25
Mar
Özel işlerim ve yeni oluşturduğum yeni düzen sebebiyle artık bilgisayarı açacak fazla vaktim olmuyor. Bu sebeple gönderdiğiniz e-posta mesajlarına cevap vermem baya uzun sürüyor. Bu yazıyı yazarken bile 150 civarı spam olmayan e-posta mesajı okumak için beni bekliyordu. Vaktim oldukça bu mesajları okuyorum.

Artık eğitim hayatıma ve özel işlerime yoğunlaştığım için Linux ve Özgür yazılımlarla eskisi kadar ilgilenemiyorum. Bu sebeple görev aldığım tüm özgür yazılım ve açık kaynakla ilgili projelerden ayrıldım. Ayrıldığım projelerle ilgili hala bazı sorular geliyor. Bu gelen soruları muhataplarına yönlendiriyorum.

Benim için Linux hedef olmaktan çıkıp hobi halini aldı. Sitelerini hazırladığım arkadaşlara az da olsa destek vermeye devam edeceğim ancak lütfen artık bana "xxx projesinin sitesini yapar mısın?" sorusu ile gelmeyin. Bu çalışmalar için gönüllü olarak her gün ayırdığım 5-6 saati artık ayıracak vaktim yok. Benden içerik katkısı bekleyen arkadaşlarında tekliflerini geri çevirmek zorunda kalıyorum. Artık inceleme, haber ve benzeri türevlerde yazılar yazmıyorum. Her iki durum içinde anlayışınızdan ötürü teşekkür ediyorum.

Hazırladığı bir projeyi benim tanıtmamı isteyen arkadaşlara da bir önerim olacak. Eğer bir proje hazırlayabilecek kabiliyete sahipseniz emin olun projenizin tanıtımını yapacak kabiliyete de sahipsinizdir. Hazırladığınız bir projeyi, işi sadece proje sitesini hazırlamak olan birinin özgür yazılım platformlarında projeyi tanıtmasını beklemeyin. Özgür yazılım geliştiricilerinden bir bekletiniz varsa, araya aracı sokarak değil istediğinizi ya da görüşünüzü direk olarak iletin. Bu önerime uyarsanız bir çok sıkıntı çıkartan sorundan ve aracı bulmakla uğraşmaktan kurtulursun. Bu yazının ardından artık bu tip işlere aracı olmayacağımı da bildirmek istiyorum.

Günlüğümü 3 senedir takip eden ziyaretçilerime teşekkür ederim. Bu süresi belli olmayan ayrılıktan sonra umarım tekrar görüşürüz. Şimdilik ara veriyorum ve anlayışınızdan ötürü teşekkür ediyorum.

Hepinize ve tüm insanlığa sağlık, mutluluk, barış ve başarı dilerim...

Eren Kovancı
24
Eki
19
Eki

Hepimizin bildiği gibi ülkemizin kanayan yarası terör. 1973 yılında kurulmuş malum terör örgütü, 1984 yılında dağ kadrolarını kurmasıyla birlikte hain terör eylemlerine başladı. Terör yüzünden 1984 yılından bu yana 40.000 civarı insanımız hayatını kaybetti.

Hayatını kaybetmeyip yaralı olarak kurtulan terör mağdurları ve terör sebebiyle ailesini, çocuğunu, eşini kaybetmiş terör mağdurlarının yakınlarına destek olmak için Haber Türk televizyonu ve Milli takımlar teknik direktörü Fatih Terim öncülük ederek bir yardım kampanyası başlattı.

Bu yardım kampanyasına başta Kanal D ve Show TV olmak üzere hemen hemen tüm ulusal ve yerel tv kanalları destek veriyor. Destek olan kişi ve kurumlar arasında spor kulüplerimiz, özel sektör firmalarımız ve daha pek çok kurum ve kuruluş yer alıyor. Büyük miktarda bağış yapamayan vatandaşlarımız ise özellikle SMS yoluyla küçük ama etkili bağışlar yapıyor.

Bu kampanyanın geliri terör mağdurlarına ve terörden etkilenen kişilere verilmek üzere Mehmetçik Vakfına bağışlanacak. Bu mesajı yazdığım sırada toplam bağış miktarı 70 Milyon YTL‘yi geçmiş durumdaydı. Yani eski parayla toplam 70 trilyonu geçti. En düşük hedef ise 100 milyon YTL.

Artık teröre dur demek için birlik olmanın vakti geldi. Hiç birimizin bu uğurda şehitler verilmesine tahammülü kalmadı. Hiç birimizin binlerce insanımızın mağdur edilmesine göz yummaya niyeti yok. Son olarak verdiğimiz 15 şehit bardağı taşıran son damla oldu. Bu ve benzeri kampanyalar ile ilk önce yaralarımızı saracağız daha sonra teröristlere ve perde arkasında yer alan bedhahlara gereken cevabı vereceğiz. Bu mücadelenin ilk adımı sizlerinde desteği ile istenen noktaya ulaşacak.

Sizde bu kampanyada yer alıp bende destek vermek istiyorum diyorsanız SMS atarak 5 YTL bağışta bulunabilirsiniz. SMS (Kısa mesaj) ile destek olmak için gerekli bilgileri yazının en altında bulabilirsiniz.


FATURALI HAT KULLANICILARI

Turkcell ve Avea kullanıcıları 5 YTL bağış için, DESTEK yazarak, 5610‘ya mesaj gönderebilir.

Vodafone kullanıcıları, 5 YTL bağış için, DESTEK yazarak, 5630‘da mesaj gönderebilir.

KONTÖRLÜ HAT KULLANICILARI

Turkcell ve Avea kontörlü hat kullanıcıları 5 YTL bağış için, DESTEK yazarak, 5610‘ya mesaj gönderebilir.

Vodafone kontörlü hat kullanıcıları, 5 YTL bağış için, DESTEK yazarak, 5630‘da mesaj gönderebilir.

9
Eki
13
Mar

Hedef Sıfır Yok Oluş
Su başında durmuşuz,
çınarla ben.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarla benim.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınarla bana.

Su başında durmuşuz,
çınarla ben, bir de kedi.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarla benim, bir de kedinin.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınarla bana, bir de kediye.

Su başında durmuşuz,
çınar, ben, kedi, bir de güneş.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarın, benim, kedinin, bir de günesin.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınara, bana, kediye, bir de güneşe.

Su başında durmuşuz,
çınar, ben, kedi, güneş, bir de ömrümüz.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarın, benim, kedinin, güneşin, bir de ömrümüzün.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze.

Su başında durmuşuz.
Önce kedi gidecek,
kaybolacak suda sureti.
Sonra ben gideceğim,
kaybolacak suda suretim.
Sonra çınar gidecek,
kaybolacak suda sureti.
Sonra su gidecek
güneş kalacak;
sonra o da gidecek…

Su başında durmuşuz.
Su serin,
Çınar ulu,
Ben şiir yazıyorum.
Kedi uyukluyor
Güneş sıcak.
Çok şükür yaşıyoruz.
Suyun şavkı vuruyor bize
Çınara bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze..

Nâzım Hikmet (Masalların Masalı)

(…)

Aslında bilgisayarın başına, sevgili Erkan’ın “Neden Felis chaus?” başlıklı metninin üzerinden gelişecek, uzun bir “fikr-i takip” yazısı yazmak için oturmuştum. Anadolu’nun bu son derece ilginç kedisinin hikâyesini anlatacak, “Felis chaus” örneği üzerinden Türkiye’de nesli tehlikede olan bir canlıyı hangi sürprizlerin beklediğini, devletimizin Türkiye’nin tehlikede altında olan türlerini korumak için nasıl “dehşetengiz” önlemler aldığını aktaracaktım…

Ama öyle bir an geldi ki, yazdığım tüm paragrafların anlamsızlaşmaya, cümlelerin kifayetsizleşmeye başladığını; “sözün bittiği yere” geldiğimi fark ettim… Felis chaus hakkındaki yazıyı yarına ertelemeye, sözün bittiği yerde Nâzım Hikmet’in bu muhteşem şiirini alıntılamaya karar verdim.

Felis chaus, tıpkı Pardus panthera tulliana gibi, Anadolu’nun “Sıfır Yok Oluş“a doğru giden bir başka “büyük kedisi”. Tıpkı şiirdeki gibi, yakın bir gelecekte bir daha geri dönmemek üzere, sudaki sureti şiirden ve yaşamımızdan çıkacak.

Önce Felis chaus gidecek, kaybolacak suda sureti. Sonra biz gideceğiz, kaybolacak suda suretimiz…

(…)

Felis chaus‘un hikâyesini, yarına bırakalım.

ShareThis