özgürlük için
Pardus logosu indir
Bilgisayarınızda Pardus'a geçmek mi istiyorsunuz? İlk Adımlar bölümünde aradığınız tüm cevapları bulacaksınız.
Özgürlükİçin.com, Pardus'un yaygınlığını artırmak ve bilgi paylaşımı için kurulan bir topluluk sitesidir.
İlk Adım
Pardon
Topluluk & Forum
Gezegen
Haberler
Temalar
Oyunlar
Paketler
Nasıl
30 Ağustos

Uzun süredir bir takım işler nedeniyle hiç blog yazamadım ancak ilginç bir Kayseri yolculuğunda başımdan geçenleri anlatmadan da geçemeyeceğim :)

Üniversiteye Fiber optik ek cihazı almak üzere Kayseri’ye gidecektik. Kıbrıs’tan Kayseri’ye KKTC-İstanbul-Kayseri şeklinde gidiş harici bir yol olmadığını görünce gidiş-dönüş biletlerini THY’den almaya karar verdim. Sabah 05.00 uçağı ile İstanbul’a oradan 07.30 uçağıyla da Kayseri’ye geçecektik, dönüşte 2 gün sonra öğlen 15.30 ile İstanbul ve 18.20 KKTC şeklinde olacaktı. Buraya kadar her şey çok normal…

05.00′da kalması gereken uçak 05.35′te kalktı, uçak içindeyken hosteslere “biz 07.30′daki uçağın yolcularıyız yer ekibine haber verebilirmisiniz lütfen” dedim, elbette diye bir yanıt geldi. Bu yanıtı alınca rahatlamıştım, ancak yine de çok gecikiyorduk. 07.15′ta dış hatlar pasaport kontrolüne geldim ve oradaki THY yetkililerine koştum fakat bir dış hatlarız iç hatlar bizim sorunumuz değil şeklinde bir yanıt gelince içimden “albabayı.com” geçti. Pasaport kontrolünden geçmemiz dış hatlardan çıkmamız vs saat 07.28 idi. 444 0 849′u arayıp iç hatlardan biriyle görüşmeye başlayınca işin rengi değişti. Bağyan bana sizin biletinizi 14.35 uçağına aldık dediğinde sinirlerim zıplamıştı, bu değişikliği kime sorarak yaptınız vs. şeklinde çıkışınca ikinci bomba geldi. “Eeee madem öyle sizi Nevşehir’e gönderelim?” karşılık olarak THY benim Kayseri’ye gidiş ücretlerini karşılıyorsa seve seve gideriz dediğimde bir southpark sessizliği oluştu. Tam o arada iç hatlar sınırlarına ulaşmıştık ve… yapılan anonsta “hede numaralı uçuşla Kayseri’ye gidecek Sayın Köroğlu, Sayın bilmemne vs. bu sizler için yapılan son çağrıdır” dediğinde gözlerim parıldayıp road-runner misali iç hatlar THY’ye ulaştım. Bizi anons ediyorlar lütfen çıkış kapısına yolcular geliyor diye telsizle söylermisiniz dedim başka bir bağyana. Cevap “ama biz kapıları kapattık”, bende bizim zaten biniş kartımız var diye cevap verince “olamaz ki biz kapattık” dediğinde “siz bilgisayar, internet, thy.com.tr, online check-in falan biliyormusunuz?” cevabını alınca telsizden yolcular geliyor mesajı gitti aşağıya. Bir koşturmayla aşağıya inmiştik fakat bu seferde bizi uçağa götürecek otobüs gelmemişti.. 3-5 dakika sonra otobüs geldi ve bizi uçağa doğru yola çıkardı.

Kıbrıs’ta biletlerin online check-in işlemlerini yaparken aynı numaradaki koltukları almıştım karışık karışık yerlere oturmayalım diye. KKTC’den geldiğimizde de yan tarafta duran MNG kargo’nun uçağı dikkatimi çekmişti ve adını okumuştum. Kayseri uçağına yetişip yerlerimize oturduk o hengame sonra erdi rahatadım vs. başımı çevirip dışarı bakarken MNG kargoya ait uçağı fark ettim, şeytan dürttü ve uçağın adına baktım. Naaaaaaaayırrrr aynı MNG kargo uçağı ve ve ve…. Kıbrıstan geldiğimiz aynı uçakla Kayseri’ye gidiyoruz… Bütün o koşturma, sinir, stres aynı uçağa binebilmek içinmiş… Üstelik aynı koltukları aldığım için az önce kalktığımız koltuğa geri oturmuş olduk :)

Başka sorun olmadan Kayseri’ye vardık firma bizi karşıladı vs. vs. Kayseri’deyken fırsat bulabilirsem LKD üyelerinden ve Erciyes Üniversitesi Bilgi işlem sistem sorumlusu Aysun Elagöz’ü ziyaret ederim diye düşünüp haber vermiştim. Şans o ki iş yaptığımız üretici firma fiber sonlandırma işleri için bizi Erciyes Üniversitesi bilgi-işlem merkezine götürdü. Bilgi işlem çalışanlarıyla tanışıp, aysun’la muhabbet edip, fiber işlerini de bitirince akşam üzeri bir şeyler içer muhabbet ederiz diye oradan ayrıldık. Kayseripark’denen bir yere gidecektik tabi benim aklıma bir park çay içen insanlar falan geliyorken kendisi koskoca bir alışveriş merkeziymiş :) Güzel bir yerde oturup yeme-içme eylemlerine başladık, arada garsona “tuvalet nerede?” diye sorunca uzak bir yeri söyledi, daha yakın bir yer yokmu diye sıkıştırınca bana “Nesfit”‘te var dedi. Ben anlamayıp bir kez daha sorunca aynı cevabı aldım. “Ben oranın müşterisi değilim girmeme sıkıntı yaratmasınlar” deyince yüzlerinin şekli değişip orası umuma açık dediler. Bu umuma açık kelimesini bende anlamakta zorladım. Tarife uyup o yöne gittim ama Nesfit yok biraz daha bakınırken bingooo. “Nesfit = Mescid” işte o an insanların yüzündeki o garip ifadenin nedenini anlamıştım :)

Dönüş günü yine online check-in işlerini yapayım diye thy.com.tr’ye girdim ancak PNR’lara ait bir uçuş görülmemektedir diye hata veriyordu site. Üniversitenin turizm firmasını arayıp nedir bu diye biraz sorduk onlarda bulamadılar, ve Kayseri içinde bir THY acentasına gittik. Bağyan bana siz son anda uçağa bindiğiniz için THY bunu sisteme işlememiş, sistemde sizin Kayseri’ye gitmediğini ve bu nedenle de geri dönemeyeceğinizi düşünerek dönüş biletlerinizi iptal etmiştir dedi. Hızlıca havaalanına gitmemiz gerektiğini bu sorunun ancak oradan çözüleceğini söyleyince bizde aynen havaalanında aldık soluğu. Yolda kavga moduna geçtim ve o sinirle THY bölmesine yöneldim. Fakat tam tersine çok anlayışlı 2 bağyan vardı ve hatta olayı yumuşatmak için bizlere toblerone bile ikram ettiler. Sorun çözülmüş herkes mutlu mesut işlerini halletmişti..

Bu yolculuktan çıkarılacak en büyük sonuç: THY iç hat seferlerinde online check-in yapanların bilgilerini tutmuyor. Heyecanlı, enteresan ve ilginç bir Kayseri ziyareti oldu benim için.
Pastırma güzel, sucuk güzel, yemaklar güzel, yine gelecek ben :)

30 Temmuz

PARDUS'ta değerli geliştiricilerimizin de onayı, desteği ve Eren TÜRKAY'ın çabaları ve katkılarıyla KDE masaüstü'nün dışında XFCE masaüstü kullanma şansına sahibiz bildiğiniz gibi.

Ben de "radikal" bir karar verdim ve bugün paket depomuzdan XFCE masaüstü paketlerini indirdim. Ve saatlerdir XFCE masaüstü'ndeyim. Bolca okuma, deneme-yanılma sonucunda giderek bu masaüstü'ne alıştım. "Açık Kaynak ve Özgür Yazılım"ın sevdiğim yönlerinden biri de bizlere kendi içinde bir sürü "alternatifler" sunabilmeleri.

Şimdi bunun keyfini çıkarıyorum. Aşağıda XFCE masaüstümü kişiselleştirdikten sonra nasıl göründüğüne bakabilirsiniz.



MyFirst_XFCE_Desktop

28 Haziran

Eşim master tezi için sunumuna bir vcd’de izlediği görüntüyü eklememi istedi. VCD görüntüsünü avi’ye çevirip avidemux’la düzenlerim diye düşündüm hemen, belki de daha kısa bir yolu bile vardır bilemediğim :)

Önce VCD’den avi elde edelim

mencoder vcd:// -o file.avi -oac copy -ovc lavc -lavcopts vcodec=mpeg4:vbitrate=2000

Sonra da düzenleyelim :)

22 Haziran

Bu yazıda 2 konudan bahsedeceğim.
PARDUS Geliştiricilerine yönelik olarak yazdığım bir "Müzik Yazılımları Paketleri Önerileri" var. Bu metni OpenOffice Kelime İşlemci ile hazırladım. PDF dosyası olarak okumak isteyenler BURAYA tıklayarak bilgisayarlarına indirebilirler.

İkinci olarak, PicasaWeb Albümümlerime eklediğim bir fotoğraf albümünün linkini vermek istiyorum. Her bir resmin altında ilgili açıklamalar yer alıyor. Sadece kimsenin bilmediği bir bilgi vermek istiyorum. Bugün Türkiye'de pek çok "Ses Kayıt Stüdyosu" var. Bunlar özellikle ağırlıklı olarak İstanbul'da toplanmış durumdalar.
Ancak, babam Kami ACİM, Türkiye'deki "İlk Özel Ses Kayıt Stüdyosu"nu kuran kişidir. "Stüdyo Elektronik" adını taşıyan bu stüdyo'da o zamanlar Şişli Ortaokulu öğrencisi olan ben oraya gider ve oradaki kayıtları izlerdim. Amcam Sıtkı ACİM o stüdyo'da yetişmiş ve bir süre sonra Türkiye'nin ikinci özel stüdyosu olan "Arı Yapım"a transfer olmuştur. Ve ardından peşpeşe özel ses kayıt stüdyoları kurulmaya başlanmıştır. Çocukluğumdaki oyuncaklarım ses kayıt mikserleri, mikrofonlar, makara teypler, makara bantlar, pikaplar, plaklar olmuştur doğal olarak.

Evet, PicasaWeb Albüm'ümdeki resimleri görmek için buraya tıklayabilirsiniz.

18 Mayıs


Dizüstü bilgisayarımdaki PARDUS'a VirtualBox paketini Paket Yöneticisi aracılığıyla kurduktan sonra, Windows XP'yi kurdum. Çünkü bu bilgisayarımı Yüksek Lisans dersimde Linux ve Pardus'u anlatmak, Linux ve Pardus'ta kullanabileceğimiz Müzik Yazılımları'nı tanıtmak için kullanıyorum.

Fakat, Doktora derslerinde ise Sibelius 4 yazılımını anlatıyorum. Pardus'tan hiç çıkmadan VirtualBox ile Windows kurmak ve ardından da mümkün olabilirse bu Windows'a Sibelius 4 kurup, Doktora derslerimi böyle anlatmayı planladım. Ve bu planı uyguladım. Elde ettiğim sonuçları da sizlerle paylaşmak istedim. 6 adet ekran görüntüsü aldım. Bu ekran görüntülerini PicasaWeb Albüm'ümde yükledim.

PARDUS geliştiricilerine tekrar teşekkür ediyorum.



21 Nisan

Özgürlük için gezegene iniş…

16 Şubat

Sevgili Müzik Öğrencileri,
Son zamanlarda dikkatimi çeken bir detay konusunda sizlere nacizane tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Önce, "Müzik Öğrencileri" hitabının eğitim alınan okulun türüne (Konservatuvar, Müzik Öğretmenliği, Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi-Müzik ve Sahne Sanatları Bölümü, Güzel Sanatlar Fakülteleri-Müzik Bölümleri veya özel kurslar gibi...) bakılmaksızın "Müzik" eğitimi-öğrenimi gören herkesi kapsadığını belirtmek isterim.

Gönderilen maillerde Word veya benzeri "Kelime İşlemci" yazılımlarında (-ki Türkiye'de ve dünyada MS Word dışında farklı-alternatif Kelime İşlemci yazılımlarının da kullanılmakta olduğunu ayrıca belirtmek isterim) hazırlanan bir belgeyi dosya olarak kaydederken iki "ince" detayın gözden kaçtığını fark ettim.

Birinci tavsiyem şudur:
Hazırlanan dosyayı bir "dosya adı" ile kaydederken, Türkçe karakter kullanmamaya özen göstermekte fayda var.

Bir örnek verelim: Bu dosyayı hazırlayan genç öğrencimizin adının Deniz TÜRKOĞLU olduğunu varsayalım. Öğrencimizin soyadında Türkçe karakterler var. Hazırladığı dosyanın da bir özgeçmiş olduğunu düşünelim. Bu öğrencimiz, hazırladığı dosyaya büyük olasılıkla "Deniz Türkoğlu Özgeçmiş.doc" adını verecektir. Fakat dosya adını oluştururken, bir düz metin oluşturmuyoruz. Bir dosya adının, o dosya hakkında ipuçları taşıması; mümkün olduğunca kısa olması; arada boşluk olmaması ve bir önlem olarak da Türkçe karakter taşımaması doğru ve iyi olacaktır. Siz arada boşluk bıraksanız da, bilgisayar o boşluğa sizin fark edemeyeceğiniz bir karakter ekleyecektir. Türkçe karakter kullanırsanız, e-posta'yı gönderiğiniz bilgisayarın Dil kodlaması ayarı ve gönderdiğiniz e-posta adresinin e-posta sunucusunun hangi dil kodlaması ayarına sahip olduğunu ve hatta "Dil Kodlaması" farklarının neler olduğunu da bilemeyebilirsiniz. Bu yüzden, siz Türkçe karakterleri doğru görüyor olsanız da, karşı tarafın (yani alıcının) gerek bilgisayarının, gerek ise onun e-posta sunucusunun "Dil Kodlaması" ayarını bilemediğiniz için, karşı taraftaki alıcı, e-postanızda gönderdiğiniz dosyayı bozuk karakterlerle görüntüleyebilir. Bu nedenle, öğrencimiz dosya adına "DenizTurkoglu-Ozgecmis.doc" adını verirse doğru yapmış olur ve okunamama riski de ortadan kalkmış olur.

İkinci tavsiye:
Karşı tarafa gönderdiğiniz e-posta'nın "Konu" kısmını yazarken de mümkünse Türkçe karakter kullanılmaması, yine yukarıda anlatmış olduğum nedenlerden dolayı, riski en aza indirecektir. Gerçi kullanılan e-posta servisleri her ne kadar buna dikkat etmeye çalışıyorlarsa da, e-postanızın daha "Konu" kısmından başlayarak rahat okunabilme sorunu taşıması, e-postanızı okuyan kişinin o e-postaya olan dikkatini ve özenini azaltacak ve belki de bu detayla uğraşacak vakti olmadığı için silecektir.

Yukarıda sık sık kullandığım "Dil Kodlaması" veya "Karakter Kodlaması" olarak bilinen detayın ne olduğu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler BURAYA tıklayabilirler.

İyi çalışmalar diliyorum.

21 Ocak

Bu yazıya bir ekran görüntüsü ile başlıyorum. Eğer ekran görüntüsünün üzerine tıklar ve büyütürseniz, bir detay dikkatinizi çekecektir. Aşağıdaki resimde "dikkatinizi çekmesi gereken" bir ayrıntı var.

Indirme-Hizi-Ornegi

Bu ekran görüntüsü, 21 Ocak 2008 sabahı, Üniversite'deki odamdan bir dosyayı indirirken alındı. LKD'nin ftp'sinden "OpenSUSE 10.3" kurulum DVD iso dosyasını indirmeye başladım ve bir baktım indirme hızı saniyede 1.5-1.6 MB'larda geziniyor. Böyle olmasının nedeni neydi? Çünkü, o sırada benim bağlı olduğum hub'a bağlı başka Windows yüklü makine yoktu. Çünkü aynı hub'a bağlı diğer M$ yüklü makineler açık ve ağa bağlı olduklarında, bir dosyayı indirme hızı saniye de 15-20 k civarlarında dolaşıyor. Hele bir de saat 14.00 ve sonrasını geçmiş ise, inanılmaz yavaşlıyor. Çünkü, diğer kullanıcıların bilgisayarlarında Anti-Virus yazılımı olsa bile, o yazılımı güncel tutmuyorlar vesaire. Sonra, "sayfalar çok yavaş açılıyor" gibi şikayetlerde bulunmuyorlar mı?! Artık, ne diyebilirim.

Bu da böyle bir yazı oldu işte.

13 Ocak

Merhaba,
Bu yazıda sizlere "2 Güzel Haber" vermek istiyorum.

Bugün 13 Ocak 2008. Bir besteci olarak bugünün benim için özel bir anlamı var. Philipp Mahrenholz (Obua), Artan Hürsever (Fagot) ve Zeynep Üçbaşaran (Piyano)'dan oluşan Trio Troy, kendilerine ithafen bestelediğim iki eserimi, bugün Zürih Operası salonunda verecekleri konserde seslendiriyorlar. Bu bilgi Zürih Operası'nın web sayfasında da yer alıyor. Ancak, bu bilgi bugünden sonra o web sayfasından kaldırılacağı için ben size o sayfanın ekran görüntülerini sunacağım. Ancak, bu yazıyı bugün okuyanlar için önce linki vereyim.

http://www.opernhaus.ch/d/spielplan/spielplan_detail.php?vorstellID=10323446

Aşağıda da ekran görüntülerini sunuyorum:

ServerAcim-Zurih-Performance-Haber-Resmi1

ServerAcim-Zurih-Performance-Haber-Resmi2


İkinci haberim ise, PARDUS ile ilgili. Biraz zaman alacak olan bir proje ile uğraşıyorum. Bu projeyi açıklamadan önce projenin benim için kaynak teşkil eden web sayfasının linkini sizlere sunayım:

http://www.festvox.org/bsv/book1.html

Bu projeyi genel çerçevesiyle şöyle anlatayım: Bu proje bittiğinde ve bu uygulama sisteme yüklendiğinde, görme özürlü bir Pardus kullanıcısı kendisine mail geldiğini sesli bir uyarıyla duyacak ve bu uyarı "Türkçe" olacak. Özet olarak, "yazılı olarak gördüğümüz komutların-uyarıların bilgisayarda "Türkçe" olarak sesli karşılıklarının oluşturulması" da diyebiliriz buna.

Bu proje, yapısı gereği oldukça uzun bir zamanı gerektiriyor. "Türkçe" dilindeki tüm fonetik yapının listelenerek oluşturulması, bu kaynakların profesyonel bir ses kayıt sistemi tarafından kaydedilmesi, ses tonu ve diksiyonu iyi olan bir kişi tarafından bu listenin seslendirilmesi birinci aşamayı oluşturacak. İkinci aşamayı ise bu kaydedilen seslerin, yazılımın kullanabileceği bir şekle dönüştürülmesi için gerekli yazılım uyarlamalarının yapılması oluşturuyor. Ve ardından bunun ilgili kişi/kişiler tarafından pisi paketine dönüştürülmesi, sisteme yüklenerek test edilmesi ise üçüncü aşamayı; tüm testler tamamlanıp eğer gerekiyorsa hataların kapatılması için gerekliliklerin yerine getirilmesi son aşamayı oluşturuyor. Ve sonunda artık herşey hazırlanınca, bunun kullanıcılara duyurulması ile proje tamamlanmış olacak. Tabii ki, son-kullanıcı tarafında çıkacak olan sorunlar giderilerek bu uygulamanın kusursuz-eksiksiz olması için gayret gösterilecek.

Evet, oldukça emek gerektiren bir proje bu. Ama olmayacak bir şey değil. Sabırla, dikkatle ve büyük bir titizlikle çalışıldığında varılacak sonucun topluma katkıları düşünüldüğünde insanın yüreği ısınıyor.

Evet, bugün size "2 Güzel Haber" verdim. Hepinizi iyi Pazar'lar dilerim.

9 Ocak

Geçen gün, (galiba "Pardus-kullanıcıları" listesiydi) listede, "hangi uygulamayla birden fazla PDF dosyasını birleştirebiliriz?" gibi bir soru geldi ve bu soruya Linux.com web sayfasından bir linkin adresi verildi. Ben bu bilginin önemli olabileceğini düşündüm ve sizlerle paylaşmak istedim. Hatta kaynak web sayfasından, pek çok kişinin işine yarabileyecek aşağıdaki özet metni çevirdim. "Bilgi paylaşıldıkça çoğalır!" değil mi?

Ghostscript, PostScript veya PDF dosyalarınızı başka kiplerde görüntülemenize veya başka kiplere dönüştürmenize imkan veren bir pakettir. Ghostscript linux kullanıcıları arasında popüler bir araçtır, fakat pek çok kişi Ghostscript'in aynı zamanda PDF dosyalarını bir araya getimeye yarayan güçlü bir araç olduğunu pek bilmez.

Ghostscript kullanrak PDF dosyalarını birleştimek için aşağıdaki komutları yazın:

gs -dBATCH -dNOPAUSE -q -sDEVICE=pdfwrite -sOutputFile=finished.pdf file1.pdf file2.pdf


Eğer Ghostscript konusunda bilginiz yoksa, bu komutlar size birşey ifade etmeyebilir. Aşağıda bu komutların açıklayalım:

gs -- Ghostscript yazılımını başlatır.

-dBATCH -- Ghostscript PDF dosyalarını işlemeye başladıktan sonra işini bitirir ve programı sonlandırır. Eğer bu seçeneği eklemezseniz, Ghostscript çalışmaya devam edecektir.

-dNOPAUSE -- Ghostscript uygulamasını, her sayfayı işlemeye ve kullanıcı etkileşimi ile işleme ara verilmemesi konusunda zorlar.

-q -- Ghostscript çalışırken iletilerin görüntülenmesini önler.

-sDEVICE=pdfwrite -- Ghostscript uygulamasının dosyaları işlemek için onun kendi üzerindeki PDF writer (PDF yazıcı)'sını kullanmasını sağlar.

-sOutputFile=finished.pdf -- Ghostscript uygulamasına birleştirilen dosyaları burada verilen dosya adıyla tek bir dosya olarak kaydetmesini söyler.

Kaynak link: http://www.linux.com/feature/36815

23 Aralık

Temmuz 2007 tarihinde blogumda verdiğim ŞU haberde AKK - Yüksek Lisans Ders Programı'na girdi demiştim. "AKK Müzik Yazılımları ve AKK İşletim Sistemleri" adını taşıyan, hem güz hem de bahar yarıyıllarında sürecek bu dersi 3 Yüksek Lisans öğrencisi almaya başladı. İnönü Üniversitesi - Sosyal Bilimler Enstitüsü - Müzik Bilimleri ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı - Yüksek Lisans programının ilk öğrencileri, ilk kez böyle bir dersi almaya başladılar. İlk dersimizde yaptığım şey, EULA lisansı ile GPL lisansını Çağatay Çebi'nin web sayfasını kaynak alarak okutmak, anlatmak ve irdelemelerini sağlamak oldu.

Ayrıca, ders materyali olarak öğrencilerimin, Görkem Çetin'in "Pardus" ve Talat Uyarer'in "Her Yönüyle Pardus" kitabını almalarını sağladım. Pardus'taki "Rosegarden" ve "Audacity" adlı müzik yazılımlarını genel olarak tanıtıp, detaylı çalışmayı bahar yarıyılına bırakmayı kafamda tasarlayıp, "Lilypond" programını "User Manual"inden takip ederek anlatmaya başladım. Kullanıcı El Kitabı'nın PDF kopyasını e-maiilerine de ayrıca gönderdim. Lilypond yazılımını tanımakta ve kavramakta ilerledikten ve öğrencilerim kendi bilgisayarlarına Pardus'u kurup, Lilypond yazılımını pardus deposundan indirdikten sonra ilk ödevlerini aldılar. Bu ödevlerini benim e-mail'ime gönderdiler ve derslerde gönderdikleri ödevleri birlikte inceledik. Kodlamalardaki hataların ne gibi sonuçlar doğurduklarını anladılar.

Öğrencilerimin ilk ödevlerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Her öğrencimin gönderdiği pek çok ödevden sadece bir tanesini sunacağım.

Ayla BAHADIR'ın ödevi:
www.serveracim.net/lilypond/yl/aylabahadir.42.ly
www.serveracim.net/lilypond/yl/aylabahadir.42.pdf

Murat ATAŞ'ın ödevi:
www.serveracim.net/lilypond/yl/muratatas.36.ly
www.serveracim.net/lilypond/yl/muratatas.36.pdf

Ünsal DENİZ'in çalışması:
www.serveracim.net/lilypond/yl/unsal-dortses.ly
www.serveracim.net/lilypond/yl/unsal-dortses.pdf

Son öğrenci olan Ünsal DENİZ'in çalışması, aslında ödevlerini yaptıktan sonra, ekstra'dan yaptığı bir jest sayılabilir.

Ayrıca, size başka bir haber vereyim. Müzik alanından iki genç arkadaşımın (biri Konservatuvar mezunu Keman öğretmeni-diğeri Müzik Öğretmenliği mezunu Piyano öğretmeni) bilgisayarlarına Windows'larını silmeden PARDUS kurdum. İkisi de şu anda Pardus'u keşfetmekle meşguller.

6 Ekim

Pardus'ta bir kaç gün önceki güncelleme sonrası, güncellenen paketler arasında yer alan Rosegarden için bir detayı belirmek isterim. Ama önce bir önceki girdim için yapılan bir yorumdaki soruyu cevaplamak isterim.

Rosgarden ve Lilypond bütünleşik çalışıyorlar. Bu ikisi ayrı programlardır. İşlevleri ayrıdır. Ancak, tüm sequencer yazılımlarında kaydettiğiniz kanalın nota görünümünü vermek için nota yazma programları kullanılır. Rosegarden programında da Lilypond kullanılıyor. Bu yüzden eğer bilgisayarınızda Lilypond ve Rosegarden kurulu değilse ve önce Rosgarden'ı kuruyorsanız, bağımlı paketlerle birlikte Lilypond da kuruluyor.

Rosegarden'ın 1.5.1 sürümüne yükselmesiyle birlikte, bu yazılımda hem Midi, hem de Audio kanalları ayrı kaydedebiliyorsunuz. Devreye ses (Audio) işlemleri de girdiği için, "audio-connection-kit" bağımlı paketi Rosegarden ile birlikte indiriliyor. Ancak, ses özelliğini kullanabilmeniz için konsolda "jackd -d alsa" komutunu verdikten sonra Rosegarden'ı başlatmanız gerekiyor. Bu komutla, Rosgarden'a eklenmiş yeni bir komutu da kullanmaya başlayabiliyorsunuz. Bu da, yeni eklenen sanal synth sesleri.

Sonuç olarak Rosgarden geliştirimi sürdükte güzelleşip, rekabet edebilecek bir seviyeye geliyor. Yeni Pardus sürümlerine Ardour yazılımının eklenmesini dört gözle bekliyorum. Çünkü, ARDOUR Pardus deposuna eklendiğinde, profesyonel ses kayıt dünyasında yoğun olarak tercih edilen Pro Tools yazılımına bir rakip çıkmış olacak.

Müzik öğrencilerini düşünerek, açık kaynak kodlu bir "Nota Yazma" programı olan "Lilypond"da, başlangıç düzeyinde kısa videolar hazırladım. Ancak, bu aşamadan önce "Pardus CD'si Yazmak" makalesinin, "Pardus Nasıl Kurulur?" makalesinin okunmuş, kavranmış ve uygulanmış olması gerekir. Ayrıca, "Özgürlük İçin" Web sayfasının Firefox Web tarayıcınızın Pardus Durakları içinde durması ve oradaki belgelerin okunması, sayfanın sürekli olarak takip edilmesi gerekir.

Not olarak söylemek isterim(belki merak eden olabilir!), bu video kayıtlarını Pardus deposundan indirdiğim qt-recordMyDesktop ile kaydettim. Ayrıca, bir video eklentisi yerine, direkt olarak linki vermeyi tercih ettim.

Aşağıda videoların kısa açıklamalarını göreceksiniz. Ardından, bu videoların sıkıştırılmış bir klasörde toplandığı tek bir link vereceğim sizlere.
Şimdi videolara geçebiliriz.

Birinci videoda, bilgisayarınıza Pardus kurduğunuz, Lilypond paketini depodan indirdiğinizi varsayarak dosya oluşturmaya başlıyoruz.

İkinci videoda çalışmaya devam ediyoruz.

Üçüncü videoda biraz daha ilerliyoruz.

Dördüncü videoda kısa çalışmayı bitiriyoruz.

Aşağıda sıkıştırılmış klasörü indirebileceğiniz link verilmektedir.

http://web.inonu.edu.tr/~sacim/dosyalar/Lilypond-Videolar.tar.gz

Kolay gelsin. Sorularınız için e-mail adresim: server@serveracim.net

"Pardus ve Müzik" sayfama hoş geldiniz.

Bu sayfada, Pardus'ta kullanılan müzik yazılımlarını detaylarıyla tanıtacağım. Amacım bu. Genel tanıtım yazıları, sadece o yazılım hakkında "genel" bir fikir vermeyi amaçlamaktadır. Ancak, bu yazılımların daha detaylı olarak anlatılmaları gerekmektedir. Kullanıcıların buna ihtiyacı var. Ben de bu amaçla bu sayfayı yaşama geçirmeye karar verdim.