Uzun süredir bir takım işler nedeniyle hiç blog yazamadım ancak ilginç bir Kayseri yolculuğunda başımdan geçenleri anlatmadan da geçemeyeceğim
Üniversiteye Fiber optik ek cihazı almak üzere Kayseri’ye gidecektik. Kıbrıs’tan Kayseri’ye KKTC-İstanbul-Kayseri şeklinde gidiş harici bir yol olmadığını görünce gidiş-dönüş biletlerini THY’den almaya karar verdim. Sabah 05.00 uçağı ile İstanbul’a oradan 07.30 uçağıyla da Kayseri’ye geçecektik, dönüşte 2 gün sonra öğlen 15.30 ile İstanbul ve 18.20 KKTC şeklinde olacaktı. Buraya kadar her şey çok normal…
05.00′da kalması gereken uçak 05.35′te kalktı, uçak içindeyken hosteslere “biz 07.30′daki uçağın yolcularıyız yer ekibine haber verebilirmisiniz lütfen” dedim, elbette diye bir yanıt geldi. Bu yanıtı alınca rahatlamıştım, ancak yine de çok gecikiyorduk. 07.15′ta dış hatlar pasaport kontrolüne geldim ve oradaki THY yetkililerine koştum fakat bir dış hatlarız iç hatlar bizim sorunumuz değil şeklinde bir yanıt gelince içimden “albabayı.com” geçti. Pasaport kontrolünden geçmemiz dış hatlardan çıkmamız vs saat 07.28 idi. 444 0 849′u arayıp iç hatlardan biriyle görüşmeye başlayınca işin rengi değişti. Bağyan bana sizin biletinizi 14.35 uçağına aldık dediğinde sinirlerim zıplamıştı, bu değişikliği kime sorarak yaptınız vs. şeklinde çıkışınca ikinci bomba geldi. “Eeee madem öyle sizi Nevşehir’e gönderelim?” karşılık olarak THY benim Kayseri’ye gidiş ücretlerini karşılıyorsa seve seve gideriz dediğimde bir southpark sessizliği oluştu. Tam o arada iç hatlar sınırlarına ulaşmıştık ve… yapılan anonsta “hede numaralı uçuşla Kayseri’ye gidecek Sayın Köroğlu, Sayın bilmemne vs. bu sizler için yapılan son çağrıdır” dediğinde gözlerim parıldayıp road-runner misali iç hatlar THY’ye ulaştım. Bizi anons ediyorlar lütfen çıkış kapısına yolcular geliyor diye telsizle söylermisiniz dedim başka bir bağyana. Cevap “ama biz kapıları kapattık”, bende bizim zaten biniş kartımız var diye cevap verince “olamaz ki biz kapattık” dediğinde “siz bilgisayar, internet, thy.com.tr, online check-in falan biliyormusunuz?” cevabını alınca telsizden yolcular geliyor mesajı gitti aşağıya. Bir koşturmayla aşağıya inmiştik fakat bu seferde bizi uçağa götürecek otobüs gelmemişti.. 3-5 dakika sonra otobüs geldi ve bizi uçağa doğru yola çıkardı.
Kıbrıs’ta biletlerin online check-in işlemlerini yaparken aynı numaradaki koltukları almıştım karışık karışık yerlere oturmayalım diye. KKTC’den geldiğimizde de yan tarafta duran MNG kargo’nun uçağı dikkatimi çekmişti ve adını okumuştum. Kayseri uçağına yetişip yerlerimize oturduk o hengame sonra erdi rahatadım vs. başımı çevirip dışarı bakarken MNG kargoya ait uçağı fark ettim, şeytan dürttü ve uçağın adına baktım. Naaaaaaaayırrrr aynı MNG kargo uçağı ve ve ve…. Kıbrıstan geldiğimiz aynı uçakla Kayseri’ye gidiyoruz… Bütün o koşturma, sinir, stres aynı uçağa binebilmek içinmiş… Üstelik aynı koltukları aldığım için az önce kalktığımız koltuğa geri oturmuş olduk
Başka sorun olmadan Kayseri’ye vardık firma bizi karşıladı vs. vs. Kayseri’deyken fırsat bulabilirsem LKD üyelerinden ve Erciyes Üniversitesi Bilgi işlem sistem sorumlusu Aysun Elagöz’ü ziyaret ederim diye düşünüp haber vermiştim. Şans o ki iş yaptığımız üretici firma fiber sonlandırma işleri için bizi Erciyes Üniversitesi bilgi-işlem merkezine götürdü. Bilgi işlem çalışanlarıyla tanışıp, aysun’la muhabbet edip, fiber işlerini de bitirince akşam üzeri bir şeyler içer muhabbet ederiz diye oradan ayrıldık. Kayseripark’denen bir yere gidecektik tabi benim aklıma bir park çay içen insanlar falan geliyorken kendisi koskoca bir alışveriş merkeziymiş
Güzel bir yerde oturup yeme-içme eylemlerine başladık, arada garsona “tuvalet nerede?” diye sorunca uzak bir yeri söyledi, daha yakın bir yer yokmu diye sıkıştırınca bana “Nesfit”‘te var dedi. Ben anlamayıp bir kez daha sorunca aynı cevabı aldım. “Ben oranın müşterisi değilim girmeme sıkıntı yaratmasınlar” deyince yüzlerinin şekli değişip orası umuma açık dediler. Bu umuma açık kelimesini bende anlamakta zorladım. Tarife uyup o yöne gittim ama Nesfit yok biraz daha bakınırken bingooo. “Nesfit = Mescid” işte o an insanların yüzündeki o garip ifadenin nedenini anlamıştım
Dönüş günü yine online check-in işlerini yapayım diye thy.com.tr’ye girdim ancak PNR’lara ait bir uçuş görülmemektedir diye hata veriyordu site. Üniversitenin turizm firmasını arayıp nedir bu diye biraz sorduk onlarda bulamadılar, ve Kayseri içinde bir THY acentasına gittik. Bağyan bana siz son anda uçağa bindiğiniz için THY bunu sisteme işlememiş, sistemde sizin Kayseri’ye gitmediğini ve bu nedenle de geri dönemeyeceğinizi düşünerek dönüş biletlerinizi iptal etmiştir dedi. Hızlıca havaalanına gitmemiz gerektiğini bu sorunun ancak oradan çözüleceğini söyleyince bizde aynen havaalanında aldık soluğu. Yolda kavga moduna geçtim ve o sinirle THY bölmesine yöneldim. Fakat tam tersine çok anlayışlı 2 bağyan vardı ve hatta olayı yumuşatmak için bizlere toblerone bile ikram ettiler. Sorun çözülmüş herkes mutlu mesut işlerini halletmişti..
Bu yolculuktan çıkarılacak en büyük sonuç: THY iç hat seferlerinde online check-in yapanların bilgilerini tutmuyor. Heyecanlı, enteresan ve ilginç bir Kayseri ziyareti oldu benim için.
Pastırma güzel, sucuk güzel, yemaklar güzel, yine gelecek ben ![]()










