27
Ağu

Tüm Linux kullanan oyunseverlere merhaba.

Bildiğiniz üzere Pardus paket depolarında da yer alan PlayOnLinux; Windows işletim sistemi için hazırlanmış olan bilgisayar oyunlarını Linux’ta, haliyle de bir Linux dağıtımı olan Pardus’ta da oynamamızı sağlayabilen bir arayüz. Arayüz diyorum, çünkü aslında tüm yükü Wine sırtlanırken; PlayOnLinux ise Wine’ın tüm yeteneklerini bize daha anlaşılır bir arayüz ile sunan bir araç. Sizlere PlayOnLinux ile ilgili iki haberim var!

İlki, PlayOnLinux’un yeni sürümü 3.8 geçtiğimiz günlerde duyuruldu ve  PiSi paketini hazırlandım bile. Bu güncellemenin size yansıması için gereken tek şey, Katkı (contrib-2009) deposunun da güncellenmesi olacak. Eli kulağında yani…

PlayOnLinux için hazırlanmış eklentiler, bu yeni sürümle beraber artık öntanımlı olarak geliyorlar. Capture eklentisi, oyun içinden hareketli görüntüler kaydetmemizi sağlıyor ve buna güzel bir örneği buradan ya da aşağıdak video’dan izleyebilmek mümkün.


Capture 2.0 Test Video

Bahsedeceğim ikinci eklenti ise Wine Import. Wine ile sisteme kurduğunuz uygulamaları (“~/.wine” dizini altında yer alandan bahsediyorum) PlayOnLinux uygulaması altına aktarabilmesi ve düzenlemelerin yapılabilmesini sağlıyor. Advanced Wine Configuration ile seçtiğiniz uygulama için Wine’a ince ayar vermenizi sağlıyor. Eğer ne yaptığınızı bilmiyorsanız, yaptığınız değişiklikleri unutmayın; değişiklikleri geri almanız gerekebilir. Offline PlayOnLinux sayesinde de PlayOnLinux betik deposunda ne var ne yok hepsini bilgisayara indiriyor ve bir sonraki kullanışınızda internete ihtiyaç duymadan size bu betikleri sunuyor. Ancak, bu betiklerin ihtiyaç duyacağı farklı Wine sürümlerini ya da kuracağınız oyunlar için gerekli yamaları indirmek için hâlâ internete ihtiyaç duyacaktır, bunu unutmayın.

İkinci haber ise PlayOnLinux’un henüz resmi olarak desteklemediği diller için bir çalışma başlatmış olması. Bugüne kadar Türkçe de resmi olarak desteklenmeyen diller arasındaydı ve PiSi paketini hazırlarken kendi hazırladığım Türkçe yamayı da pakete dahil ediyordum. Ne zaman ki yeni sürümlerle uyumsuzluğa sebep oluyordu; o zamandan itibaren yamayı paketten çıkartmıtım ve üzerinde uğraşacak zamanı da henüz bulamamıştım. Neyse ki PlayOnLinux’un geliştirici ekibi başlattıkları bir çalışmayla bizi mutlu edecekler ancak kullanıcıların da katkısını bekliyorlar.

Geçtiğimiz günlerde yaptıkları bir duyuruyla yeni dil destekleyeceklerini açıklamışlar ve bunun için de https://translations.launchpad.net/playonlinux adresini yayına sokmuşlardı. Fransızca, Almanca ve İtalyanca gibi dillerin çeviri tamamlanmışken ne yazık ki Türkçe henüz yolun başında. Eğer çevirilere katkıda bulunmak isterseniz buraya tıklayarak hemen sisteme üye olup katkı sağlayabilirsiniz. Yapılan çeviriler sizin de kabul edeceğiniz bir şartla BSD lisansı altına alınıyor, bunu da es geçmeyelim.

Son olarak; önümüzdeki günlerde Özgürlükİçin.com E-Dergi‘nin Eylül 2010 sayısı duyurulacak ve  bu sayının kapak konusu da “Emülatörler“. Hem diğer emülatörler ile ilgili yazıları okuyabilirsiniz, hem de Recep Şerit‘in gözünden ikinci kez PlayOnLinux’u tanıyacaksınız.

Ha bi de Pardus 2011‘in Alpha sürümü duyurulmuş, gözümüz aydın :)

24
Ağu
Son haftalarda günlerimin büyük bir çoğunluğunu dışarıda geçirdiğimden ve evdeki bilgisayarımı pek kullanamadığımdan, internette sürekli takip ettiğim adresleri cep telefonumu kullanarak takip eder hale geldim. Özgürlükİçin’i de takip edebilmek bir anda Ovi App Wizard kullanarak gayrî resmi bir Özgürlükİçin uygulaması hazırlak aklıma geldi, böylelikle çok daha rahat takip edebilecektim Özgürlükİçin’i. Eğer Nokia marka bir cep [...]
11
Haz
Bir süredir hem iMac (Mid 2007) hem de MacBookPro (2009) üzerinde Pardus koşturuyorum (çok da başarılı koşuyorlar, benden söylemesi). rEFIt ile Mac'lere Pardus'u kurduk ama ses kartınızı da tanıtmanın bir yolu yordamı olmalı, öyle değil mi?

Yapacağımız şey aslında basit. Aşağıdaki adımları izleyerek bunu çözümleyebiliyoruz. Ancak baştan uyarıyorum; eğer ne yaptığınızı bilmiyorsanız ya da dağıttığınızı toplayacak kabiliyete sahip değilseniz şimdilik hiç yapmasanız daha iyi olur. Kısa bir süre içerisinde Mac'lere Pardus kurulumu üzerine bir yazı yazmayı düşünüyorum.
  1. Konsol'dan sudo nano /etc/modules.d/alsa komutunu verin.
  2. Parolanızı girin.
  3. Eğer iMac kullanıyorsanız options snd-hda-intel model=imac24 komutunu ekleyin.
  4. Eğer MacBookPro kullanıyorsanız options snd-hda-intel model=mbp3 satırını ekleyin.
  5. CTRL ve X tuşlarına aynı anda basarak yaptığınız değişiklikleri kayıt edin ve sistemi baştan başlatın.
Tabii unutmadan hatırlatmakta fayda var. Pardus Wiki'de MacBookPro'ya Pardus kurulumu üzerine İngilizce bir belge halihazırda bulunmakta.

Kolay gelsin :)

Bir süredir hem iMac (Mid 2007) hem de MacBookPro (2009) üzerinde Pardus koşturuyorum (çok da başarılı koşuyorlar, benden söylemesi). rEFIt ile Mac’lere Pardus’u kurduk ama ses kartınızı da tanıtmanın bir yolu yordamı olmalı, öyle değil mi?

Yapacağımız şey aslında basit. Aşağıdaki adımları izleyerek bunu çözümleyebiliyoruz. Ancak baştan uyarıyorum; eğer ne yaptığınızı bilmiyorsanız ya da dağıttığınızı toplayacak kabiliyete sahip değilseniz şimdilik hiç yapmasanız daha iyi olur. Kısa bir süre içerisinde Mac’lere Pardus kurulumu üzerine bir yazı yazmayı düşünüyorum.

  1. Konsol’dan sudo nano /etc/modules.d/alsa komutunu verin.
  2. Parolanızı girin.
  3. Eğer iMac kullanıyorsanız options snd-hda-intel model=imac24 komutunu ekleyin.
  4. Eğer MacBookPro kullanıyorsanız options snd-hda-intel model=mbp3 satırını ekleyin.
  5. CTRL ve X tuşlarına aynı anda basarak yaptığınız değişiklikleri kayıt edin ve sistemi baştan başlatın.

Tabii unutmadan hatırlatmakta fayda var. Pardus Wiki’de MacBookPro’ya Pardus kurulumu üzerine İngilizce bir belge halihazırda bulunmakta.

Kolay gelsin :)

21
May
Pardus 2009'un yeni ara sürümü 2009.2'nin Beta sürümü an itibariyle FTP sunucularından indirilmeye hazır!

http://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/kurulan/2009.2 adresinden Pardus 2009.2 Beta sürümünü indirmeniz ve test etmeniz mümkün. Bu yeni sürümün en dikkat çekici özelliği bence KDE 4.4.3 sürümüne geçiş yapılması.
 
KDE 4.4.3 ile daha iyi birperformans sergileyen Pardus'u netbook'umda rahatlıkla kullanabiliyorum. Pardus'ta ilk defa göreceğimiz Netbook Plasması ise kimilerinin bir süredir beklediği bir güzellik zaten. Test Ekibi'nde yer alanlar zaten bir süredir KDE 4.4.3'ün tüm nimetlerinden bir süredir faydalanabiliyorlardı. Pardus'un Test Deposu'nu kullananlar mevcut güncellemeleri sistemlerine kurarak Beta sürümüne geçiş yapabilirler.
 
Pardus 2009.2'nin kararlı sürümünün 4 Haziran 2010, Cumartesi günü duyurulacağuı zaten açıklanmıştı. Detaylı bilgi için Özgürlükİçin.com'da ilgili habere göz atabilirsiniz.
 
Hatırlatmakta fayda var; eğer deneyimli bir kullanıcı değilseniz Pardus'un Test Depoları'nı kullanmamanızı ve 4 Haziran'ı beklemenizi tavsiye ederim.
 
Son olarak; Pardus Kurumsal 2'nin Alpha sürümünü 24 Mayıs günü duyurulması öngörülüyormuş. Ne diyelim, her iki sürümü de gün sayılıyor artık.
23
Nis

Cep telefonu ve tabletler gibi taşınabilir cihazlar için Google tarafından geliştirilen Android işletim sistemini iPhone'da çalıştırabildiler!



http://www.youtube.com/watch?v=5yO2KQHkt4A

Android işletim sistemiyle ilgili gelişmeleri oldukça yakından takip etmeye çalışıyorum. Bugün karşılaştığım bir haberde de Android işletim sisteminin Apple iPhone'un 2G modelinde kurulabildiğini ve bir çok özelliğinin kullanılabildiğini öğrenmiş olduk.

Görüntülerden anladığımız kadarıyla OpeniBoot ile cihazda Linux çekirdeğinin çalıştırılması sağlanıyor. Burada aslında izleyip de keyif aldığım nokta, Android'in başka cihazlara da bir şekilde optimize edilebilirliği ve iş görebilecek kapasitede çalışabilmesi. Nokia 5800'da Android kullanmak ilginç bir tecrübe olabilirdi tabii ama cihazı bozmamak en iyisi :)

Artık ülkemizde de Android kullanan cep telefonlarının yaygınlaşması ve daha makul fiyatlarda satılması ümidiyle Android sevdamı gelecek yıllara erteliyorum.

Cep telefonu ve tabletler gibi taşınabilir cihazlar için Google tarafından geliştirilen Android işletim sistemini iPhone‘da çalıştırabildiler!

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=5yO2KQHkt4A&hl=en_US&fs=1&]
http://www.youtube.com/watch?v=5yO2KQHkt4A

Android işletim sistemiyle ilgili gelişmeleri oldukça yakından takip etmeye çalışıyorum. Bugün karşılaştığım bir haberde de Android işletim sisteminin Apple iPhone’un 2G modelinde kurulabildiğini ve bir çok özelliğinin kullanılabildiğini öğrenmiş olduk.

Görüntülerden anladığımız kadarıyla OpeniBoot ile cihazda Linux çekirdeğinin çalıştırılması sağlanıyor. Burada aslında izleyip de keyif aldığım nokta, Android’in başka cihazlara da bir şekilde optimize edilebilirliği ve iş görebilecek kapasitede çalışabilmesi. Nokia 5800‘da Android kullanmak ilginç bir tecrübe olabilirdi tabii ama cihazı bozmamak en iyisi :)

Artık ülkemizde de Android kullanan cep telefonlarının yaygınlaşması ve daha makul fiyatlarda satılması ümidiyle Android sevdamı gelecek yıllara erteliyorum.

11
Şub
Biz Google Wave davetiyesi bulabilmek için yırtınıyorduk ama Google gene yapacağını yaptı, yeni eğlencemiz Buzz artık Gmail'de! Üstelik ayarlamalar gerektirmeden, yeni bir hesap edinmeden; tüm Gmail kullanıcıları halihazırda artık birer Buzz kullanıcısı oldu bile...

Buzz için FriendFeed veya Twitter gibi sosyal paylaşım servislerinden pek de bir farklı bir servis olmadığını söyleyebilirim; mesajlarımızla beraber aynı zamanda fotoğraf ve videolarımızı da ekleyerek takipçilerimizle paylaşabilmemiz mümkün. Şu an için Gmail üzerinden Google Talk aracılığıyla sohbet ettiğim veya sık sık e-posta gönderip aldığım çoğu Gmail kullanıcısı, aynı zamanda birer Buzz kullanıcısı olarak da takip ettiğim kişiler arasına eklemiş durumda. Aynı durum benimle sık sık iletişim kuran diğer Gmail kullanıcıları için de geçerli.

Tabii aklıma bir yandan da "Peki Google Wave ne olacak?" sorusu geldi. Google Wave için "E-Posta bugün -yeniden- keşfedilmiş olsaydı nasıl olabilirdi?" sorusuna güzel bir yanıt olacağı söyleniyordu, ama biz henüz Wave'in tadını alamamışken karşımıza Buzz çıktı. Gmail kullanıcılarının bir kısmı arayüze eklenen Buzzy etiketini, sorgusuz sualsiz etkinleştirilmesini ve de okunmamış Buzz girdilerinin "Gelenler Kutusu"nda okunmamış birer e-posta misali görüntülenmesini olumsuz karşılayacaklardır. Ancak kişisel görüşüm, Google'daki bazı beyinlerin "tüm kullanıcılarını yeni internet deneyimleriyle tanıştırma" konusunda oldukça güzel bir adım atmış olduğu.

Eğer Buzz girdilerimizi sorunsuz bir biçimde RSS beslemesi üzerinden yayınlayabilirsek (ki şu an için "Buzz by Deniz Ege Tunçay from Buzz" şeklinde yayınlanıyor benim becerebildiğim kadarıyla), bu girdileri aynı anda hem FriendFeed, hem Twitter, hem Facebook üzerinde de yayınlanabilir. Gmail gibi her an kontrol edebileceğiniz ve alışılmış bir arayüzü olan noktadan diğer servislere elimizin uzanabildiğini düşünmek hiç de fena bir fikir değil doğrusu.

Gönderileri takip etmek oldukça basit, Gmail sayfamızda "Gelen Kutusu" altında yer alan Buzz etiketine tıkladığımızda FriendFeed'e oldukça benzer bir arayüz karşımıza çıkıyor.

Buzz servisinin bir diğer güzel özelliği ise desteklenen diğer servislerden de veri alabilmesi. İsterseniz YouTube'ta favorileri görüntülerinizi, PicasaWeb'e eklediğiniz fotoğraflarınızı, Blogspot ile yayınladığınız blog girdilerinizi ve Google Reader'da beğendiğiniz veya paylaştığınız haberleri de buradan arkadaş listenizle paylaşabilirsiniz. Üstelik, diğer servislerden alınan verileri herkesin de burnuna dayamıyor; dilerseniz sadece belirli kişilerin veya grupların görebileceği şekilde de ayarlayabilmeniz mümkün. Bu da oldukça güzel düşünülmüş bir detay.

Eğer Gmail hesabınızda Buzz hizmeti henüz etkinleştirilmemişse telaşlanmaya gerek yok; okuduklarıma göre Gmail kullanıcılarının sadece %1'lik bir dilimi için bu servis etkinleştirildi, önümüzdeki hafta içerisinde de herkesin kullanımında olacak. Her ihtimale karşın http://www.google.com/buzz adresinden "Buzz'ı Gmail'de Deneyin" düğmesine tıklayarak şansınızı da deneyebilirsiniz.

Android işletim sistemli cep telefonları için de Buzz servisini kullanabilmek sanırım yakın bir tarihte mümkün olacak. Aynı durum iPhone için de geçerli sayılır, bunun için ücretsiz bir uygulama duyurulacakmış.

Yahoo'nun da http://buzz.yahoo.com adresinden erişilebilen bir hizmeti kullanılabilir durumda. Açıkçası çok kurcalayabilme fırsatı elde edemedim. Eğer Yahoo'nun ne yapmak istediğini anlayabilmiş, çözebilmiş birileri varsa ve beni de aydınlatırsa oldukça mutlu olurum.

Tüm bunları da yazdıktan sonra, aslında bu kadar fazla sosyal paylaşım servisinin olmasının olmasının iyi olup olmadığını düşünüyorum. Twitter şu ana kadar adını en sık duyduklarımızdan, FriendFeed de onun arkasından geliyor ve Buzz'la tanışana kadar benim en sık kullandığım sosyal paylaşım servisiydi. Buzz ise gördüğüm kadarıyla iddialı geliyor ve doğrudan Gmail üzerinden erişilebilirliği sayesinde herkesin elinin altında olacak. Bunlar çoğunluğun sıkça duydukları isimlerden... Peki, Yahoo Meme servisini kaç kişi kullanıyor? Bunların ardından gelen bir de identi.ca ve Mozillaca var, bunları kullanıyor muyuz? Bu kadar çok sosyal paylaşım servisinin iyi olması sizce ne kadar gerekli veya olumsuz yönleri de var mı? Sizce Buzz'ın Twitter'a veya FriendFeed'e sıkı birer alternatif olabilme şansı nedir? Sosyal paylaşım servislerini kullananların bu konu hakkında neler düşündüklerini açıkçası merak ediyorum...

Yazıyı sonlandırıyorken sizlerle Çağlar Onur'un bizimle Twitter'dan paylaştığı hoş bir görüntüyü ben de sizlerle paylaşmak istiyorum. Aşağıdaki fotoğrafın üstüne tıklayarak daha büyük ebatlarda görüntüleyebilmeniz mümkün, kendisi aslında bir Google Street View incisi :P


Benim Buzz gönderilerimi ayrıca http://buzz.egetun.com adresine okuyabilmek mümkün, bunu da söylemeden edemedim :)
22
Oca

Skype'ın Linux için duyurulan 2.1 Beta 2 sürümünde, MacOS X ve Windows sürümlerinde hali hazırda kullanılabilen ekran paylaşımı özelliği kullanılabilir hale geliyor.

2.1 - Beta 1 sürümünden bu yana neredeyse beş ay kadar bir süre geçti. İlk beta sürümüyle beraber SMS desteği kazanan, düşük bağlantı hızlarında bile daha iyi ses kalitesi sunduğu öne sürülen "Skype SILK codec" kullanan ve PulseAudio ile daha uyumlu çalıştığı belirtilen Skype, bu yeni sürümle beraber artık kullanıcıların kendi aralarında masaüstlerini paylaşabilme imkânı sağlıyor. Bu sayede sanıyorum ki, uzak mesafedeki arkadaşlarımıza bilgisayar üzerinde işlemlerin nasıl gerçekleşeceğini uygulamalı olarak anlatabilmemize olanak sağlayacak hoş bir özellik. Peki biz ne kadar kullanırız?

Ne yani? Hiç mi arkadaşınızla telefondan "nasıl yapılır?" tadında konuşmalarınız olmadı? :)

Skype’ın Linux için duyurulan 2.1 Beta 2 sürümünde, MacOS X ve Windows sürümlerinde hali hazırda kullanılabilen ekran paylaşımı özelliği kullanılabilir hale geliyor.

2.1 – Beta 1 sürümünden bu yana neredeyse beş ay kadar bir süre geçti. İlk beta sürümüyle beraber SMS desteği kazanan, düşük bağlantı hızlarında bile daha iyi ses kalitesi sunduğu öne sürülen “Skype SILK codec” kullanan ve PulseAudio ile daha uyumlu çalıştığı belirtilen Skype, bu yeni sürümle beraber artık kullanıcıların kendi aralarında masaüstlerini paylaşabilme imkânı sağlıyor. Bu sayede sanıyorum ki, uzak mesafedeki arkadaşlarımıza bilgisayar üzerinde işlemlerin nasıl gerçekleşeceğini uygulamalı olarak anlatabilmemize olanak sağlayacak hoş bir özellik. Peki biz ne kadar kullanırız?

Ne yani? Hiç mi arkadaşınızla telefondan “nasıl yapılır?” tadında konuşmalarınız olmadı? :)

11
Ara

Google'ın internet tarayıcısı Chrome (veya Linux kullanıcılarının bir süredir kullandığı bir diğer sürümü olan Chromium) için artık eklentiler kullanabilmek mümkün! Şahsen Mozilla Firefox'tan sonra Google Chromium'da eksikliğini hissettiğim bu özelliğin gelişi biraz geç oldu, ama iyi oldu.

Durum böyle olunca, size hemen kullanmanızı önerebileceğim eklentileri sıralamak geldi. Öncelikle, bu eklentileri https://chrome.google.com/extensions adresinden kurabiliyoruz ve bunun için de Google Chromium'un en son sürümünü kullanmanız gerekiyor. Ben bu yazıyı yazarken 34241 numaralı geliştirici sürümünü kullanıyordum ki gün içerisinde bir kaç güncelleme yapılabildiğine de rastladım.

Tabii Google Chromium ile Google Chrome arasında farktan da bahsetmemiz gerekecektir. Chromium; Google'ın internet tarayıcısı projesinin ilk adımı oluyor. Oldukça sık sürüm güncellenmesi yapılabiliyor (ki bir saat içerisinde üç defa güncellenebildiğine şahit oldum) ve son kullanıcılardan ziyade daha çok geliştiriciler için kullanılması uygun olan bir sürüm ancak gene de son kullanıcı için de ciddi kullanım sorunları içermiyor. Chrome ise, Chromium'un son kullanıcının rahatlıkla ve güvenle kullanabilmesi için makyajlanıp, elden geçirilmiş bir sürümü ve uzun bir süredir Windows sürümünün olmasına karşın Mac sürümü bundan yaklaşık iki ay kadar evvel duyurulmuştu, Linux sürümü ise geçtiğimiz günlerde duyuruldu. Tabii henüz Beta sürecinde olmasına karşın kullanımı oldukça sorunsuz denilebilir, şahsen artık Mozilla Firefox yerine Google Chrome kullanmayı tercih ediyorum. Özellikle netbook'larda oldukça hız kazandıran bir web tarayıcı olduğunu söyleyebilirim.

Pardus kullanıcıları için Google Chromium'un PiSi paketleri henüz Paket Yöneticisi'nde yer almamakta. Ancak gene de gönüllüler tarafından oluşturulan paketleri kurarak sistemimize Google Chromium'u kurabiliyoruz. Gökmen Görgen'in hazırladığı PiSi paketini buradan indirebilir ve sisteminize kurabilirsiniz veya inşa dosyalarını buradan inceleyebilirsiniz.

Eklentileri kullanabildiğimiz bir Google Chromium sürümünü de sisteminize kurduğunuzu varsayarak, şimdi oldukça kullanışlı eklentileri tanıtmaya başlayabilirim. Eklentilerin çoğunu kullanabilmek oldukça kolay; araç çubuğu üzerindeki simgelerine tıklamak yeterli olacaktır.

RSS Subscription Extension
Bağlandıkları her internet sayfasında öncelikle Rss simgesi arayanlar için oldukça işe yarar bir eklenti; adres çubuğuna eklenen bir Rss simgesi ile artık işiniz oldukça kolay. Bu simgeye tıklayarak söz konusu sayfanın Rss adresini anında görebiliyorsunuz.

FlashBlock
İnternet sayfalarındaki gereksiz Flash animasyonlarına son! Bu eklenti sayesinde Flash animasyonları, siz oynatma tuşuna basmadığınız sürece sayfada görüntülenmiyor. Böylelikle reklam animasyonlarından kurtularak internet sayfalarında rahatlıkla gezinebiliyoruz.

Google Mail Checker
Gmail Gelen Kutusu'nda okunmamış kaç tane e-postanız olduğunu gösteren kullanışlı bir eklenti. Aynı zamanda eklentinin simgesine tıkladığınız yeni bir sekmede Gmail hesabınızın Gelen Kutusu açılır.

Google Wave Notifier
Eğer bir Google Wave hesabınız varsa, kesinlikle kullanmanızı tavsiye edeceğim bir eklenti. Okunmamış iletilerin sayısını ve başlıklarını göstermesinin yanı sıra, okunmamış iletinin başlığına tıkladığınızda da yeni bir sekme içerisinde yeni gelen iletiyi açıyor.

Google Reader Notifier
Rss beslemelerini Google Reader ile takip ediyorsanız, okumadığınız ileti sayısını gösteren bu uygulama oldukça kullanışlı bir eklenti olacaktır.

Google Translate
Gezindiğiniz yabancı internet sayfaları, işletim sisteminizin varsayılan diline çevirmeye yarayan ve bunu da Google Translate kullanarak yerine getiren, kullanışlı bir eklenti.

GooglePreview
Google arama sonuçlarıyla beraber internet sayfalarından alınmış ufak boyutlu ekran görüntülerini de arama sonuçlarına ekleyen bir eklenti.

Docs PDF/PowerPoint Viewer
İnternet tarayıcısı ile açmaya çalıştığınız PDF belgelerini ve sunu dosyalarını doğrudan Google Dokümanlar üzerinden açan, kullanışlı bir eklenti.

Google Tasks
Gmail'in Görevler Listesi sayfası üzerine yeni notlar ekleyebileceğiniz ve önceden eklediğiniz notları görebildiğiniz bir eklenti.

Mini Google Maps
Tıkladığınızda ufak bir pencerede Google Maps'i görüntüleyen bu eklentinin ne kadar kullanışlı olacağı tamamen size kalmış.

Chromed Bird
Eklentinin simgesine tıkladığınızda ufak bir pencere içerisinde iletileri takip edebiliyorsunuz. Twitter hesabı olanlar ve Qwit, Choqok gibi Twitter istemcilerini kullanmayanların en azından bir kez şans vermeleri gerektiğini düşündüğüm bir eklenti. Tabi ki de okunmamış iletilerin sayısı da simge üzerinde size belirtiliyor.

Beautify Facebook
Facebook'un tasarımını değiştiren olduka hoş bir eklenti. Facebook'un bu yeni tasarımı eminim ki ilginizi çekecektir.

Facebook Re-design
Facebook'un tasarımını değiştirmeye yarayan bir eklenti daha. Kişisel görüşüm; bu eklentinin Beautiful Facebook eklentisinden daha başarılı olduğu yönünde.

Facebook for Google Chrome
Arayüze eklenen Facebook simgesine tıkladığınızda; iletinizi güncelleyebildiğiniz, arkadaş listenizdekilerin paylaştığı öğeleri takip edebildiğiniz ve bildirileri takip edebildiğiniz bir eklenti.

Facebook Adblock
Facebook'ta yayınlanan reklamları kaldırmaya yarayan bir eklenti. Özellikle garip ilaçların reklamlarından sıkılanlar için birebir.

Fast YouTube Search
Arama kutusuna yazdıklarınız sonuçlarını yeni bir sekmede gösteren ve YouTube üzerinde aramayı kolaylaştıran bir eklenti.

Email this page
Bulunduğunuz adresini, istediğiniz kişilere e-posta göndererek paylaşabilmenizi mümkün kılan, kimileri için kullanışlı olabileceğini düşündüğüm bir eklenti.

ShowIP
Size en kısa yoldan kullanmakta olduğunuz IP numarasını gösteren bir eklenti.

Firebug Lite
Kendisiyle ilk olarak Mozilla Firefox'ta tanıştığım bu eklentiyi, sayfaların CSS kodlarına erişmek için kullanabiliyoruz. Web tasarımcıları için oldukça kullanışlı bir eklenti diyebiliriz.

Web Developer Mini
Gene web tasarımcıları için işe yarar başka bir eklenti daha. Bu eklenti, bulunduğunuz internet sayfasının tasarımında kullanılan kodların hatalarını bulmanızı daha da kolaylaştırıyor ve HTML sayfalarının Syntax'larının doğruluğunu http://validator.w3.org adresi üzerinden kolaylıkla sorgulamanızı sağlıyor.

Sanırım bu 20 eklenti ile Google Chromium sizin daha kullanışlı bir internet tarayıcısı olacaktır. Google Chromium'un eklentileri desteklemesiyle beraber sanırım benim gibi daha bir çok kullanıcı Mozilla Firefox'u bir süre unutacaktır!

Herkese kolay gelsin :)

Google’ın internet tarayıcısı Chrome (veya Linux kullanıcılarının bir süredir kullandığı bir diğer sürümü olan Chromium) için artık eklentiler kullanabilmek mümkün! Şahsen Mozilla Firefox’tan sonra Google Chromium’da eksikliğini hissettiğim bu özelliğin gelişi biraz geç oldu, ama iyi oldu.

Durum böyle olunca, size hemen kullanmanızı önerebileceğim eklentileri sıralamak geldi. Öncelikle, bu eklentileri https://chrome.google.com/extensions adresinden kurabiliyoruz ve bunun için de Google Chromium’un en son sürümünü kullanmanız gerekiyor. Ben bu yazıyı yazarken 34241 numaralı geliştirici sürümünü kullanıyordum ki gün içerisinde bir kaç güncelleme yapılabildiğine de rastladım.

Tabii Google Chromium ile Google Chrome arasında farktan da bahsetmemiz gerekecektir. Chromium; Google’ın internet tarayıcısı projesinin ilk adımı oluyor. Oldukça sık sürüm güncellenmesi yapılabiliyor (ki bir saat içerisinde üç defa güncellenebildiğine şahit oldum) ve son kullanıcılardan ziyade daha çok geliştiriciler için kullanılması uygun olan bir sürüm ancak gene de son kullanıcı için de ciddi kullanım sorunları içermiyor. Chrome ise, Chromium’un son kullanıcının rahatlıkla ve güvenle kullanabilmesi için makyajlanıp, elden geçirilmiş bir sürümü ve uzun bir süredir Windows sürümünün olmasına karşın Mac sürümü bundan yaklaşık iki ay kadar evvel duyurulmuştu, Linux sürümü ise geçtiğimiz günlerde duyuruldu. Tabii henüz Beta sürecinde olmasına karşın kullanımı oldukça sorunsuz denilebilir, şahsen artık Mozilla Firefox yerine Google Chrome kullanmayı tercih ediyorum. Özellikle netbook’larda oldukça hız kazandıran bir web tarayıcı olduğunu söyleyebilirim.

Pardus kullanıcıları için Google Chromium’un PiSi paketleri henüz Paket Yöneticisi’nde yer almamakta. Ancak gene de gönüllüler tarafından oluşturulan paketleri kurarak sistemimize Google Chromium’u kurabiliyoruz. Gökmen Görgen’in hazırladığı PiSi paketini buradan indirebilir ve sisteminize kurabilirsiniz veya inşa dosyalarını buradan inceleyebilirsiniz.

Eklentileri kullanabildiğimiz bir Google Chromium sürümünü de sisteminize kurduğunuzu varsayarak, şimdi oldukça kullanışlı eklentileri tanıtmaya başlayabilirim. Eklentilerin çoğunu kullanabilmek oldukça kolay; araç çubuğu üzerindeki simgelerine tıklamak yeterli olacaktır.

RSS Subscription Extension
Bağlandıkları her internet sayfasında öncelikle Rss simgesi arayanlar için oldukça işe yarar bir eklenti; adres çubuğuna eklenen bir Rss simgesi ile artık işiniz oldukça kolay. Bu simgeye tıklayarak söz konusu sayfanın Rss adresini anında görebiliyorsunuz.

FlashBlock
İnternet sayfalarındaki gereksiz Flash animasyonlarına son! Bu eklenti sayesinde Flash animasyonları, siz oynatma tuşuna basmadığınız sürece sayfada görüntülenmiyor. Böylelikle reklam animasyonlarından kurtularak internet sayfalarında rahatlıkla gezinebiliyoruz.

Google Mail Checker
Gmail Gelen Kutusu’nda okunmamış kaç tane e-postanız olduğunu gösteren kullanışlı bir eklenti. Aynı zamanda eklentinin simgesine tıkladığınız yeni bir sekmede Gmail hesabınızın Gelen Kutusu açılır.

Google Wave Notifier
Eğer bir Google Wave hesabınız varsa, kesinlikle kullanmanızı tavsiye edeceğim bir eklenti. Okunmamış iletilerin sayısını ve başlıklarını göstermesinin yanı sıra, okunmamış iletinin başlığına tıkladığınızda da yeni bir sekme içerisinde yeni gelen iletiyi açıyor.

Google Reader Notifier
Rss beslemelerini Google Reader ile takip ediyorsanız, okumadığınız ileti sayısını gösteren bu uygulama oldukça kullanışlı bir eklenti olacaktır.

Google Translate
Gezindiğiniz yabancı internet sayfaları, işletim sisteminizin varsayılan diline çevirmeye yarayan ve bunu da Google Translate kullanarak yerine getiren, kullanışlı bir eklenti.

GooglePreview
Google arama sonuçlarıyla beraber internet sayfalarından alınmış ufak boyutlu ekran görüntülerini de arama sonuçlarına ekleyen bir eklenti.

Docs PDF/PowerPoint Viewer
İnternet tarayıcısı ile açmaya çalıştığınız PDF belgelerini ve sunu dosyalarını doğrudan Google Dokümanlar üzerinden açan, kullanışlı bir eklenti.

Google Tasks
Gmail‘in Görevler Listesi sayfası üzerine yeni notlar ekleyebileceğiniz ve önceden eklediğiniz notları görebildiğiniz bir eklenti.

Mini Google Maps
Tıkladığınızda ufak bir pencerede Google Maps‘i görüntüleyen bu eklentinin ne kadar kullanışlı olacağı tamamen size kalmış.

Chromed Bird
Eklentinin simgesine tıkladığınızda ufak bir pencere içerisinde iletileri takip edebiliyorsunuz. Twitter hesabı olanlar ve Qwit, Choqok gibi Twitter istemcilerini kullanmayanların en azından bir kez şans vermeleri gerektiğini düşündüğüm bir eklenti. Tabi ki de okunmamış ilet
ilerin sayısı da simge üzerinde size belirtiliyor.

Beautify Facebook
Facebook’un tasarımını değiştiren olduka hoş bir eklenti. Facebook’un bu yeni tasarımı eminim ki ilginizi çekecektir.

Facebook Re-design
Facebook’un tasarımını değiştirmeye yarayan bir eklenti daha. Kişisel görüşüm; bu eklentinin Beautiful Facebook eklentisinden daha başarılı olduğu yönünde.

Facebook for Google Chrome
Arayüze eklenen Facebook simgesine tıkladığınızda; iletinizi güncelleyebildiğiniz, arkadaş listenizdekilerin paylaştığı öğeleri takip edebildiğiniz ve bildirileri takip edebildiğiniz bir eklenti.

Facebook Adblock
Facebook’ta yayınlanan reklamları kaldırmaya yarayan bir eklenti. Özellikle garip ilaçların reklamlarından sıkılanlar için birebir.

Fast YouTube Search
Arama kutusuna yazdıklarınız sonuçlarını yeni bir sekmede gösteren ve YouTube üzerinde aramayı kolaylaştıran bir eklenti.

Email this page
Bulunduğunuz adresini, istediğiniz kişilere e-posta göndererek paylaşabilmenizi mümkün kılan, kimileri için kullanışlı olabileceğini düşündüğüm bir eklenti.

ShowIP
Size en kısa yoldan kullanmakta olduğunuz IP numarasını gösteren bir eklenti.

Firebug Lite
Kendisiyle ilk olarak Mozilla Firefox’ta tanıştığım bu eklentiyi, sayfaların CSS kodlarına erişmek için kullanabiliyoruz. Web tasarımcıları için oldukça kullanışlı bir eklenti diyebiliriz.

Web Developer Mini
Gene web tasarımcıları için işe yarar başka bir eklenti daha. Bu eklenti, bulunduğunuz internet sayfasının tasarımında kullanılan kodların hatalarını bulmanızı daha da kolaylaştırıyor ve HTML sayfalarının Syntax’larının doğruluğunu http://validator.w3.org adresi üzerinden kolaylıkla sorgulamanızı sağlıyor.

Sanırım bu 20 eklenti ile Google Chromium sizin daha kullanışlı bir internet tarayıcısı olacaktır. Google Chromium’un eklentileri desteklemesiyle beraber sanırım benim gibi daha bir çok kullanıcı Mozilla Firefox’u bir süre unutacaktır!

Herkese kolay gelsin :)

4
Ara
Tremulous'un ne olduğundan bahsetmeyeceğim, daha evvel bahsetmiştim çünkü :) Uzun süredir herhangi bir sürüm güncellemesi duyurulmuyordu ama geliştirici ekip sessizliğini bozdu ve 1.2 sürümünü duyurdular ve yeni sürümde ne gibi değişiklikler ve yenilikler olduğuna dair ayrıntılı bir "değişiklikler listesi" yayınlamayı da ihmal etmediler.

Oyunu gecenin üç buçuğunda deneyebilmek gibi bir fırsatım olmadı. Ama zaten bir Tremulous oyuncusu olarak boş vaktimde yapacağım ilk iş yeni sürümü biraz kurcalamak olacak! Bakalım yapılan değişiklikler işle oyun daha da eğlenceli bir hale gelmiş mi?
Tremulous’un ne olduğundan bahsetmeyeceğim, daha evvel bahsetmiştim çünkü :) Uzun süredir herhangi bir sürüm güncellemesi duyurulmuyordu ama geliştirici ekip sessizliğini bozdu ve 1.2 sürümünü duyurdular ve yeni sürümde ne gibi değişiklikler ve yenilikler olduğuna dair ayrıntılı bir “değişiklikler listesi” yayınlamayı da ihmal etmediler.

Oyunu gecenin üç buçuğunda deneyebilmek gibi bir fırsatım olmadı. Ama zaten bir Tremulous oyuncusu olarak boş vaktimde yapacağım ilk iş yeni sürümü biraz kurcalamak olacak! Bakalım yapılan değişiklikler işle oyun daha da eğlenceli bir hale gelmiş mi?

26
Eyl
Google, Linux tabanlı işletim sistemi Google Chrome OS'u duyurduğundan bu yana internette gerçeği yansıtmayan bir çok görsel yer aldı, ama benim az evvel rastladığım ise bunlar arasındaki en çok hoşuma gideni. En azından "Kullanacağım Linux dağıtımı nasıl gözüksün isterim?" sorusuna buradan bir kaç fikir çalarak yanıt verebilmek mümkün.




http://www.youtube.com/watch?v=nJByVHyNIi0

Yüklenme ekranı, kullanıcı bilgilerinin sorulduğu arayüz ve buradan oturumun açılışı oldukça sade ve güzel geçişlerle gerçekleşiyor. Görüntülerin gerçekçiliği hakkında en ufak bir fikrim bile yok ancak eğer birisi bu çalışma ile birazcık eğlenmek istemiş olsa da başarılı bir iş çıkartmış. Her ne kadar sık kullanılanlar ekranı birazcık dağınık görünse de, taktir ettim doğrusu :)

Google, Linux tabanlı işletim sistemi Google Chrome OS‘u duyurduğundan bu yana internette gerçeği yansıtmayan bir çok görsel yer aldı, ama benim az evvel rastladığım ise bunlar arasındaki en çok hoşuma gideni. En azından “Kullanacağım Linux dağıtımı nasıl gözüksün isterim?” sorusuna buradan bir kaç fikir çalarak yanıt verebilmek mümkün.

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=nJByVHyNIi0&hl=en&fs=1&]
http://www.youtube.com/watch?v=nJByVHyNIi0

Yüklenme ekranı, kullanıcı bilgilerinin sorulduğu arayüz ve buradan oturumun açılışı oldukça sade ve güzel geçişlerle gerçekleşiyor. Görüntülerin gerçekçiliği hakkında en ufak bir fikrim bile yok ancak eğer birisi bu çalışma ile birazcık eğlenmek istemiş olsa da başarılı bir iş çıkartmış. Her ne kadar sık kullanılanlar ekranı birazcık dağınık görünse de, taktir ettim doğrusu :)

24
Eyl
Bugün, özgür yazılımla pek haşır neşir olmayan ve takipçisi olduğum farklı bir topluluk olan Beneath the Ground tarafından bana gönderilen bir e-posta'yı biraz kırparak buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. Başlıkta yer alan "özgür müzik" ifadesi sebebiyle özgür yazılım ve açık kaynak kodlu projelerle bir bağ kurmak yanlış olur. Zira MySpace; amatör müzik topluluklarının çalışmalarını herhangi bir plak şirketine bağlı olmaksızın rahatlıkla müzik severlerle paylaşabildikleri ve sunduğu imkanlar dahilinde müzisyenlere özgürlük tanıyan bir oluşum. Şimdiyse sözünü ettiğim metni sizlerle paylaşma vakti:

Merhaba arkadaşlar, Mü-Yap’ın şikayeti üzerine Last FM ve MySpace’in kapanması sonucu netdaşların oluşturduğu bir protesto eylemi yapıldı ve devam etmekte. Protesto için, “Özgür Müziğe Dokunma!” sloganlı resimlerin çıktısı alınıp, cd kutularına konarak MÜ-Yap’a posta ile gönderiliyor. İlk eylem bugün gerçekleşti ve devamı da gelecektir. Eğer sansürle ilgili bir şey yapamamaktan dolayı sıkılanlardansanız, bilgi için sizi http://numaraiki.blogspot.com/2009/09/mu-yapa-gerilla.html adresine alalım.

Bu kampanya amacına ulaşır mı, bunu söylemek şu an için erken ancak ilginç bir protesto kampanyası olduğu kesin. Sözü edilen CD kapakları http://www.divshare.com/download/8613215-410 adresinden edinebiliyor. Eğer bu kapakları boş bir CD kutusuna yerleştirip MüYAP'a göndermeye niyetliyseniz, göndereceğiniz adres de aşağıda yer almakta...

Mü-Yap Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği Kuloğlu Mah. Turnacıbaşı Sok. No: 16 Kat: 5 80070 Beyoğlu İstanbul

Hemen söyleyeyim, ben yarın bir adet CD kapağı göndereceğim :) İnternetimize uygulanan erişim engellemelerine karşı tepki göstermek adına, duyarlı tüm kullanıcıları da bu kampanyaya katılmaya davet ediyorum.
19
Eyl
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın aldığı karar doğrultusunda, binlerce müzik topluluğunun parçalarını yasal yollar çerçevesinde ücretsiz dinleyebildiğimiz MySpace.com ve dünyanın en en çok ziyaret edilen internet radyoları arasında yer alan Last.fm, henüz açıklanmayan gerekçelerden ötürü erişime engellendi!
Farklı DNS adreslerinin kullanılmasıyla bu sayfalara erişebilmek ise mümkün.

İnternet kullanıcıları olarak bir kez daha tebriklerimizi dile getirelim! Her ne kadar gerekçeler henüz açıklanmamış olsa da, tatminkâr gerekçeler olacağına şüpheyle yaklaşıyorum şu an. Geçtiğimiz dönemlerde de bir süre için bile olsa bu duruma düşen internet sayfalarını hatırlıyor musunuz? Blogger, Ekşi Sözlük, Google Groups, Wordpress ve hatırlayamadığımız daha kaçı... Halen erişime engellenenler arasında adı en çok anılanlardan (ama büyük bir çoğunluğumuzun da hâlen farklı yöntemlerle bu engelleri aşabildiği) biri de YouTube. Engellenen -ya da engellenmeye çalışılan- sayfaların hemen hemen hepsi de internet kullanıcılarının birbirleriyle toplu iletişime girebildikleri, kendi düşüncelerini kolaylıkla ve hızlı bir biçimde diğer kullanıcılarla paylaşabildikleri sayfalar. Dünya üzerinde internetin sundukları gelişirken, bizim bu gelişmelere alerjimiz var sanki.

Şimdi oturup MySpace.com ve Last.fm'in ne gibi gerekçelerle erişime engellendiğini öğrenmek için beklemedeyim, bir çok kişi gibi...

Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın aldığı karar doğrultusunda, binlerce müzik topluluğunun parçalarını yasal yollar çerçevesinde ücretsiz dinleyebildiğimiz MySpace.com ve dünyanın en en çok ziyaret edilen internet radyoları arasında yer alan Last.fm, henüz açıklanmayan gerekçelerden ötürü erişime engellendi!
Farklı DNS adreslerinin kullanılmasıyla bu sayfalara erişebilmek ise mümkün.

İnternet kullanıcıları olarak bir kez daha tebriklerimizi dile getirelim! Her ne kadar gerekçeler henüz açıklanmamış olsa da, tatminkâr gerekçeler olacağına şüpheyle yaklaşıyorum şu an. Geçtiğimiz dönemlerde de bir süre için bile olsa bu duruma düşen internet sayfalarını hatırlıyor musunuz? Blogger, Ekşi Sözlük, Google Groups, WordPress ve hatırlayamadığımız daha kaçı… Halen erişime engellenenler arasında adı en çok anılanlardan (ama büyük bir çoğunluğumuzun da hâlen farklı yöntemlerle bu engelleri aşabildiği) biri de YouTube. Engellenen -ya da engellenmeye çalışılan- sayfaların hemen hemen hepsi de internet kullanıcılarının birbirleriyle toplu iletişime girebildikleri, kendi düşüncelerini kolaylıkla ve hızlı bir biçimde diğer kullanıcılarla paylaşabildikleri sayfalar. Dünya üzerinde internetin sundukları gelişirken, bizim bu gelişmelere alerjimiz var sanki.

Şimdi oturup MySpace.com ve Last.fm‘in ne gibi gerekçelerle erişime engellendiğini öğrenmek için beklemedeyim, bir çok kişi gibi…

28
Ağu
Bilgisayar kullanıcılarının büyük bir çoğunluğu Vista'dan şikayetçi olmakla bence haklılar, insanın işini kolaylaştırmaktansa zorlaştıran bir işletim sistemi olarak görüyorum. Her ne kadar Pardus'um ile mutlu olsam da, netbook kullandığım için bir DVD okuyucudan mahrum kalıyorum ve bu çok ender de olsa eksikliğini hissettiğim bir sorun. Böyle durumlarda ise çoğunlukla evde aile fertleri tarafından kullanılan ve içinde kurulu bir Windows Vista ile gelen bir dizüstü bilgisayar daha var. CD'lerle haşır neşir olacağım vakit bu bilgisayara doğru yönelmekse şimdilik benim tek seçeneğim.

İlginçtir ki, bu bilgisayarın içindeki işletim sistemi sağ olsun, bir işletim sisteminin gerçekleştirmesi gereken en temel eylemler aslında bir işkenceye dönüşebiliyor; ortalama 7 MB boyutu olan bir dosyayı USB bellekten silmek için 18 saniye boyut hesaplayarak ve 1 dakika 26 saniye de dosya silmek için harcayarak yeterince zaman yediği yetmiyormuş gibi, bu süreçler içerisinde bazen takılması ve de uygulamaların yanıt vermemesi, insanı sabah sabah daha evden çıkmadan sinir küpüne çevirmekte birebir. Kaldı ki bu dizüstü bilgisayarı alırken sadece Vista ile satılması ve ürünün lisans ücreti için de bir bedel ödendiğini de hesaba katarsak, tüm güncellemelerine rağmen bu tür sorunların ve yavaşlıkların yaşanıyor olması da sinir katsayımı arttıran bir etken. Neyse, benim asabiyetimin sebebini bir tarafa bırakırsak, beni sinirlendiren bir diğer noktaya geçmek istiyorum; bu işletim sisteminin garanti kapsamını ne şekilde etkilediği.

Şu ana kadar yazılanlardan Vista ve bir dizüstü bilgisayarın garanti kapsamı arasında bir bağ kuramamanız doğal. Konuyu yavaş yavaş bu yöne doğru çekeyim o zaman.
Bilişim yayınlarını takip eden biriyseniz ve işletim sistemleriyle ilgili gelişmeleri de takip ediyorsanız, "Amerika'da satılan dizüstü bilgisayarların büyük bir çoğunluğunda kurulu olarak gelen Windows Vista'nın kullanıcı tarafından kaldırılması ve başka bir işletim sisteminin kurulması halinde ürünün tamamen garanti kapsamından çıktığı"yla ilgili haberlere bir şekilde rastlamış olmanız muhtemel. Her ne kadar ben bu satırları yazarken doğrudan bir bilgi kaynağı bulamamış olsam da, zaman içerisinde bu konuyla ilgili yazılar okuduğumdan hafızama güveniyorum. Şimdiyse Amerika'daki durumu da bir tarafa bırakıyorum ve memleketimde ne gibi benzer bir manzarayla karşılaştığımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Söz konusu Vista kurulu dizüstü bilgisayarımın markası BenQ ve daha önce donanımsal bir sıkıntısı olduğundan dolayı -adının karalanacağı düşünülebilmesinden ötürü burada özellikle yazmayacağım - teknik servisi arıyorum ve kurulu olan işletim sisteminin yakında çıkacak olan Windows 7'ye yasal yollarla yükseltmenin karşılığında ne kadar bir bedel ödemem gerekeceği hakkında bilgi istiyorum. Bu tür süreçlerle doğrudan BenQ'nun ilgilenmediğini ve anlaşmalı teknik servislerin ilgilendiğini daha önce farklı sebeplerle öğrenmiştim. Söz konusu teknik servisten konuştuğum yetkili kişinin bana söylediği kadarıyla benim elimdeki ürünün bu şekilde bir sürüm yükseltme servisinden ne yazık ki yararlanamadığımı soruyorum. Ancak, görüşmenin sonlarına yaklaşırken yetkili bu kişinin anlattıklarının arasından dikkatimi çeken bir husus, aslında görüşmenin pek de sonunda olmadığımın ilk göstergesi oluyor; "(...) Yetkili servisimiz garanti kapsamı içerisinde Windows 7'yi kurulumu yapmıyor. Siz, bu ürünü bize getirirseniz bunu kurmamız pek tabii ki de mümkün ancak bu durumda da elinizdeki ürünün garantisi sonlanır. (...)"

Bu açıklama üzerine konuyu biraz daha genişletiyorum ve aldığım yanıtlar beni gerçekten şaşırtıyor. Yetkili kişiden öğrendiğim kadarıyla, ürünle beraber gelen Kurtarma Disk'i haricinde bir kurulum gerçekleştirirsem (ki bunlar arasında Pardus, başka bir dağıtım veya herhangi bir Windows sürümü olduğunu kendisi dile getiriyor) ürünün kesinlikle garantisinin sonlanacağı yineliyor.

Şimdi, her ne kadar yazı içerisinde özgür yazılımdan bir satır haricinde hiç bahsetmemiş olsam da, aslında önemli bir noktaya değindiğimi düşünüyorum ve bunu da açıklama ihtiyacı duyuyorum; özgürlüğümün kısıtlanıyor olması. Donanımsal özelliklerinin yeterliliğinden dolayı belirlediğim fiyat aralığında bir dizüstü bilgisayar alıyorum, üreticilerin veya dağıtımcıların ülkemizde uygulanan satış politikası gereği ne yazık ki kullanmayı tercih etmediğim bir işletim sistemi için de lisans ücretini ödemiş sayılıyorum ve bu lisans ücretini ödemekle beraber yasal olarak kullanma hakkım olan bu işletim sistemini dizüstü bilgisayarımdan kaldırmak istediğimdeyse şunu görüyorum; aslında alabileceğim iddia edilen ama asla somut bir şekilde alamadığım yazılım desteğinden mahrum kalmakla beraber olası donanım sorunlarını kapsayan garanti hakkımı da kaybediyorum.

Şimdi soruyorum; benim bu dizüstü bilgisayarımı özgür bir şekilde kullanabilmem ne kadar mümkündür ki? İstediğim işletim sistemini kuramıyor ve kaldıramıyorum. Burada bir müşteri olarak memnun kaldığımı söyleyebilmem, mümkün değil. Az sayıdaki insanlardan biriyim; dizüstü bilgisayarını alırken kullanmayacağı bir işletim sistemini de satın almak istemeyen bir kullanıcı. Sizden de bir ricam olacak, eğer bilgisayarınıza Pardus veya başka bir dağıtım kuracaksanız, yanında size verecekleri o hantal işletim sistemi için bir harcamada bulunmayın, onun yerine tepkinizi ve ne istediğinizi ifade edin, bundan da hiç vazgeçmeyin.

** Bu yazıyı yazdığım saatlerde feci bir diş ağrısı çekiyorum. Uzun, karmaşık, yılan hikayesine dönmüş cümlelerim varsa (ki olacağını bildiğimden ötürü bu notu yazıyorum zaten) şimdiden özür dilerim...