özgürlük için
Pardus logosu indir
Bilgisayarınızda Pardus'a geçmek mi istiyorsunuz? İlk Adımlar bölümünde aradığınız tüm cevapları bulacaksınız.
Özgürlükİçin.com, Pardus'un yaygınlığını artırmak ve bilgi paylaşımı için kurulan bir topluluk sitesidir.
İlk Adım
Pardon
Topluluk & Forum
Gezegen
Haberler
Temalar
Oyunlar
Paketler
Nasıl
31 Temmuz


DailyMotion da YouTube gibi erişimi engellenenler arasına katıldı. Hoş, şu an farklı bir DNS adresi kullanılması halinde siteye erişim mümkün, ancak akıl erdirebilmek pek mümkün görünmüyor.

Kapatın, elinize ne geçiyorsa kapatın. Kapatın ki akılları başlarına gels..*küüt*

(…)

26 Temmuz


# service list
Traceback (most recent call last):
File “/bin/service”, line 330, in <module>
main(sys.argv[1:])
File “/bin/service”, line 302, in main
list_services(use_color)
File “/bin/service”, line 180, in list_services
services.append((service, getServiceInfo(service, bus), ))
File “/bin/service”, line 170, in getServiceInfo
return obj.info(dbus_interface=”tr.org.pardus.comar.System.Service”)
File “/usr/lib/python2.5/site-packages/dbus/proxies.py”, line 140, in __call__
**keywords)
File “/usr/lib/python2.5/site-packages/dbus/connection.py”, line 607, in call_blocking
message, timeout)
dbus.exceptions.DBusException: tr.org.pardus.comar.dbus.unknownmodel: Application interface doesn’t exist.

Eğer bir Pardus kullanıcısı iseniz ve yukarıdaki hata size bir yerden tanıdık gelmiyorsa, konsoldan yönetici haklarıyla service list komutunu verdiğinizde bu hatayla karşılaşıyorsanız veya aynı şekilde Tasma‘dan Sistem Seçenekleri » Servis Yöneticisi‘ne erişmek istediğinizde Tasma kendinden geçiyor, donuyor [http://imaj.at/45480] ise, çözümü burada.

Sorunun sebebi, sanırsam kdebase paketinin kaldırılması veya güncellenmesi sonucu ÇOMAR veritabanında bozulan bir satır. Çözümü ise, Bahadır Kandemir‘in hazırladığı bir Python betiği. Python betiği konsoldan yönetici haklarıyla çalıştırdığımızda gerekli işlemler yapılıyor ve sorun çözülüyor.

3 Haziran


Pardus 2008′in haftalık yayınlanan deneme sürümlerinin ardından, geçtiğimiz günlerde duyurulan ara sürümlerin çıkış tarihlerine göre bugün Pardus 2008 Beta 1 sürümünün duyurulması bekleniyordu ve duyuruldu da! Ben bu webgünlüğü iletisini yazdığım dakikalarda henüz bir ISO dosyası duyurulmamıştı, ancak Pardus 2008 Alpha 1 kullananlar, internet üzerinden güncelleme yaparak Beta 1 sürümüne geçiş yapabildiler. Sürüm takvimlerine bakıldığında, 23 Haziran’da, yani 20 gün sonra Pardus 2008′in kararlı sürümü duyurulmuş olacak!

Pardus 2008′e geçmeyi düşünen kullanıcıları ise buradan uyarmak istiyorum. Eğer deneyimli bir bilgisayar kullanıcısı değilseniz ve konsol üzerinden işlem yapmak konusunda pek bir tecrübeniz yoksa, kararlı sürümün çıkmasını bekleyin. Çünkü, karşılaşabileceğiniz bir takım hatalar için konsolla yüz göz olmak gerekecek!

Pardus 2008′e geçmiş olan kullanıcılardan ise, şu yönde bir şey istiyorum. Pardus 2008′de sizin için ne iyi, ne kötü, bunlardan bize bahsedin! Ama dikkat edin, gerek forumuzda, gerek Pardus Kullanıcı Listesi’nde daha önce pek bahsedilmemiş, ısıtılıp ısıtılıp tekrardan bahsedilmeyenlerden bahsedelim!

Pardus Geliştirici Ekibi’ne bir kez daha teşekkür ediyorum, çünkü bir kez daha ortaya güzel bir çalışma çıkmış! Sıra gönüllülerde; test ekibi ve bizim gibi tecrübeli kullanıcılarda; hata avlamada ve raporlamada!

04 Haziran 2008, sabah saat 10:20 ek bilgi düzenlemesi:

Az önce okduğum kadarıyla, Pardus 2008 Beta 1 sürümünün CD ISO’su da duyurulmuş! İnatla CD ISO’sunu bekleyenlerin gözü aydın!

2 Mayıs


Özgürlük İçin Forum sayfalarında Urban Terror.

Daha detaylı bilgi için sizi forum sayfalarımıza alalım efenim :)

7 Nisan


Gerçekten de bir yetkilinin çıkıp “Evet, şaka yapıyoruz. Bu kadar da abartmayız, merak etmeyin. Hele ki Turkcell’in iş ortaklarını ve Google’ın servislerini kullanan yüz binlerce internet kullanıcımızı bu kadar da zor duruma düşürmeyiz…” demesini istiyorum.

Neden mi bahsediyorum? Sizi şöyle alalım o zaman…

25 Mart


Bu başlığı okuyanlar arasında *belki de* beni taşlamayı düşünenler olabilir. Şaka bir yana, ShiftDelete.Net [1] forumunda bir konu başlığında [2] rastladığım bu yazıyı sizlerle de paylaşmak istedim. Forum sayfasında da [2] belirtildiği üzere, bu yazı da Serkan Sevilgen isimli bir internet kullanıcısının web günlüğünden [3] alınmış. Kimimiz biliyordur ya da kimimiz bilmiyordur, paylaşmak istedim. Umarım ki mizah içerikli bu alıntıyı yaptığım için Özgürlükİçin.Com [4] takipçilerinden tepki almam :)

  • Google, bilimsel olarak doğrulanabilir “her şeyi bilen” olmaya en yakın varlıktır. Google, 9.5 milyardan fazla web sayfasını indekslemiş durumdadır.
  • Google, aynı anda her yerdedir.
  • Google duaları cevaplar. Herhangi bir sorunuzla ilgili Google’a dökün içinizi cevabı bir kaç saniyede önünüzde olacak.
  • Google ölümsüzdür. Bizler gibi fiziki varlık değildir.
  • Google sonsuzdur. İnternet teorik olarak sonsuza kadar büyüyecektir ve Google da indeksleyecektir.
  • Google her şeyi hatırlar. Milyarlarca web sayfasını ön belleğinde tutmaktadır.
  • Google şirket politikası gereği kötülük yapmaz.
  • Google” kelimesi İntenette “God”, “Jesus”, “Allah”, “Buddha”, “Christianity”, “Islam”, “Buddhism” and “Judaism” kelimelerinden çok daha fazla aranmaktadır.
  • Google’ın varlığı apaçıktır, ispata gerek duymaz. http://www.google.com adresine girmeniz yeterlidir.

Googlism‘e [5] göre, internet ortamında paylaştığımız sürece Google aracılıyla bilgilerimizle ve tecrübelerimizle biz de ölümsüzleşmiş olacağız. Tabii, Google’ın Tanrı olması halinde, Microsoft da şeytan ilan etmiş olacaklar sanırsam.

Oh my Google!..

[1] http://shiftdelete.net/
[2] http://forum.shiftdelete.net/google-tanri-mi-t28048.0.html
[3] http://ssevilgen.blogspot.com/2008/03/google-tanr-m.html
[4] http://www.ozgurlukicin.com/
[5] http://www.thechurchofgoogle.org/

15 Mart
9 Şubat


Merhabalar!

Özgürlük İçin, geçtiğimiz Çarşamba akşamı yeni arayüzüne kavuştu! Henüz deneme sürecinde olan forumuyla ve katkıcılarıyla beraber özgür yazılım meraklılarına daha iyi bir sayfa sunmak amacıyla yoluna hızla devam ediyor. Takipçilerinin bildiği üzere; Özgürlük İçin, geçtiğimiz yılın Temmuz ayının ilk haftasında kullanıcılarla buluşmuştu. O günden bu güne içeriği git gide zenginleşen Özgürlük İçin, artık göze daha hoş görünen bir temaya kavuştu.

Henüz deneme sürecinde olan Özgürlük İçin Forumu ile ilgili olarak bazı düşüncelerimi tüm takipçilerimizle paylaşmak istiyorum.

Şu an yeni tasarımıyla deneme sürecinde olan Özgürlük İçin ve forum sayfasında bir takım hatalarla ve eksiklerle karşılaşmak mümkün. Karşılaşılan hatalar hızla gideriliyor, eksiklerin ne olduğu biliniyor ve bunlar da yapılacaklar listesine alınmış durumda. Peki, şu an için bu kadar hatanın ve eksiğin olmasında yatan sebepler nedir?

Aslında sebepleri, Özgürlük İçin Listesi‘ni [1] takip edenlerce biliniyor ama, burada yer alan bilgileri foruma taşımakta da fayda görüyorum. Forumumuz için, Phpbb, SMF veya türevi başka bir yapı kullanmak yerine Ahmet Aygün, Akın Ömeroğlu, Denis Kürov, Eren Türkay ve Uğur Çetin tarafından Django için yazılmış, çalışan (ilk olmasa bile) tek forum bileşenini kullanmaktayız. Haliyle, eksikleri ve hataları da olacaktır. Bu deneme sürecinde de bu hatalar sizin de bildirimlerinizle gideriliyor, hem de eksikler zaman içerisinde tamamlanıyor.

Özgürlük İçin Listesi‘nde [1], forumdaki eksiklerin neler olduğu ve deneme sürecinden çıktığımızda ne gibi özelliklere kavuşmuş olacağımızı Ali Işıngör çok güzel bir şekilde dile getirmişti [2]. Tabii, herkes listeyi takip etmiyor, ben de buradan faydalanarak size durumu kısaca izah edebilirim.

Forum bileşenimizin beni en çok sevindiren özelliği, konu başlıklarının etiketlendirilebilmesi. Bu güzellik, ilerleyen dönemlerde, sorununa forumumuzda çözüm arayan bir kullanıcı için oldukça faydalı bir durum. Örneğin, Compiz Fusion ile ilgili bir sorun bildirecek olan kullanıcı, öncelikle “Compiz” etiketli mesajlarda arama yaparak sorununa daha çabuk erişebilir. Bu özelliğin, basit bir aramada sadece “Compiz” yazarak aratmaktan çok daha faydalı olacağına inanıyorum.

Bir diğer güzellik ise, Özgürlük İçin Haber, Paket, Oyun veya İlk Adımlar gibi bölümler altında yer alan yazılara yazılan yorumların doğrudan forumda açılan ilgili konu başlığının altına ikinci ileti olarak düşmesi. Böylelikle, yazılan yorum ayrıca forumda da yazılan bir yazı oluyor ve her iki tarafta da aynı görüşleri ikişer defa yazmak derdinden kurtarıyor. Forum başlıklarını ve etiketlerini RSS ile takip etmenin keyifli olabileceğini de söylemeden geçemeyeceğim.

Forum içerisinde Avatar desteği de elbet ki olacak, ancak bu özellik deneme süreci aşıldıktan sonra kullanılabilir olacak. Kesin olmamakla beraber, ilerleyen dönemlerde kullanıcının tercihine göre seçilebilir temaların da eklenilmesi düşünülüyor. Deneme sürecinde bir çok teknik sorun giderildi ve kalanları da hızla gideriliyor. Bir takım görsel hatalar ise önümüzdeki günlerde giderilmiş olacak ve deneme sürecinden çıktığımızda gerçekten uğraşlara değecek bir Özgürlük İçin.Com sayfasıyla karşılaşacağız…

Hedeflenenler ve şu an kullanılabilir olanları da yazdıktan sonra, kişisel düşüncelerimi de aktarmak isterim. Forum deneme süreciyle açıldığından bu yana, etiketlendirme konusunda beni endişelendiren bazı durumlar oldu. Etiketlendirme için “çözüm arayan bir kullanıcı için oldukça faydalı” dedim ancak, etiketlendirmenin yanlış kullanımı oldukça sorun yaratabilir. Burada söylemek istediğim, forum üyelerimizin etiketlendirme konusunda dikkatli davranmaları gerektiğidir. Örneğin, Tremulous ile ilgili açılan bir konu başlığında, yazıda bahsedilmemesine karşın last.fm, ktorrent veya sağlık etiketlerini seçmek gerçekten de içeriğe yardımcı olacağına içeriği baltalayacaktır. Forumun içeriğinin gelişmesini baltalayacak bir başka sorun ise, konu başlıkları içerisinde çözüm yolunun anlatılması yerine, doğrudan bir bağlantı verilmesidir. Başlık içerisinde verilen bu bağlantıdaki bilgilere, bir başka tarihte de erişilebileceğinin bir garantisinin olmayacağını düşünüyorum. Bu sebeple, kaynakta yer alan bilgilerin temiz bir biçimde forum içeriğine katılması, Özgürlük İçin Forumu adına daha da faydalı olacaktır. Tabii, alıntı yapılan bu bilgilerin altına kesinlikle geçerli bir kaynak adresi verilmesini de tercih ederim. Hangi bilgi nereden alınmış, bunu bilmek de güzeldir…

Henüz deneme sürecinde olan Özgürlük İçin Forumu yöneticilerinden biri olarak, hem daha önceden yapılan duyuruları bir şekilde tüm forum üyelerine aktardım, hem de kişisel görüşlerimi de dile getirdim. Kişisel görüşlerimin pek de yanlış anlaşılabilecek tarafı olmadığını düşünüyor olsam da, umarım ki yanlış anlaşılmalara sebep olmaz.

Daha iyi hedeflere ulaşmak için,
Özgürlük İçin,
Yolculuğumuz daha yeni başlıyor…

Saygılarımla.

[1] http://liste.pardus.org.tr/ozgurlukicin/
[2] http://liste.pardus.org.tr/ozgurlukicin/2008-February/002114.html

18 Ocak


Haberini ilk olarak Necati Demir‘in web günlüğünden aldım, ardından TTNet’in DNS adreslerini kullanan bir kaç arkadaşımdan da aynı haberi aldım; YouTube internet sayfasına erişim tekrardan engellenmiş durumda.
Ekran görüntüsü, Necati Demir’in web günlüğünden alındı.

9 Kasım


En sonunda, Skype‘nin Linux sürümü için (deneme aşamasında da olsa) görüntülü sohbet özelliğini kullanabileceğiz. Skype 2.0 beta sürümüyle beraber gelen bu özellik, Skype‘nin Windows sürümünde zaten bir süredir kullanılmaktaydı.

Ancak, Pardus kullanıcıları, Pardus‘un 2008 sürümü çıkana kadar bu özellikten faydalanamayabilir. Çünkü Skype‘nin yeni sürümü gcc 4 ile derlenmişken, Pardus‘un şu an için en güncel 2007.2 sürümü gcc 3.4.6 sürümü yer almakta. Özellikle resmî Pardus deposunda yer alan paketlerin kararlığının korunması için, 2008 sürümüne kadar yeni sürüm resmi depolarda yer almayacağı tahmin ediliyorken, eli kaşınanlar tabii ki de şanslarını deneyebilirler. Ancak, tecrübesi olmayan kullanıcılar sistemlerini göçertmemesi açısında beklemelerini öneririm, aman diyeyim.

Pardus Kullanıcıları Listesi‘nde konuyla ilgili yazılara buradan erişebilirsiniz.

29 Ekim

Cumhuriyetimizin 84. yıl dönümünde tüm ülkemizin Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorum ve bir kez daha ülkem üzerinde oynanan oyunları ve terörü lanetliyorum… Hadi, bugün sokaklara; 84. kez sokakları inletelim, bayraklarımızı daha da yükseklerde taşıyalım…

23 Ekim

Dün (yani 2 Ekim 2007, Pazartesi), bir çok kişiye gönderilen bir e-posta, elbet ki bir çok kez uğradı:

22 / 10 / 2007 ( Bu Gece ) - Şehitler anısına tüm Türkiye de eylem var. Saat 21: 30 da ışıklar yanıp söndürülecek.
23 / 10 / 2007 ( Yarın ) - Yurt içinde ve dışında siyahlar giyinip tüm dünyaya yasımızı ve tek yürek olduğumuzu gösterelim.

Bugün, şans eseri üniversitemizin internet sayfasına girdiğimde ise, “Duyurular” başlığı altında gördüğüm “Siyah Giyiniyoruz” başlığına tıkladım. Sanırım, bu tepki, basit bir e-posta zinciri olmaktan daha ileriye gidiyor…

“ŞEHİTLER ÖLMEZ,
VATAN BÖLÜNMEZ.
TÜM YEDİTEPE AİLESİ OLARAK,
24-25 VE 26 EKİM GÜNLERİ
SİYAH GİYİYORUZ.”

8 Ekim

Az önce, internetteki bir kaç arkadaşımdan gelen bir yazının üzerine, anında bir yanıt verme ihtiyacı hissettim…

Şırnak’ta devam eden ve şu anda 15 şehit verdiğimiz operasyondan dolayı PKK belasını protesto etmek amacıyla Msn nickimize soluk gül koyalım bunu msn listemizdekilere atalım...”

Hayır, bunu listemizdeki hiç kimseye atmayalım.
Ve hayır, duyarlı biriyseniz, bu simgeyi eklemeniz de gereksiz…

Neden mi? Çünkü bu ileti zincirleri gereksiz. Zamanında “Bill Gates sizi zengin edecek…“, “Bunu on kişiye daha gönderirsen yeşil Msn simgesi mavi renge dönüşecek…” gibi gereksiz ileti zincirinin içine, şehitlerimizin haberini katıp, bu üzüntüyü, bu tepkiyi basitleştirmeyin…

Hangi Türk genci, verilen şehitler için göz yaşı dökmez? Hangi Türk genci teröre, şehitlere, dökülen kanlara üzülmez?

Sesinizi çıkarın, teröre hayır deyin! Tepkinizi sanal dünyada değil, gerçek dünyada çıkarın, sesinizi duyurun!

Ne şehitlerimizin acısı, ne de sizi üzecek herhangi bir olay, sanal dünyadaki basit, küçük bir simgeyle ifade edilemez…

Ne mi yapın? Çıkın pencerelere, balkonlara, Türk bayrağınızı asın. Türk bayrağımızı dalgalandırın…

6 Ekim


Bir Pardus bileşeni olan Yalı, nasıl katledilir?

İşte böyle…

Gerçekleşen saldırının ardından ağır yara alan Yalı, olay yerinde yaşamını yitirdi.
Yetkililer, katil zanlısını arama çalışmalarına başladı.

Yalı’nın arkadaşları, “Arkadaşımız göz göre göre katledildi, sıra bizde! yetkililer nerede?” şeklinde tepki gösterdiler ve yetkililerin sorumlular hakkında gerekli yaptırımların uygulanmasını istediler.

Kalabalık “Adımızı kirletiyorlar, hakkımızı savunmalıyız, ismimiz kirletilemez! Özgür Yazılım temizdir, temiz kalacaktır!” sloganları atarak tepkilerini dile getirdikten sonra olaysız bir biçimde dağıldı.

21 Eylül

Bir toplumu uyutmanın veya diriltmenin en büyük silahı, televizyondur, medyadır. Ülkemizdeki siyasi olayların hiç birine burada değinmek gibi bir niyetim olmasa da, görüşümüz ne olursa olsun, toplum olarak medyanın çizdiği çizgileri görebiliyoruz ancak, eğer başka basın - yayın organlarını da takip etmiyorsak…

Medya, belirli dönemlerde, hangi konuyu sömürüyor ise, biz bir önceki konuyu bir anda unutuyoruz ve medyanın kurcaladığı konuya oldukça duyarlı yaklaşıyoruz. Dün başka bir konuda duyarlıydık, bugün başka bir konuda duyarlıyız, yarın da başka bir konuda duyarlı olacağız. Ama -kim ne derse desin- çabuk unutan bir toplu olarak, bugünün gündemi neyse, bu gündem yarın toplumun büyük bir kesimi tarafından unutulmuş olacaktır, üstelik kafalarında herhangi bir sonuca ulaşmadan.

İşte bizim camiamız da son aylarda bu noktaya geldi. Önce, Pardus’un neden bazı uygulamalarının isimlerinin Türkçe kökenli olmadığı (Örn: PiSi‘nin açılımı Packages Installed Successfully as Intended şeklindedir.) onlarca kez tartışıldı, ardından Özgürlük İçin projesinin ismi tartışıldı, sonrasında özgür yazılım felsefesinin baltalanarak Cedega’nın PiSi paketinin bir takım gönüllü forumlarında duyurulması ve dağıtılması… Son olarak da, Pardus odaklı iki Wiki projesi ile ilgili gereksiz boyutlardaki tartışmalar.

Tüm bu tartışmalar, bir şekilde son buluyor ama, yanlış bilgiye sahip bir çok kullanıcı, tartışmalardan hiç bir şekilde kendisine faydalı bir bilgi edinemeden kapanıyor bu konular. Edinebildiği tek bir bilgi, bir başka kullanıcının ortaya attığı görüşler. Ama bu görüşlerin ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış, bilinemez…

Ama, size forumlar haricinde alternatif bir haberleşme aracı da söyleyebilirim.

Listeler!

Eğer Pardus kullanımı ile ilgili bir sorununuz varsa, bu durumu Kullanıcı Listesi‘ne de yazabilirsiniz, başka yazıları da takip edebilirsiniz.

Kolay gele :)

17 Eylül


Vista, 13 yıllık virüse teslim olmuş.

Stoned Angelina isimli virüsün tek etkisi, boot ayarlarını ters düz etmesi. Medion isimli bir dizüstü bilgisayar üreticisinin onbinlerce bilgisayarına bulaşan bu acımasız zararlı, Microsoft’un en son ürünü Windows Vista’nın, artık tarih olmuş bu zararlıya karşı nasıl zayıf kaldığını gösteriyor.

Haberin Türkçe kaynağı için http://www.techno-labs.com/content_screen.asp?YID=1960 adresine, İngilizce kaynağı için de http://www.virusbtn.com/news/2007/09_14.xml adresine göz atabilirsiniz…

Bu sabah posta kutusunda bulduğum bir posta ile, artık yazma ihtiyacı duydum. Çünkü, işin suyu çıktı.

2006 - 2007 eğitim döneminde, ÖSS’ye girmiş insanlardan biriyim. Ancak, Özel Yetenek Sınavlarına girdiğimden ötürü, herhangi bir tercih yapma zorunluluğum yoktu ve hedefim belli olduğundan, “Özel yetenek Sınavı ilke bir yere giremezsem, en azından tercihlerden girerim” demedim ve de tercih yapmadım.

İstediğim bölümlerle ilgili, bir kaç üniversitenin değişik bölümleri için özel yetenek sınavlarına girdim ve bir çok arkadaşımın bulunduğu üniversitenin istediğim bir bölümünü kazandım.

Benim tercih yapmamamdan kelli, son üç haftadır bir çok özel dershaneden bana posta geliyor.

Değerli genç arkadaşımız, 2007 ÖSS geride kaldı, sınavda istediğiniz sonuca ulaşamadıysanız bunun nedenlerini en iyi siz değerlendirmişsinizdir…

Sevgili Deniz, bir ÖSS daha geride kaldı ve sizin de başarılı bir sonuç alamadığınıza sizin kadar biz de üzülüyoruz…

(…)

Hatta bir özel dershane, ben henüz uyanmamışkene, karga pisliğini eşelemiyorkene, yani sabahın kör (!) bir saatinde, telefonla evimizi arayarak beni uyandırdı. Yuh, dedim. Daha saat henüz 11:00 olmuş, ne uyandırıyorsun…

ÖSYM nasıl bir kurumdur ki, tercih yapmayanlara veya herhangi bir üniversiteye yerleşemeyen öğrencilerin bilgilerini başka kurumlarla paylaşabiliyor? Yorum yapamıyorum, kesin gözümden kaçan bir detay vardır.

Ancak, bu sabah gelen posta, bugüne kadar gelen sekizinde posta oldu. Yetti artık, gelmesin.

16 Eylül

Belki Linux camiasıyla âlâkasız bir haber olacak ama, elbet ki aramızda bir çok oyuncu, Colin McRae Rally hastası var…

Bilgisayar oyunları arasında, hatta Nokia N-Gage cep telefonumda en sevdiğim yarış oyunlarından biridir Colin McRae Rally. Ancak bu sabah okuduğum haber, beni oldukça üzdü. Colin McRae, kendi kullandığı helikopterin düşmesi sonucu oğluyla beraber yaşamını yitirmiş.

Üzücü bir haber gene de…
Oyunu sevenlerinin, ekran başındaki hayranlarının üzüleceği bir haber…

Haberin kaynağına http://news.scotsman.com/index.cfm?id=1483222007 adresinden erişebilirsiniz…

6 Eylül


Komedi.

Şu an, bir süredir Pardus-Linux.Org forumunda yaşananlar, ama özellikle bugün karşılaştığım tutum karşısında hayrete düşmüş bulunmaktayım.

Söz konusu forumda, açılan bir konu başlığına [1] [2] yazdığım cevap, forumda şu an yönetici olmayan, ama yönetici haklarına sahip bir kullanıcı [3] tarafından, sözde hakaret içerdiği gerekçesiyle, kişisel görüşümle “sindirilemeyen” açıklamalar yüzünden silinmiş. Forumu yürüten sayın Bahri‘ye [4] bile gösterilmeden silinen bir yazı. Silinsin varsın, cevabımdan iki dakika sonra silindiğini görünce çok öfkelenmiştim ama, konu kişiselleştirmek gereksiz, iki taraf arasını açmak gereksiz.

İki taraf? Evet, çünkü bu kişinin tutumları sebebiyle, Pardus’un adını da taşıyan bir oluşum kişisel görüşümce kirletildi. Ve kendisini tebrik etmek gerekir, bilinçsiz davranışları sebebiyle kutuplaşmalar oldu.

***

Önce, cevap yazdığım mesaja [1] bir bakalım. Ne olmuş, ne bitmiş? Özgürlük İçin listesinden [5] alınan alıntılar sunulmuş, bu alıntılar da “cedega pisisine korsan diyenlerin yasaları. :)” şeklinde bir başlıkla [1] belirtilmiş. Söz konusu yazıda, arkadaşlar mahkeme kararıyla WordPress’e erişimin engellenmesi ile ilgili kendi görüşlerini bildirmişler. Bu, onların kendi görüşleridir. Peki, Özgürlük İçin [6] çatısında yer alan insanların görüşlerini bir suçmuş gibi yansıtmakla nereye vardığınızı halen çözemedim ama, silinen yazımda yer alan görüşleri aynen burada da yansıtayım.

***

Söz konusu üyenin [3] kendi yasası nasıldır? Kullanım şartları [7] gereği teknik destek karşılığı üç aylık 15$ gibi bir ücret talep edilen bir uygulama ve bunun Pardus adını taşıyan, Pardus’un resmî bir yayın organı olmasa bile adını kullanan ve iki seneyi aşkın bir süredir gönüllü olarak kullanıcıların yararlandığı bir yapıda warez [8] olarak, özgür yazılımın felsefesine de aykırı olarak sunulması. Bu konu, yöneticiler içerisinde konuşuldu, tartışıldı ve ilgili uygulamanın PiSi paketinin adresinin forumdan kaldırılması sonucuna bağlandı. Ancak, söz konusu üyemiz yılmadı, ne pahasına olursa olsun bu uygulamanın warez [8] adresini yayınlamakta özgür olduğunu savundu ve bunu kendi günlüğünde, buna bağlı olarak da Pardus-Linux.Org Gezegeni’nde [9] yayınladı. Ama üslubunda [10] [11] bir sıkıntı vardı.

Özgür yazılım felsefesine karşı çıkmak, forum kurallarına aykırı davranmak, başka bir forum yöneticisinin yazısını daha kimsenin okumasına izin vermeden ve görüşünü almadan kendi keyfiyle silmek, lisansına aykırı davranarak bir uygulamayı keyfine göre dağıtmak ve bunu savunmak, bu kişinin kendi keyfi yasası değildir de, ne olabilir ki? Bu üye, geçmişteki hatalarını ne şekilde kapatabilir ki, bir başkasının açıklarını arar, her fırsatta kullanıcıları kışkırtır ve kendisine yöneltilen eleştirilerin hiç birini dikkate almadan, kendi belirlediği çizgide ilerleyebilir? Peki, bu tutumlarına karşın, diğer forum yöneticilerinin tutumu nedir?
Şu anki kişisel görüşüm; koca bir hiçtir.

Her fırsatta, Özgürlükİçin.Com ve Pardus-Linux.Org için de üstlendiğim yükü taşıyacağımı dile getirmiştim ancak, insanı önem verdiği bir konuda soğutmakta oldukça başarılısınız. Her kim olursa olsun, kendi bahçesinde istediğini yapmakta özgürdür. Ancak, bu bahçede yapılanların gürültüsü veya kirliliği başka bir ortama sıçradığında, her zaman tepki gösterecek birileri olacaktır.

***

Bu üye, kendi günlüğünde istediğini yazıp çizebilir. Ancak, Linux camiasında yanlış sözler söylendiğinde, Pardus gönüllülerinin de emek verdiği bir oluşumda Pardus’un ve bu oluşumun adını kirletecek bir davranış sergilediğinde, bu oluşumda bir yönetici olarak benim de yapılan yanlışı söylemek, gereken yerde ispat etmek görevimdir. Forum üzerinde nasıl bir karar alınıyorsa, nasıl bir tutum sergileniyorsa, aynısı bu forumun bağlı olduğu tüm oluşumlar için geçerli olmalıdır. Wiki’si [12] oldun, Gezegen’i [9] olsun. Ama an gelir, bu oluşumda diğer yöneticilerde bu tutumlara karşın sessiz kalırlarsa veya gidilen yolun muhakemesi yapılmazsa, o zaman iş çığırından çıkar.

Umarım, eskiden yöneticisi olduğum ama pek de dikkate alınmadığım Pardus-Linux.Org gibi bir oluşum, şu ana kadar ki sorunlarını, özellikle son bir aydır yaşananları çözümlemenin yolunu bulur. Peki, ben bu çözümlemede yer almayacak mıyım? İşin doğrusu, artık yapabileceğim bir şey kalmadı, çünkü ne konuda tepki gösterdiysem ya dikkate alınmadım ya da yazdıklarım siliniyordu. Şu andan itibaren de gönüllü forumundaki yöneticilik haklarımı da kaybetmiş bulunmaktayım. Ben de, bugün öğlen saatlerinde forum yöneticilerinde Bahri [4] ile yaşananlardan şikayetçi olduğumu belirtirken, “(…) kendisini sıkıştıran her yazı silinecekse, yönetici haklarımı da alın o zaman.” demiştim. İsabet olmuş. Son bir aydır yaşananlar, ileride hizmete girecek olan Özgürlükİçin.Cım forumunda benzeri olayların yaşanmaması adına, iyi bir tecrübe olmuştur.

Yazık, çok yazık…

***

Yazımda, belirtmeyi istediğim birkaç şey daha var. Linux dağıtımlarının bir çoğu Genel Kamu Lisansı (GPL) altındadır ve genellikle ücretsiz dağıtılırlar. Ancak, Linux’un özü, ücretsiz olması değil, açık kaynaklı olmasıdır. Arka planda çarklar dönerken, her şey yolunda gidiyormuş gibi size sırıtan bir yapı değil, dönen çarkları gözlemleyebildiğiniz ve yeterli teknik bilginiz varsa da dönen çarklara hükmedebileceğiniz bir yapıdır. Linux da dahil olmak üzere, tüm işletim sistemleri üzerinde ücretsiz yazılımlar gibi, ücretli yazılımlar da mevcuttur.

Kimse, kişisel bilgisayarınızda kullandığınız yazılımların lisanslı sürüm olup olmadığını zorla sorgulayamaz. Ama, lisanssız bir yazılım kullanıyorsanız dahi, bununla gurur duyulmaması gerekir ve desteklememek gerekir. Sizin çıkaracağınız bir albüm veya yazacağınız bir kitaptan, maddi bir kazanç ummuyorsanız dahi, sizin eseriniz üzerinden oturduğu yerde haksız *maddi veya manevi* kazanç elden birileri olursa, bunu ne kadar olumlu karşılayabilirdiniz?

Son olarak, bu yazıyla ilgili görüşlerini paylaşmak isteyen herkes, günlüğümde yorum [13] yazabilir. Ahlak sınırları aşılmadığı sürece, istediğiniz iddialarda da bulunun, yazılanlar silinmez…

Saygılarımla.
Hak edene saygılarımla…

[1] http://forum.pardus-linux.org/viewtopic.php?t=10160&highlight=
[2] http://imaj.at/22399
[3] http://forum.pardus-linux.org/profile.php?mode=viewprofile&u=12
[4] http://forum.pardus-linux.org/profile.php?mode=viewprofile&u=4
[5] http://liste.pardus.org.tr/ozgurlukicin/
[6] http://www.ozgurlukicin.com
[7] http://www.cedega.com/license.php?source=1
[8] http://tr.wikipedia.org/wiki/Warez
[9] http://gezegen.pardus-linux.org/
[10] http://www.r-3.org/blog/?p=24
[11] http://imaj.at/22403
[12] http://wiki.pardus-linux.org
[13] http://egetun.wordpress.com/2007/09/06/yazik/#respond

iPod’un ve iPhone’un tüm çoklu ortam uygulamalarına Bluetooth ile hükmeden bilen bir yüzük…

Dokunmatik ve parlak OLED ekranlı, iki gün soluksuzca iPod’a ve iPhone’a hükmedebilecek pil süresi…

Ama, ne yazık ki, henüz bir fikir…