim diye söylemiyorum :-) katıldığım/izlediğim en iyi panellerden biriydi. IBM ve Sun'ın özgür yazılıma verdikleri destek, her ne kadar ticari kaygılara dayanıyor olsa da, nasıl sağlam felsefi temeller bulmuş ve bu yaklaşım nasıl çalışanlarına yansımış, görmek keyifliydi. Bu iki dünya devinin inovasyonun geleceğini özgür paylaşım ve birlikte üretimde görmeleri de sevindirici idi.
IBM: "ABD yasaları bunu gerekli kılıyor"
Sun: "Patentleri açıyoruz"
Türker: "GPLv3'te özgürlüklerin kısıtlanması ve patent ilişkisi"
IBM: "Açık üniversite örneği (MIT)"
Serkan Şahin'in "bilgisayar kullanıcılarının aptallaştırılması" benzetmesini sevdim, ama bu benzetmeyi tüm bilgisayar kullanıcılarının aynı zamanda bilişimci olmaları gereği anlamında kullanmasına katılmadım. ABD kaynaklı bu iki şirketin çalışanlarının ürettiği fikri mülkiyeti kaydettirmek ve korumak için patent almak dışında bir seçenekleri olmadığına ben de üzüldüm, ama bu patentleri özgür yazılım camiasının kullanımına açmalarını alkışladım. Kısacası, hoş iki saat geçirdim...
Kasım başında, yani altı aydan biraz önce Microsoft ile Novell bir Linux anlaşması imzalamıştı, anımsarsınız. Bendeniz de konu ile ilgili yorularımın başlığını da "Tilki Tavukla Evlenir, Kümese Taşınırlar" şeklinde Dana Gardner'dan araklamıştım. Son gelen haberler tilkinin kümese ısınmaya başladığı, hatta kimi piliçlerle flörtü hayli ileri götürdüğü yönünde.
Redmond ve New York'da aynı zamanlı yayınlanan bir basın duyurusuna göre Microsoft pek benzer bir anlaşmayı Xandros ile imzalamış. Xandros, bilindiği üzere müteveffa Corel Linux'un geliştirme takımını ve kullanıcı camiasını veraset yoluyla intikal etmiş, masaüstü yanında KOBİ sunucusu ve kurumsal sunucu pazarına da duhul etmiştir. Hayli güçlü ve kaliteli bir destek ekibi ve özellikle karışık bilişim ortamları için yönetim araçlarını ve çeşitli sahipli yazılımları da da içeren uygulama dizisi ile Linux dünyasının önemli ve ilginç aktörlerinden biridir. New York merkezli şirketin geliştirme ekibi Kanada'da Ottowa ve Hindistan'da Mumbay şehirlerinde ikamet ederler. Daha ayrıntılı künye burada.
Gelelim malum anlaşmaya: Beş ana başlıkta toplanıyor işbirliği konuları. Dördüncü maddeyi sona bırakalım, gerisi şöyle:
Ama öyle bir dördüncü ana başlık var ki, zurna zırt diyor orada:
Özgür yazılım cephesinde bu gelişmelere yanıt bir yanda GPL v3 ile geliyor. Yeni lisans ile bu tip fikri mülkiyet temelli şantajlar boşa çıkacak, böyle anlaşmalar ve para transferleri mümkün olamayacak. Ama ya hiç para el değiştirmezse? Ya Microsoft uygun gördüğü bazı dağıtımların müşterilerini patent koruması altına alıverirse? Ya bu anlaşmalar çok çok çok pahalı avukatlar tarafından GPL v3'ün etrafından dolanacak şekilde kaleme alınırlarsa?
O zaman iki yol kalıyor geriye: Bir koldan sevgili Linus Torvalds'ın yaptığı gibi "Kodu göster ya da sesini kes!" diyerek KoBeŞ'e (Korku-Belirsizlik-Şüphe, Fear-Uncertainty-Doubt=FUD çevirisi olarak :-) karşı koymak. Diğer yandan da akıllıca özgür yazılım iş modelleri ve yapıları kurmaya, değer katan yaklaşımlarla pazar payını büyütmeye devam ederek.
Çay partisini anımsatmama gerek var mı?
Arkadaşlar sevgili Barış'ın ve benim Super(wo)man günlük girdilerimizi beğenmemişler. "Böyle yazarsanız tabii kimse başvurmaz" dediler. Biz de bu sefer düzgün yazdık, ne kadar düzgün olabilirse:
TÜBİTAK UEKAE bünyesinde çalışarak ulusal işletim sistemi Pardus'un geliştirilmesine ve yaygınlaştırılmasına katkıda bulunacak yeni ekip arkadaşları arıyoruz:...ya da sevgili Çağlar'ın deyişi ile:Geliştiriciler: "Pardus teknolojileri" olarak adlandırdığımız ve Pardus'u diğer Linux dağıtımlarından ve işletim sistemlerinden ayıran yenilikçi uygulama yazılımlarının geliştirilmesinde görev alacak, tercihimiz Python olmak üzere, bir programlama dilinde bağımsız geliştirme yapacak derecede bilgi ve deneyim sahibi...
Yaygınlaştırıcılar: İç ve dış projelerin planlama ve yürütme işlerinde görev alacak, ayrıca sunucu sürümü oluşturulması ve test süreçleri geliştirilmesi konularında katkı verecek, tercihan Linux sistem yöneticiliği konusunda bilgi ve deneyim sahibi...
İlgilenenlerin bilgi (at) pardus.org.tr adresine formal bir özgeçmiş göndermelerini, Geliştirici pozisyonuna başvuranların özellikle örnek kod parçalarını eklemelerini bekliyoruz. Haydi, özgürlük için...
Pardus projesi, ekip çalışması yapabilecek, takıma ayak uydurabilecek, sorumluluk alabilecek, yaptığı işi sahiplenebilecek, güvenilebilen, sormaktan/öğrenmekten/öğretmekten/araştırmaktan gocunmayan, devamlı sorgulayan ve neden diye merak eden, idealist ve çok uçuk maddi beklentileri olmayan, sorun çözmeyi/problemi analiz etmeyi/olası çözümler uzayından olası her çözümü değil de en uygun ve akılcı çözümü bulmayı tercih eden, neyi bildiğini/neyi bilmediğini bilen, burnunun dikine gitmeyen, pratik ve teorik bilgisi dengede veya hangi alanda eksiğini olduğunu bilen ve o kısmını kapatmaya çalışan, özgür yazılım felsefesini/yazılım geliştirme süreçlerini/özgür yazılımların işleyişini/kültürünü gerçekten bilen veya _gerçekten_ öğrenmeye hevesli ve mümkünse eğlenmesini bilen, espri anlayışı olan, neşeli "nerd"leri arıyor.
Yok yok, herkesin aklına gelen ampulden bahsetmeyeceğim... Çevreye daha az zarar vermek için geçtiğimiz hafta evimizdeki tüm aydınlatmayı düşük watajlı tasarruflu ampullerle değiştirdik. O zamandan beri de intihar eden, ya da miyadı dolan (halbuki 8 yıl yazıyordu üzerinde :-P) ampullerle cebelleşiyoruz. Üretici firmanın web sitesine girip bir şikayet formu doldurdum. Ardından bu formun ellerine geçtiğine dair teyid mesajı geldi. Benim gönderdiğim mesaj şöyle görünüyor teyidde:
Bir hafta kadar nce evimizdeki hemen tm ampulleri enerji tasarruflu ampulleriniz ile deitirdik, hem evre ile ilgili kayglarmz ve hem de tasarruf vaadi ile balantl olarak. Ampullerden ikisi yerlerine taktktan 1-2 dakika sonra bozuldular. Alveri fiimizi saklamadmz iin bugn Migros'un anlayl yaklam sayesinde deitirebildik ampulleri. Ama bu kez de bir nc ampul hem de tam altnda otururken bir "t" sesi ile sizlere mr. Ya rnlerinizde ok ciddi bir kalite sorunu mevcut, ya da teknolojik adan sorunlular. Her hafta birka ampulnz deitirmemiz mmkn olmadna gre Philips'in bu sorunumuza bir zm getirmesini rica ediyoruz.Bu mesajın üstü ve altı ise İngilizce... Bu firma da 75 küsur yıldır Türkiye'de faaliyet gösteriyor. Sonra da "hangi ulusal, ne ulusalı" diye bize laf edenler çıkıyor... Ampul müstemlekesi olmuşuz haberimiz yok yahu!
Microsoft, ve özellikle Steve Ballmer, meşhur Microsoft-Novell anlaşması ardından gittikçe artan bir sıklık ve tonda "Linux bizim fikri mülkiyetimizi kullanıyor" kıssalı bir karalama (FUD=Fear, Uncertainty, Doubt) kampanyası başlatmıştı. Altı ay sonra ağızlarındaki baklayı çıkardılar: Microsoft Genel Hukuk Danışmanı Brad Smith ile Lisanslama Müdürü Horacio Gutierrez Fortune dergisine verdikleri mülakatta Linux ve özgür yazılımların 235 Microsoft patentini ihlal ettiğini iddia etti. Hatta habere göre Microsoft yetkilileri "özgür yazılımların yüksek kalitede olmasının nedeni" olarak bu patent ihlallerini göstermişler.
Malum anlaşmanın meşhur patent ihlali maddesine göre Microsoft, Novell'in Linux ve özgür yazılım müşterilerini fikri mülkiyet ihlalleri nedeniyle dava etmeyecek. Yine meşhur SCO davası sonrasında pek çok önde gelen Linux dağıtımı ve özgür yazılım şirketi de kullanıcılarına patent bağışıklığı taahhüdünde bulunmuşlardı. Yani, görünürde sorun, başta RedHat, Linux dağıtıcıları ile Microsoft arasında. Ama bu sorun, doğal olarak, özgür yazılım üzerine bir lisans bedeli gelmesi ve özgürlüğün artık ücretsiz ya da ucuz ol(a)maması anlamına gelecek. Linux'un edinme maliyetini, toplam sahip olma maliyetini, her çeşit fizibilite hesabını etkileyecek. Bir de patent bağışıklığı, olası fikri mülkiyet ihlali davaları, şu-bu gibi pek çok hukuki terimi satınalma sürecinin göbeğine sokacak. Microsoft'un planı bu; en yakın işbirlikçisi de Novell ve dolayısı ile SuSE.
Bu hikaye bir yana, yapılan kimi yorumlarda benim bir süredir kullanmakta olduğum bir deyime rastlamak yüreğime biraz su serpti. Tehlikenin doğru şekilde farkında olanlar var neyse... Bir zamanlar özgür yazılımın açık kaynaklı olma özelliği (yani dört özgürlükten sadece Özgürlük 2'nin bir ön koşulu) fazlasıyla ön plana çıkarılıp kampanyalar düzenlenmişti memleketimizde. O zamanlar biz basbas tepinmiştik, "Önemli olan özgürlük, kaynağın açık olması hedef saptırıyor" diyerek. (Bu arada, hala Open Source IS Free Software, eğer İngilizce konuşuyorsak!) Yakın zamanda da "bedava yazılım" diye bir laf çıkmış derler, herhangi bir özgürlükle alakalı olmayan, tüm özgürlüklerin birleşmesi ve basit ekonomi teorisi ile ortaya çıkan bir sonuç yalnızca. Hayır, konu fiyat değil, özgürlük ve bunun getirileri...
Neyse, konuya dönelim, "benim bir süredir kullanmakta olduğum bir deyim" demiştim; deyimimiz Microsoft vergisi. Microsoft, işletim sistemi ve ofis seti pazarındaki fiili tekel (ya da açık ara pazar lideri) olma durumunu sürekli kötüye (kullanıcı için) kullanır durumda. Değer katıp katmadığı hayli tartışmaya açık yeni sürümlerini, Windows Vista'yı, Office 2007'yi, OEM üreticilerine pompalıyor. Dev pazarlama bütçeleri ile bireysel kullanıcıyı yönlendiriyor, sürekli güncelleme (hem yazılım ve hem de donanım) yapmaya itiyor. Eski ürünlerine, örneğin Windows XP'ye, desteğini kaldırarak gönüllü terfi yapmayanları mecbur kılıyor. Sonuçta kullanıcısına sunduğu şey değişiyor mu, pek değil! Yine aynı işlevleri yerine getiriyorlar; ofis dokümanı yaratıyorlar, internette geziniyorlar, medya dosyaları izliyorlar... Ama aynı işlevselliğe sahip olabilmek için yüzlerce dolar vermek zorunda kalıyorlar. Hem de neredeyse alternatifsiz bir şekilde.
Bu durumun bir benzeri de devlet düzeninde vardır; kattığı değer tartışmalı olsa da devlete vergi verirsiniz. Yoksa sizi rahat bırakmaz, takibat yapar, ceza keser, şu-bu... Aynı şey... "Microsoft devleti" de işlevselliğinizi artırmadan paranıza talip; üç-beş yılda bir yaptığınız şeyleri hemen hemen aynı şekilde yapmaya devam etmek için kucak dolusu para vermeniz gerekiyor. Yoksa birlikte çalışabilirlik, donanım uyumsuzluğu, güvenlik güncellemelerinin sona ermesi, vb. taktiklerle rahatsız ediliyorsunuz. Şimdi de alternatifini bulmuş, özgür yazılımı seçmiş kullanıcılara salma salıyor Microsoft. "Patentimi çaldınız" diyerek FUD yaratıyor, Novell kullanıcılarına bir çeşit arka çıkarak rekabeti engelleyici hareketler yapıyor, mümkünse tüm Linux ve özgür yazılım kullanıcılarını da lisans adı altında vergi şemsiyesi altına almaya çalışıyor...
Oysa biz, özgür yazılım geliştiriciler olarak, Pardus 2007'yi özgürce dağıttığımız yetmiyormuş gibi tüm güvenlik yamalarını ve paket güncellemelerini de aynı şekilde internetten erişilebilir durumda tutuyoruz. Bu yetmezmiş gibi üç ayda bir güncellenmiş sürümümüzü yayımlıyoruz, işte Pardus 2007.1 Felis chaus, işte yakında yol haritası duyurulacak olan Pardus 2007.2... Böyle yapmaya da devam edeceğiz. Özgür yazılımın yazılım dünyasında dürtücü (disruptive) bir etkiye sahip olduğunu görüyoruz, biliyoruz... Ve bunun yalnızca yazılım geliştirme ile sınırlı kalmayacağından, yazılım sanayine de sirayet edeceğinden de eminiz. İki yıl önce bizleri müstehzi gülümsemelerle izleyenlerin şimdi nasıl ilgili olduklarını görüyoruz, yarın biz adımımızı atmadan işbirliği teklifinde bulunacaklarını da tahmin edebiliyoruz.
Şöyle diyeyim Steve Ağa: Ahali saçma vergilerden hoşlanmaz, gün gelir bir çay partisi yapıverir, neye uğradığınızı şaşırırsınız...