16
Kas

Evet arkadaşlar, an itibariyle PlayOnLinux ile ilgili haberleri size buradan yazmaya karar verdim.

PlayOnLinux’un çalıştırabildiği oyunlar listesi arasına Ubisoft’un beklenen oyunu Far Cry 2 de girmiş olduğu duyuruldu. Bu, özellikle Windows oyunlarını Linux’ta arayanlar için oldukça iyi bir haber!

Hazır sizlere desteklenen yeni bir oyunun duyurusunu yapmışken; Clive Barker’s Jericho, Command & Conquer 3 - Tiberium Wars, Fable, Halo ve The Witcher gibi oldukça kaliteli isimlerin PlayOnLinux’un çalıştırabildiği oyunlar listesinde yer aldığını belirteyim. Henüz PlayOnLinux’ta çalıştırılması için bir betiğin yazılmadığını bilsek de Call of Duty 4 ve Fallout 3 de Wine ile çalıştırılabilen oyunlar listesinde yer aldığı atlanamayacak bir bilgi; kısa süre içerisinde PlayOnLinux’ta bu oyunları görürsek şaşırmayalım!

Oyunları oynarken karşılaşabileceğiniz teknik kusurlar için öncelikle PlayOnLinux‘un ve Wine‘in internet sayfasına göz atmakta fayda var.

Gönlüm ister ki bu oyunların da bir gün Linux sürümleri çıksın, biz de bu çeşit uygulamalarla uğraşmak zorunda kalmayalım. Ancak özgür yazılım dünyasında yolunuzu aydınlatacak bir ışık elbet çıkacaktır karşınıza.

Oyun müptelası arkadaşlara şimdiden iyi oyunlar dilerim…

Please stand by...

      
24
Eki

Vaktiyle WordPress’in de erişimi engellenmişti. Şimdiyse sıra Blogger’a gelmiş. Bakalım bir sonraki durakları neresi olacak?

      
12
Eki

CeBIT’teydik efenim. Standımızda turuncu tişörtlerlü gördüğünüz herkes, topluluğumuzun birer üyesi, katkıcısı. Sabırla ve her şeyden önce keyifle anlattık insanlara; Pardus nedir, yenir mi? Onlara Pardus’un ne kadar lezziz bir ürün olduğunu ve faydalarını anlattık. Çalışan Disk’lerden ve Kurulan Disk’lerden oluşan 4000 bin cd’miz oldukça kısa sürede ” tükendi“, sömürüldük resmen. Bu beş günlük süre içerisinde aramıza katılamayan Orhan Gültekin’in Çorum’dan bize gönderdiği leblebileri yedik afiyetle.

Bir çok üniversiteden bir çok öğrenci veya yetkiliyle görüştük; bizden okullarına bir ziyaret gerçekleştirip Pardus’u tanıtmamızı istediler. Oldukça sevindik, mutlu olduk. Yüzümüz güldü. Yüzümüzü daha da güldürmek isteyenler, Özgürlükİçin.Com forumlarımızda “Gönüllü Çalışmalar” başlığı altından bize ses verebilirler, elbet yöneticilerimizden biri konu başlığına doğru bir hamle gerçekleştirecektir!

Teşekkür edilecek çok insan var. Ali Işıngör’e, Akın Ömeroğlu’na, Seda Akay’a, Uğur’a, Işıl Poyraz’a, Cihan Okyay’a, Soner Aktaş’a, Ahmet Aygün’e ve daha adını sayamadığım (malum, fuar dönüşü yorgunluğu var üstümde) tüm arkadaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum.

Chip Online, bizim standımıza uğrayarak Soner Aktaş ile ufak bir röportaj yapmışken, ShiftDelete.Net de Erkan Tekman ile röportaj gerçekleştirmiş.

Son olarak, ellerinde fuar alanından çekilmiş fotoğrafları bulunan arkadaşlar bir şekilde bana e-posta ile bu kareleri ulaştırabilirlerse çok çok sevineceğim…

Herkese bir kez daha teşekkür ederim; yorulduk belki de ama çok güzel de vakit geçirdik. Tatlı bir yorgunluk üstümüzdeki…

Varsa bir yorumunuz, sizi şöyle alalım.

      
29
Eyl

Biz halen YouTube‘un Türk Telekom’un DNS’leri üzerinden erişime engellendiğinden yakınalım, Ekşi Sözlük ve DivXPlanet de erişimi engellenenler arasında yerlerini aldılar. Kimi kullanıcılar, farklı DNS adresleri kullandığından erişimi engellenmiş web sitelerine erişebiliyorlar ama memleketim kullanıcılarının büyük bir çoğunluğu da erişim engellemesine çakılı kalıyorlar.

Daha üç gün önce NTVMSNBC’de “Aradığınız 1112 siteye erişilemedi!” başlıklı bir haber yayınlanmıştı.

      
27
Eyl

Ben, bir bilgisayar oyuncusuyum (hatta oyungezer diyebilir miyiz buna?). Öte yandan, bir Linux kullanıcısıyım, Pardus katkıcısıyım, özgür yazılım destekçisiyim. Peki, ben bir oyuncuysam ve bir çok oyun Windows işletim sistemleri için çıkıyorsa, ben “oyun oynama” ihtiyacımı nasıl karşılıyorum?

TransGaming’s Cedega, bu soru için belki de en sağlam yanıt olabilirdi, bir zamanlar. Ancak lisansı gereği ücretsiz dağıtılamıyordu. Bir zamanlar oyunlar için yetersiz kalan Wine, oyunlar konusunda oldukça başarılı; dünya genelinde 10 milyondan fazla oyuncunun oynadığı MMORPG’ler arasından Word of Warcraft ve benim zaman buldukça oynadığım Guild Wars, Hack’n Slash ve RPG denince akla gelen ilk oyunlardan ve dünya klasiklerinden Diablo 2, FPS oyuncularının gönüllerinde taht kuran Call of Duty 4 ve benim de çılgınlar gibi oynadığım Team Fortress 2, herkesin bildiği ve en azından bir kere “neyin nesidir bu?” diye oynadığı Counter-Strike ve çıktığı andan itibaren gerçekten olumlu eleştiriler alan Spore. Evet, bunlar Linux üzerinde oynanabilen ve Wine’ın oldukça başarılı bir şekilde çalıştırabildiği oyunlar.

Tabii, bu oyunları kurabileceğiniz, listeleyebileceğiniz ve sizi konsolla olabildiğince az yüz-göz edebilecek ücretsiz ve GPL (Genel kamu Lisansı) altında lisanslanmış bir uygulama, hiç de fena olmaz, öyle değil mi? İşte bu noktada PlayOnLinux‘tan bahsedebiliriz. Wine temelli çalışan bu küçük ama marifetli uygulama, her oyun için kendi içinde ayrı bir Wine dizini oluşturarak her oyun için farklı Wine kombinasyonları oluşturabilmenize izin veriyor ve bunları çok kolay bir görsel arayüz ile sizlere sunuyor.

Pardus’ta Türkçe’ye çevrilerek Katkı 2008 deposuna alınan PlayOnLinux’a erişmek için, Paket Yöneticisi’ni açmak ve -katkı deposunun eklenmiş olduğu var sayarsak- “playonlinux” ismiyle aratmak.

Daha detaylı bilgi edinmek için, Özgürlükİçin E-Dergi‘mizin altıncı sayısında 53′üncü sayfaya bir göz atabilirsiniz.

Herkese bol keyifli oyunlar…

      
7
Eyl

Efenim, Webkit WebKit 525.13 kullanıyormuş da, Safari’den farkı yokmuş da, güvenlik açıklarıyla dolup taşıyormuş da, pazarın altını üstüne getirmiş de…

Ben onu bunu bilmem. Bunu da gördüm ya, biraz daha bekleyebilirim :)

Halen “beta” sürecinde. Halen Linux ve MacOS sürümler mevcut değil. Her gün yeni bir güvenlik açığı duyuruluyor. Ama gene de duyurulduğu andan itibaren büyük bir ilgi görüyor. Çıkışının ardından iki gün bile geçmeden Opera’dan bir adım önde olduğu bile iddia edilmiş. Google denince akan sular duruluyor sanki…

Microsoft’takilerin gözü birazcık da olsa korkmuştur gibi geliyor bana…

İki saatin ardından gelen bir dipnot: Ekran görüntüsünde görülen uyarıyla bir daha karşılaşmak nasip olamadı, uyumsuzluk sorunu hemen giderilmiş belli ki…

28
AğU

Bir süredir web günlüğümde yayınlanmayı bekleyen, gözden kaçmış bir girdiyi en sonunda yayınlıyorum…

Pardus 2007′den Pardus 2008′e geçmek için artık kişisel verilerinizi yedekleyip yeni bir kuruluma gerek kalmadı! 7 Ağustos 2008, Perşembe günü Pardus Geliştirici E-Posta Listesi‘nde Faik Uygur tarafından yapılan duyuruyu buraya aktarıyorum.

Selamlar,

2007 ve 2008 arasındaki ciddi alt yapı değişikliklerinden ötürü güncelleme işi bayağı bir zor. Bu iş için bir betik yazmaya çalıştım. Test edebildiğim kadar da ettim. 2007, 2007.1, 2007.2 ve 2007.3 için VirtualBox’larda güncelleme yaptım.

VirtualBox ve Snapshot özelliği olmasa betiği yazmanın da pek bir mümkünatı yoktu aslında :)

Gerçek bir makinede de 3-5 defa geliştirme boyunca test ettim.

Betiği şu adreste bulabilirsiniz:
http://svn.pardus.org.tr/uludag/trunk/pardus-upgrade/pardus-2007-to-2008.py

Çalıştırmak için internet bağlantısı ve Pardus 2008 CD sine ihtiyacınız var.

İki adımda çalışıyor. İlk adım 2008 kernel’ı ve sürücülerini kurduğu adım. Bitince reboot istiyor betik. Daha sonra tekrar çalıştırınca kaldığı yerden devam ediyor.

Geçiş hassas olduğu için herhangi bir anında betiği keserseniz, elinizde kullanılmaz halde bir 2007 sistemi kalabilir :) Disk formatlama yapmadığı için verilerinizde bir kayıp olmayacaktır.

Test etmek isteyenler herhangi bir sorun ile karşılaşırsa ve bildirirse sevinirim.

Teşekkürler,
- Faik

İşte burada! Betiği indirdikten sonra çalıştırmak için konsoldan “python pardus-2007-to-2008.py” komutunu vermemiz yeterli! Duyuruda da belirtildiği gibi, dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, betiği çalıştığı süreçte işlemin hiç bir şekilde kesilmemesi gerektiği.

Son olarak, konuyla âlâkasız olacak ama üç tane ufak bir duyurum olacak. Birincisi; Özgürlükİçin.Com E-Dergi‘nin altıncı sayısı için yazarlarımız en geç 6 Eylül, Cumartesi gününe yazılarını bana [egetun :) gmail.com] e-posta ile ulaştırabilirse çok güzel olur. Tabi, 6 Eylül’e kadar beklemezseniz çok çok daha güzel olur. İkincisi; Pardus 2007′de Pisi Bulma Aracı PisiBUL‘u kullanıp da Pardus 2008′de kullanamayanlar için Ekrem Seren’in hazırladığı Porsuk sanırım işinize bir nebze yarayacaktır. Üçüncüsü; Pardus 2008.1 Beta Ekin Meroğlu tarafından Pardus Duyuru Listesi‘nde resmen duyuruldu.

Kolay gelsin :)

31
Tem

DailyMotion da YouTube gibi erişimi engellenenler arasına katıldı. Hoş, şu an farklı bir DNS adresi kullanılması halinde siteye erişim mümkün, ancak akıl erdirebilmek pek mümkün görünmüyor.

Kapatın, elinize ne geçiyorsa kapatın. Kapatın ki akılları başlarına gels..*küüt*

(…)

26
Tem

# service list
Traceback (most recent call last):
File “/bin/service”, line 330, in <module>
main(sys.argv[1:])
File “/bin/service”, line 302, in main
list_services(use_color)
File “/bin/service”, line 180, in list_services
services.append((service, getServiceInfo(service, bus), ))
File “/bin/service”, line 170, in getServiceInfo
return obj.info(dbus_interface=”tr.org.pardus.comar.System.Service”)
File “/usr/lib/python2.5/site-packages/dbus/proxies.py”, line 140, in __call__
**keywords)
File “/usr/lib/python2.5/site-packages/dbus/connection.py”, line 607, in call_blocking
message, timeout)
dbus.exceptions.DBusException: tr.org.pardus.comar.dbus.unknownmodel: Application interface doesn’t exist.

Eğer bir Pardus kullanıcısı iseniz ve yukarıdaki hata size bir yerden tanıdık gelmiyorsa, konsoldan yönetici haklarıyla service list komutunu verdiğinizde bu hatayla karşılaşıyorsanız veya aynı şekilde Tasma‘dan Sistem Seçenekleri » Servis Yöneticisi‘ne erişmek istediğinizde Tasma kendinden geçiyor, donuyor [http://imaj.at/45480] ise, çözümü burada.

Sorunun sebebi, sanırsam kdebase paketinin kaldırılması veya güncellenmesi sonucu ÇOMAR veritabanında bozulan bir satır. Çözümü ise, Bahadır Kandemir‘in hazırladığı bir Python betiği. Python betiği konsoldan yönetici haklarıyla çalıştırdığımızda gerekli işlemler yapılıyor ve sorun çözülüyor.

3
Haz

Pardus 2008′in haftalık yayınlanan deneme sürümlerinin ardından, geçtiğimiz günlerde duyurulan ara sürümlerin çıkış tarihlerine göre bugün Pardus 2008 Beta 1 sürümünün duyurulması bekleniyordu ve duyuruldu da! Ben bu webgünlüğü iletisini yazdığım dakikalarda henüz bir ISO dosyası duyurulmamıştı, ancak Pardus 2008 Alpha 1 kullananlar, internet üzerinden güncelleme yaparak Beta 1 sürümüne geçiş yapabildiler. Sürüm takvimlerine bakıldığında, 23 Haziran’da, yani 20 gün sonra Pardus 2008′in kararlı sürümü duyurulmuş olacak!

Pardus 2008′e geçmeyi düşünen kullanıcıları ise buradan uyarmak istiyorum. Eğer deneyimli bir bilgisayar kullanıcısı değilseniz ve konsol üzerinden işlem yapmak konusunda pek bir tecrübeniz yoksa, kararlı sürümün çıkmasını bekleyin. Çünkü, karşılaşabileceğiniz bir takım hatalar için konsolla yüz göz olmak gerekecek!

Pardus 2008′e geçmiş olan kullanıcılardan ise, şu yönde bir şey istiyorum. Pardus 2008′de sizin için ne iyi, ne kötü, bunlardan bize bahsedin! Ama dikkat edin, gerek forumuzda, gerek Pardus Kullanıcı Listesi’nde daha önce pek bahsedilmemiş, ısıtılıp ısıtılıp tekrardan bahsedilmeyenlerden bahsedelim!

Pardus Geliştirici Ekibi’ne bir kez daha teşekkür ediyorum, çünkü bir kez daha ortaya güzel bir çalışma çıkmış! Sıra gönüllülerde; test ekibi ve bizim gibi tecrübeli kullanıcılarda; hata avlamada ve raporlamada!

04 Haziran 2008, sabah saat 10:20 ek bilgi düzenlemesi:

Az önce okduğum kadarıyla, Pardus 2008 Beta 1 sürümünün CD ISO’su da duyurulmuş! İnatla CD ISO’sunu bekleyenlerin gözü aydın!

2
May

Özgürlük İçin Forum sayfalarında Urban Terror.

Daha detaylı bilgi için sizi forum sayfalarımıza alalım efenim :)

7
Nis

Gerçekten de bir yetkilinin çıkıp “Evet, şaka yapıyoruz. Bu kadar da abartmayız, merak etmeyin. Hele ki Turkcell’in iş ortaklarını ve Google’ın servislerini kullanan yüz binlerce internet kullanıcımızı bu kadar da zor duruma düşürmeyiz…” demesini istiyorum.

Neden mi bahsediyorum? Sizi şöyle alalım o zaman…

25
Mar

Bu başlığı okuyanlar arasında *belki de* beni taşlamayı düşünenler olabilir. Şaka bir yana, ShiftDelete.Net [1] forumunda bir konu başlığında [2] rastladığım bu yazıyı sizlerle de paylaşmak istedim. Forum sayfasında da [2] belirtildiği üzere, bu yazı da Serkan Sevilgen isimli bir internet kullanıcısının web günlüğünden [3] alınmış. Kimimiz biliyordur ya da kimimiz bilmiyordur, paylaşmak istedim. Umarım ki mizah içerikli bu alıntıyı yaptığım için Özgürlükİçin.Com [4] takipçilerinden tepki almam :)

  • Google, bilimsel olarak doğrulanabilir “her şeyi bilen” olmaya en yakın varlıktır. Google, 9.5 milyardan fazla web sayfasını indekslemiş durumdadır.
  • Google, aynı anda her yerdedir.
  • Google duaları cevaplar. Herhangi bir sorunuzla ilgili Google’a dökün içinizi cevabı bir kaç saniyede önünüzde olacak.
  • Google ölümsüzdür. Bizler gibi fiziki varlık değildir.
  • Google sonsuzdur. İnternet teorik olarak sonsuza kadar büyüyecektir ve Google da indeksleyecektir.
  • Google her şeyi hatırlar. Milyarlarca web sayfasını ön belleğinde tutmaktadır.
  • Google şirket politikası gereği kötülük yapmaz.
  • Google” kelimesi İntenette “God”, “Jesus”, “Allah”, “Buddha”, “Christianity”, “Islam”, “Buddhism” and “Judaism” kelimelerinden çok daha fazla aranmaktadır.
  • Google’ın varlığı apaçıktır, ispata gerek duymaz. http://www.google.com adresine girmeniz yeterlidir.

Googlism‘e [5] göre, internet ortamında paylaştığımız sürece Google aracılıyla bilgilerimizle ve tecrübelerimizle biz de ölümsüzleşmiş olacağız. Tabii, Google’ın Tanrı olması halinde, Microsoft da şeytan ilan etmiş olacaklar sanırsam.

Oh my Google!..

[1] http://shiftdelete.net/
[2] http://forum.shiftdelete.net/google-tanri-mi-t28048.0.html
[3] http://ssevilgen.blogspot.com/2008/03/google-tanr-m.html
[4] http://www.ozgurlukicin.com/
[5] http://www.thechurchofgoogle.org/

15
Mar
9
ŞUb

Merhabalar!

Özgürlük İçin, geçtiğimiz Çarşamba akşamı yeni arayüzüne kavuştu! Henüz deneme sürecinde olan forumuyla ve katkıcılarıyla beraber özgür yazılım meraklılarına daha iyi bir sayfa sunmak amacıyla yoluna hızla devam ediyor. Takipçilerinin bildiği üzere; Özgürlük İçin, geçtiğimiz yılın Temmuz ayının ilk haftasında kullanıcılarla buluşmuştu. O günden bu güne içeriği git gide zenginleşen Özgürlük İçin, artık göze daha hoş görünen bir temaya kavuştu.

Henüz deneme sürecinde olan Özgürlük İçin Forumu ile ilgili olarak bazı düşüncelerimi tüm takipçilerimizle paylaşmak istiyorum.

Şu an yeni tasarımıyla deneme sürecinde olan Özgürlük İçin ve forum sayfasında bir takım hatalarla ve eksiklerle karşılaşmak mümkün. Karşılaşılan hatalar hızla gideriliyor, eksiklerin ne olduğu biliniyor ve bunlar da yapılacaklar listesine alınmış durumda. Peki, şu an için bu kadar hatanın ve eksiğin olmasında yatan sebepler nedir?

Aslında sebepleri, Özgürlük İçin Listesi‘ni [1] takip edenlerce biliniyor ama, burada yer alan bilgileri foruma taşımakta da fayda görüyorum. Forumumuz için, Phpbb, SMF veya türevi başka bir yapı kullanmak yerine Ahmet Aygün, Akın Ömeroğlu, Denis Kürov, Eren Türkay ve Uğur Çetin tarafından Django için yazılmış, çalışan (ilk olmasa bile) tek forum bileşenini kullanmaktayız. Haliyle, eksikleri ve hataları da olacaktır. Bu deneme sürecinde de bu hatalar sizin de bildirimlerinizle gideriliyor, hem de eksikler zaman içerisinde tamamlanıyor.

Özgürlük İçin Listesi‘nde [1], forumdaki eksiklerin neler olduğu ve deneme sürecinden çıktığımızda ne gibi özelliklere kavuşmuş olacağımızı Ali Işıngör çok güzel bir şekilde dile getirmişti [2]. Tabii, herkes listeyi takip etmiyor, ben de buradan faydalanarak size durumu kısaca izah edebilirim.

Forum bileşenimizin beni en çok sevindiren özelliği, konu başlıklarının etiketlendirilebilmesi. Bu güzellik, ilerleyen dönemlerde, sorununa forumumuzda çözüm arayan bir kullanıcı için oldukça faydalı bir durum. Örneğin, Compiz Fusion ile ilgili bir sorun bildirecek olan kullanıcı, öncelikle “Compiz” etiketli mesajlarda arama yaparak sorununa daha çabuk erişebilir. Bu özelliğin, basit bir aramada sadece “Compiz” yazarak aratmaktan çok daha faydalı olacağına inanıyorum.

Bir diğer güzellik ise, Özgürlük İçin Haber, Paket, Oyun veya İlk Adımlar gibi bölümler altında yer alan yazılara yazılan yorumların doğrudan forumda açılan ilgili konu başlığının altına ikinci ileti olarak düşmesi. Böylelikle, yazılan yorum ayrıca forumda da yazılan bir yazı oluyor ve her iki tarafta da aynı görüşleri ikişer defa yazmak derdinden kurtarıyor. Forum başlıklarını ve etiketlerini RSS ile takip etmenin keyifli olabileceğini de söylemeden geçemeyeceğim.

Forum içerisinde Avatar desteği de elbet ki olacak, ancak bu özellik deneme süreci aşıldıktan sonra kullanılabilir olacak. Kesin olmamakla beraber, ilerleyen dönemlerde kullanıcının tercihine göre seçilebilir temaların da eklenilmesi düşünülüyor. Deneme sürecinde bir çok teknik sorun giderildi ve kalanları da hızla gideriliyor. Bir takım görsel hatalar ise önümüzdeki günlerde giderilmiş olacak ve deneme sürecinden çıktığımızda gerçekten uğraşlara değecek bir Özgürlük İçin.Com sayfasıyla karşılaşacağız…

Hedeflenenler ve şu an kullanılabilir olanları da yazdıktan sonra, kişisel düşüncelerimi de aktarmak isterim. Forum deneme süreciyle açıldığından bu yana, etiketlendirme konusunda beni endişelendiren bazı durumlar oldu. Etiketlendirme için “çözüm arayan bir kullanıcı için oldukça faydalı” dedim ancak, etiketlendirmenin yanlış kullanımı oldukça sorun yaratabilir. Burada söylemek istediğim, forum üyelerimizin etiketlendirme konusunda dikkatli davranmaları gerektiğidir. Örneğin, Tremulous ile ilgili açılan bir konu başlığında, yazıda bahsedilmemesine karşın last.fm, ktorrent veya sağlık etiketlerini seçmek gerçekten de içeriğe yardımcı olacağına içeriği baltalayacaktır. Forumun içeriğinin gelişmesini baltalayacak bir başka sorun ise, konu başlıkları içerisinde çözüm yolunun anlatılması yerine, doğrudan bir bağlantı verilmesidir. Başlık içerisinde verilen bu bağlantıdaki bilgilere, bir başka tarihte de erişilebileceğinin bir garantisinin olmayacağını düşünüyorum. Bu sebeple, kaynakta yer alan bilgilerin temiz bir biçimde forum içeriğine katılması, Özgürlük İçin Forumu adına daha da faydalı olacaktır. Tabii, alıntı yapılan bu bilgilerin altına kesinlikle geçerli bir kaynak adresi verilmesini de tercih ederim. Hangi bilgi nereden alınmış, bunu bilmek de güzeldir…

Henüz deneme sürecinde olan Özgürlük İçin Forumu yöneticilerinden biri olarak, hem daha önceden yapılan duyuruları bir şekilde tüm forum üyelerine aktardım, hem de kişisel görüşlerimi de dile getirdim. Kişisel görüşlerimin pek de yanlış anlaşılabilecek tarafı olmadığını düşünüyor olsam da, umarım ki yanlış anlaşılmalara sebep olmaz.

Daha iyi hedeflere ulaşmak için,
Özgürlük İçin,
Yolculuğumuz daha yeni başlıyor…

Saygılarımla.

[1] http://liste.pardus.org.tr/ozgurlukicin/
[2] http://liste.pardus.org.tr/ozgurlukicin/2008-February/002114.html

18
Oca

Haberini ilk olarak Necati Demir‘in web günlüğünden aldım, ardından TTNet’in DNS adreslerini kullanan bir kaç arkadaşımdan da aynı haberi aldım; YouTube internet sayfasına erişim tekrardan engellenmiş durumda.
Ekran görüntüsü, Necati Demir’in web günlüğünden alındı.

9
Kas

En sonunda, Skype‘nin Linux sürümü için (deneme aşamasında da olsa) görüntülü sohbet özelliğini kullanabileceğiz. Skype 2.0 beta sürümüyle beraber gelen bu özellik, Skype‘nin Windows sürümünde zaten bir süredir kullanılmaktaydı.

Ancak, Pardus kullanıcıları, Pardus‘un 2008 sürümü çıkana kadar bu özellikten faydalanamayabilir. Çünkü Skype‘nin yeni sürümü gcc 4 ile derlenmişken, Pardus‘un şu an için en güncel 2007.2 sürümü gcc 3.4.6 sürümü yer almakta. Özellikle resmî Pardus deposunda yer alan paketlerin kararlığının korunması için, 2008 sürümüne kadar yeni sürüm resmi depolarda yer almayacağı tahmin ediliyorken, eli kaşınanlar tabii ki de şanslarını deneyebilirler. Ancak, tecrübesi olmayan kullanıcılar sistemlerini göçertmemesi açısında beklemelerini öneririm, aman diyeyim.

Pardus Kullanıcıları Listesi‘nde konuyla ilgili yazılara buradan erişebilirsiniz.

29
Eki

Cumhuriyetimizin 84. yıl dönümünde tüm ülkemizin Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorum ve bir kez daha ülkem üzerinde oynanan oyunları ve terörü lanetliyorum… Hadi, bugün sokaklara; 84. kez sokakları inletelim, bayraklarımızı daha da yükseklerde taşıyalım…

23
Eki

Dün (yani 2 Ekim 2007, Pazartesi), bir çok kişiye gönderilen bir e-posta, elbet ki bir çok kez uğradı:

22 / 10 / 2007 ( Bu Gece ) - Şehitler anısına tüm Türkiye de eylem var. Saat 21: 30 da ışıklar yanıp söndürülecek.
23 / 10 / 2007 ( Yarın ) - Yurt içinde ve dışında siyahlar giyinip tüm dünyaya yasımızı ve tek yürek olduğumuzu gösterelim.

Bugün, şans eseri üniversitemizin internet sayfasına girdiğimde ise, “Duyurular” başlığı altında gördüğüm “Siyah Giyiniyoruz” başlığına tıkladım. Sanırım, bu tepki, basit bir e-posta zinciri olmaktan daha ileriye gidiyor…

“ŞEHİTLER ÖLMEZ,
VATAN BÖLÜNMEZ.
TÜM YEDİTEPE AİLESİ OLARAK,
24-25 VE 26 EKİM GÜNLERİ
SİYAH GİYİYORUZ.”

8
Eki

Az önce, internetteki bir kaç arkadaşımdan gelen bir yazının üzerine, anında bir yanıt verme ihtiyacı hissettim…

Şırnak’ta devam eden ve şu anda 15 şehit verdiğimiz operasyondan dolayı PKK belasını protesto etmek amacıyla Msn nickimize soluk gül koyalım bunu msn listemizdekilere atalım...”

Hayır, bunu listemizdeki hiç kimseye atmayalım.
Ve hayır, duyarlı biriyseniz, bu simgeyi eklemeniz de gereksiz…

Neden mi? Çünkü bu ileti zincirleri gereksiz. Zamanında “Bill Gates sizi zengin edecek…“, “Bunu on kişiye daha gönderirsen yeşil Msn simgesi mavi renge dönüşecek…” gibi gereksiz ileti zincirinin içine, şehitlerimizin haberini katıp, bu üzüntüyü, bu tepkiyi basitleştirmeyin…

Hangi Türk genci, verilen şehitler için göz yaşı dökmez? Hangi Türk genci teröre, şehitlere, dökülen kanlara üzülmez?

Sesinizi çıkarın, teröre hayır deyin! Tepkinizi sanal dünyada değil, gerçek dünyada çıkarın, sesinizi duyurun!

Ne şehitlerimizin acısı, ne de sizi üzecek herhangi bir olay, sanal dünyadaki basit, küçük bir simgeyle ifade edilemez…

Ne mi yapın? Çıkın pencerelere, balkonlara, Türk bayrağınızı asın. Türk bayrağımızı dalgalandırın…