1
Ara

Aslında Pardus’a daha önce dönmüştüm. Döndüğümde ise şu yazıyı yazmıştım fakat ADSL kotasını sınıra dayandırdığım için Pardus’u açmıyordum (Güncelleme vs.vs) bugün Aralık ayının ilk günü ve Pardus’u açtım sistemi güncelliyorum :) Güncelleme bittikten sonra gerekli olan paketleri kuracağım sonrasında tekrar Özgürlüğüme kavuşacağım :)

Son olarak sudo pisi up‘dan görüntü;

http://img440.imageshack.us/img440/8981/grntyakalaycga4.png

Resmi büyütmek için burayı tıklayın

      
14
Kas

Taha Doğan Güneş‘in şu yazısından sonra bende Pardus tişörtüm ile bir poz verdim ve bloguma ekledim :)

      
9
ŞUb

Merhabalar!

Özgürlük İçin, geçtiğimiz Çarşamba akşamı yeni arayüzüne kavuştu! Henüz deneme sürecinde olan forumuyla ve katkıcılarıyla beraber özgür yazılım meraklılarına daha iyi bir sayfa sunmak amacıyla yoluna hızla devam ediyor. Takipçilerinin bildiği üzere; Özgürlük İçin, geçtiğimiz yılın Temmuz ayının ilk haftasında kullanıcılarla buluşmuştu. O günden bu güne içeriği git gide zenginleşen Özgürlük İçin, artık göze daha hoş görünen bir temaya kavuştu.

Henüz deneme sürecinde olan Özgürlük İçin Forumu ile ilgili olarak bazı düşüncelerimi tüm takipçilerimizle paylaşmak istiyorum.

Şu an yeni tasarımıyla deneme sürecinde olan Özgürlük İçin ve forum sayfasında bir takım hatalarla ve eksiklerle karşılaşmak mümkün. Karşılaşılan hatalar hızla gideriliyor, eksiklerin ne olduğu biliniyor ve bunlar da yapılacaklar listesine alınmış durumda. Peki, şu an için bu kadar hatanın ve eksiğin olmasında yatan sebepler nedir?

Aslında sebepleri, Özgürlük İçin Listesi‘ni [1] takip edenlerce biliniyor ama, burada yer alan bilgileri foruma taşımakta da fayda görüyorum. Forumumuz için, Phpbb, SMF veya türevi başka bir yapı kullanmak yerine Ahmet Aygün, Akın Ömeroğlu, Denis Kürov, Eren Türkay ve Uğur Çetin tarafından Django için yazılmış, çalışan (ilk olmasa bile) tek forum bileşenini kullanmaktayız. Haliyle, eksikleri ve hataları da olacaktır. Bu deneme sürecinde de bu hatalar sizin de bildirimlerinizle gideriliyor, hem de eksikler zaman içerisinde tamamlanıyor.

Özgürlük İçin Listesi‘nde [1], forumdaki eksiklerin neler olduğu ve deneme sürecinden çıktığımızda ne gibi özelliklere kavuşmuş olacağımızı Ali Işıngör çok güzel bir şekilde dile getirmişti [2]. Tabii, herkes listeyi takip etmiyor, ben de buradan faydalanarak size durumu kısaca izah edebilirim.

Forum bileşenimizin beni en çok sevindiren özelliği, konu başlıklarının etiketlendirilebilmesi. Bu güzellik, ilerleyen dönemlerde, sorununa forumumuzda çözüm arayan bir kullanıcı için oldukça faydalı bir durum. Örneğin, Compiz Fusion ile ilgili bir sorun bildirecek olan kullanıcı, öncelikle “Compiz” etiketli mesajlarda arama yaparak sorununa daha çabuk erişebilir. Bu özelliğin, basit bir aramada sadece “Compiz” yazarak aratmaktan çok daha faydalı olacağına inanıyorum.

Bir diğer güzellik ise, Özgürlük İçin Haber, Paket, Oyun veya İlk Adımlar gibi bölümler altında yer alan yazılara yazılan yorumların doğrudan forumda açılan ilgili konu başlığının altına ikinci ileti olarak düşmesi. Böylelikle, yazılan yorum ayrıca forumda da yazılan bir yazı oluyor ve her iki tarafta da aynı görüşleri ikişer defa yazmak derdinden kurtarıyor. Forum başlıklarını ve etiketlerini RSS ile takip etmenin keyifli olabileceğini de söylemeden geçemeyeceğim.

Forum içerisinde Avatar desteği de elbet ki olacak, ancak bu özellik deneme süreci aşıldıktan sonra kullanılabilir olacak. Kesin olmamakla beraber, ilerleyen dönemlerde kullanıcının tercihine göre seçilebilir temaların da eklenilmesi düşünülüyor. Deneme sürecinde bir çok teknik sorun giderildi ve kalanları da hızla gideriliyor. Bir takım görsel hatalar ise önümüzdeki günlerde giderilmiş olacak ve deneme sürecinden çıktığımızda gerçekten uğraşlara değecek bir Özgürlük İçin.Com sayfasıyla karşılaşacağız…

Hedeflenenler ve şu an kullanılabilir olanları da yazdıktan sonra, kişisel düşüncelerimi de aktarmak isterim. Forum deneme süreciyle açıldığından bu yana, etiketlendirme konusunda beni endişelendiren bazı durumlar oldu. Etiketlendirme için “çözüm arayan bir kullanıcı için oldukça faydalı” dedim ancak, etiketlendirmenin yanlış kullanımı oldukça sorun yaratabilir. Burada söylemek istediğim, forum üyelerimizin etiketlendirme konusunda dikkatli davranmaları gerektiğidir. Örneğin, Tremulous ile ilgili açılan bir konu başlığında, yazıda bahsedilmemesine karşın last.fm, ktorrent veya sağlık etiketlerini seçmek gerçekten de içeriğe yardımcı olacağına içeriği baltalayacaktır. Forumun içeriğinin gelişmesini baltalayacak bir başka sorun ise, konu başlıkları içerisinde çözüm yolunun anlatılması yerine, doğrudan bir bağlantı verilmesidir. Başlık içerisinde verilen bu bağlantıdaki bilgilere, bir başka tarihte de erişilebileceğinin bir garantisinin olmayacağını düşünüyorum. Bu sebeple, kaynakta yer alan bilgilerin temiz bir biçimde forum içeriğine katılması, Özgürlük İçin Forumu adına daha da faydalı olacaktır. Tabii, alıntı yapılan bu bilgilerin altına kesinlikle geçerli bir kaynak adresi verilmesini de tercih ederim. Hangi bilgi nereden alınmış, bunu bilmek de güzeldir…

Henüz deneme sürecinde olan Özgürlük İçin Forumu yöneticilerinden biri olarak, hem daha önceden yapılan duyuruları bir şekilde tüm forum üyelerine aktardım, hem de kişisel görüşlerimi de dile getirdim. Kişisel görüşlerimin pek de yanlış anlaşılabilecek tarafı olmadığını düşünüyor olsam da, umarım ki yanlış anlaşılmalara sebep olmaz.

Daha iyi hedeflere ulaşmak için,
Özgürlük İçin,
Yolculuğumuz daha yeni başlıyor…

Saygılarımla.

[1] http://liste.pardus.org.tr/ozgurlukicin/
[2] http://liste.pardus.org.tr/ozgurlukicin/2008-February/002114.html

16
Oca

Bu günlerde pisişik işlere sardırdım kendimi. Nası bulandın nasıl bulaştın diyecek olursanız şu stumble yüzünden. Birkaç ay önce stumble düğmesine bastığımda kendimi psişik güçler platformu adındaki bir forumda buldum. Bütün mistik muhabbetler var. Paranormal olaylar , telekinezi , telepati ne ararsan…Hatta biraz önce “kristal küreye nasıl bakılır” başlıkl bir yazı okudum. Açıkcası her “STV’de sır kapısı izlemiş Türk evladı” gibi benimde ilgimi çekti bu konular. İlginç hikayeler bulmayı umut ediyorken bir baktım belli bir disiplin içerisinde bu işlerle uğraşan insanlar var bildiğin cemiyet/sosyete/kominiti olmuşlar. Yaw biz bilimdi teknolojiydi bilmemneydi derken abiler bambaşka bir kanala akmış orada huşu ve bereket içerisinde yaşıyorlar. Sitede o kadar çok bilgi var ki nereden geliyor bu değirmenin suyu demeden edemiyorum. Ya internet gezginleriyle dalga geçmek için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan insanlar var şu dünyada, ya şizofreni hastaları biraraya gelmişler yada bunları okuyup eden araştıran ve anlattıklarına inanırsak başarılı olan insanlar var. Kafayı taktımmı takıyorum evde küçük telekinezi deneyleri yapmaya başladım bile. Sonum hayırlı değil haberiniz olsun :P

bu yazının sonuna birde video koyayım ki cilası olsun (video bana ait değil)

24
Kas

Taşındım.. Telekom grevde olduğundan dolayı yeni telefon abonelik işlemleri yapılmıyor, en azından tamamlanamıyor.. Dolayısı ile 1 aydır (yazıyla: bir ay) yeni evimizde telefonumuz ve dolayısı ile internetimiz yok..

Bu süre içinde bilgisayar başında geçen zamanım doğal olarak azaldı, ama daha çok ders çalıştım :) Pardus ile ilgili de sözlü tanıtım, iki kişiye kurulum ve birkaç CD dağıtımı dışında pek bir şey yapamadım.. Birde eskiden beri kurulum yaptığım kişilere verdiğim sorun olursa yardım ederim sözü var ki zaten Pardus’un her yeni sürümü ile bu yardım istekleri azalıyor. Ne de olsa her sürümle her şey daha sorunsuz oluyor,  daha az sorun çıkıyor, gerektiği zamanlarda yardım diğer yollardan çok daha hızlı bulunabiliyor vs..

Bunların dışında bir yandan KDE4′ü merak ediyorum, bir yandan Pardus 2008′in çıkışı ile (Anadolu Üni.de) yapılacak (yapılması olası) tanıtım ve etkinlikleri düşünüyorum..

Böyle işte, internetsiz kalmak kötü bir şey…

29
Eki

Cumhuriyetimizin 84. yıl dönümünde tüm ülkemizin Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorum ve bir kez daha ülkem üzerinde oynanan oyunları ve terörü lanetliyorum… Hadi, bugün sokaklara; 84. kez sokakları inletelim, bayraklarımızı daha da yükseklerde taşıyalım…

23
Eki

Dün (yani 2 Ekim 2007, Pazartesi), bir çok kişiye gönderilen bir e-posta, elbet ki bir çok kez uğradı:

22 / 10 / 2007 ( Bu Gece ) - Şehitler anısına tüm Türkiye de eylem var. Saat 21: 30 da ışıklar yanıp söndürülecek.
23 / 10 / 2007 ( Yarın ) - Yurt içinde ve dışında siyahlar giyinip tüm dünyaya yasımızı ve tek yürek olduğumuzu gösterelim.

Bugün, şans eseri üniversitemizin internet sayfasına girdiğimde ise, “Duyurular” başlığı altında gördüğüm “Siyah Giyiniyoruz” başlığına tıkladım. Sanırım, bu tepki, basit bir e-posta zinciri olmaktan daha ileriye gidiyor…

“ŞEHİTLER ÖLMEZ,
VATAN BÖLÜNMEZ.
TÜM YEDİTEPE AİLESİ OLARAK,
24-25 VE 26 EKİM GÜNLERİ
SİYAH GİYİYORUZ.”

8
Eki

Az önce, internetteki bir kaç arkadaşımdan gelen bir yazının üzerine, anında bir yanıt verme ihtiyacı hissettim…

Şırnak’ta devam eden ve şu anda 15 şehit verdiğimiz operasyondan dolayı PKK belasını protesto etmek amacıyla Msn nickimize soluk gül koyalım bunu msn listemizdekilere atalım...”

Hayır, bunu listemizdeki hiç kimseye atmayalım.
Ve hayır, duyarlı biriyseniz, bu simgeyi eklemeniz de gereksiz…

Neden mi? Çünkü bu ileti zincirleri gereksiz. Zamanında “Bill Gates sizi zengin edecek…“, “Bunu on kişiye daha gönderirsen yeşil Msn simgesi mavi renge dönüşecek…” gibi gereksiz ileti zincirinin içine, şehitlerimizin haberini katıp, bu üzüntüyü, bu tepkiyi basitleştirmeyin…

Hangi Türk genci, verilen şehitler için göz yaşı dökmez? Hangi Türk genci teröre, şehitlere, dökülen kanlara üzülmez?

Sesinizi çıkarın, teröre hayır deyin! Tepkinizi sanal dünyada değil, gerçek dünyada çıkarın, sesinizi duyurun!

Ne şehitlerimizin acısı, ne de sizi üzecek herhangi bir olay, sanal dünyadaki basit, küçük bir simgeyle ifade edilemez…

Ne mi yapın? Çıkın pencerelere, balkonlara, Türk bayrağınızı asın. Türk bayrağımızı dalgalandırın…

23
Eyl

Bugün Eskişehir NEO Alışveriş Merkezi’ne gittim. Etrafta herkese el sallayarak dolaşan yeşil canavar maskotu kostümü giymiş biri bana yaklaşıp:
- sen AEGEE‘den Ayan değil misin? Hani şu Pardus‘çu Ayan?
dedi…

.

.

21
Eyl

Bir toplumu uyutmanın veya diriltmenin en büyük silahı, televizyondur, medyadır. Ülkemizdeki siyasi olayların hiç birine burada değinmek gibi bir niyetim olmasa da, görüşümüz ne olursa olsun, toplum olarak medyanın çizdiği çizgileri görebiliyoruz ancak, eğer başka basın - yayın organlarını da takip etmiyorsak…

Medya, belirli dönemlerde, hangi konuyu sömürüyor ise, biz bir önceki konuyu bir anda unutuyoruz ve medyanın kurcaladığı konuya oldukça duyarlı yaklaşıyoruz. Dün başka bir konuda duyarlıydık, bugün başka bir konuda duyarlıyız, yarın da başka bir konuda duyarlı olacağız. Ama -kim ne derse desin- çabuk unutan bir toplu olarak, bugünün gündemi neyse, bu gündem yarın toplumun büyük bir kesimi tarafından unutulmuş olacaktır, üstelik kafalarında herhangi bir sonuca ulaşmadan.

İşte bizim camiamız da son aylarda bu noktaya geldi. Önce, Pardus’un neden bazı uygulamalarının isimlerinin Türkçe kökenli olmadığı (Örn: PiSi‘nin açılımı Packages Installed Successfully as Intended şeklindedir.) onlarca kez tartışıldı, ardından Özgürlük İçin projesinin ismi tartışıldı, sonrasında özgür yazılım felsefesinin baltalanarak Cedega’nın PiSi paketinin bir takım gönüllü forumlarında duyurulması ve dağıtılması… Son olarak da, Pardus odaklı iki Wiki projesi ile ilgili gereksiz boyutlardaki tartışmalar.

Tüm bu tartışmalar, bir şekilde son buluyor ama, yanlış bilgiye sahip bir çok kullanıcı, tartışmalardan hiç bir şekilde kendisine faydalı bir bilgi edinemeden kapanıyor bu konular. Edinebildiği tek bir bilgi, bir başka kullanıcının ortaya attığı görüşler. Ama bu görüşlerin ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış, bilinemez…

Ama, size forumlar haricinde alternatif bir haberleşme aracı da söyleyebilirim.

Listeler!

Eğer Pardus kullanımı ile ilgili bir sorununuz varsa, bu durumu Kullanıcı Listesi‘ne de yazabilirsiniz, başka yazıları da takip edebilirsiniz.

Kolay gele :)

17
Eyl

Bu sabah posta kutusunda bulduğum bir posta ile, artık yazma ihtiyacı duydum. Çünkü, işin suyu çıktı.

2006 - 2007 eğitim döneminde, ÖSS’ye girmiş insanlardan biriyim. Ancak, Özel Yetenek Sınavlarına girdiğimden ötürü, herhangi bir tercih yapma zorunluluğum yoktu ve hedefim belli olduğundan, “Özel yetenek Sınavı ilke bir yere giremezsem, en azından tercihlerden girerim” demedim ve de tercih yapmadım.

İstediğim bölümlerle ilgili, bir kaç üniversitenin değişik bölümleri için özel yetenek sınavlarına girdim ve bir çok arkadaşımın bulunduğu üniversitenin istediğim bir bölümünü kazandım.

Benim tercih yapmamamdan kelli, son üç haftadır bir çok özel dershaneden bana posta geliyor.

Değerli genç arkadaşımız, 2007 ÖSS geride kaldı, sınavda istediğiniz sonuca ulaşamadıysanız bunun nedenlerini en iyi siz değerlendirmişsinizdir…

Sevgili Deniz, bir ÖSS daha geride kaldı ve sizin de başarılı bir sonuç alamadığınıza sizin kadar biz de üzülüyoruz…

(…)

Hatta bir özel dershane, ben henüz uyanmamışkene, karga pisliğini eşelemiyorkene, yani sabahın kör (!) bir saatinde, telefonla evimizi arayarak beni uyandırdı. Yuh, dedim. Daha saat henüz 11:00 olmuş, ne uyandırıyorsun…

ÖSYM nasıl bir kurumdur ki, tercih yapmayanlara veya herhangi bir üniversiteye yerleşemeyen öğrencilerin bilgilerini başka kurumlarla paylaşabiliyor? Yorum yapamıyorum, kesin gözümden kaçan bir detay vardır.

Ancak, bu sabah gelen posta, bugüne kadar gelen sekizinde posta oldu. Yetti artık, gelmesin.

19
AğU

Bu aralar, bana bir Java kodu gerekli. Bazı internet sayfalarına sorunsuz erişebilmek için, özellikle IExplorer kullanmak şart. Peki, ben bu internet sayfası tasarımcılarının tembelliği veya beceriksizliğinden ötürü, Konqueror, Mozilla Firefox, Opera veya başka bir internet tarayıcı ile bu internet sayfalarına erişememeyi mantıklı bulabilir miyim? Bulamam elbette.

Bir ara, Özgürlük İçin toplantılarının birinde, esprisine ortaya atılan bir söz vardı; “Bir kod yerleştirelim sayfaya, IExplorer ile erişimi engellesin…” Bu sözler kimindi, hatırlamıyorum…

Yazımın başında bu ihtiyaç duyduğum koda Java kodu demişim. Olsun, Java olmasın başka bir dilde olsun. Ama, şu an, üzerinde uğraştığım her internet sayfası için, IExplorer ile erişimi engellemek istiyorum.

Sebep? Sadece takıntı oldu bende.
Mantıklı mı? Olmayabilir.
Yani? İnternette bulamadım!
Sonuç? Biri hemen bu amaca yönelik bir kod yazsın :)

*Bu günlük girdisi eminim Gezegen‘den silinecektir… Çok mu sinirlenmişim acaba, nedir?

28
Haz

Eskişehir Yazılım Üssü Genç Girişimci Eğitim Merkezi‘nde (EYÜGGEM)) staja başladım. www.openoffice.org.tr de EYUGGEM yansımızdan indirin diyor ya işte orası.. Burada Suse Linux Enterprise Server ile tanıştım, web/mail server kurmak için çalışıyoruz. Yanına da Pardus kurdum, bildiğim kullandığım sistemde daha kolay çalışırım, hem Pardus’u server olarak da denemiş olurum dedim. Beklendiği üzere Pardus üzerinde her şey daha hızlı gitti, apache, php, mysql, kurdum sorunsuz çalıştı SuSe’ye karşı hız ve kullanım kolaylığı açısında 1-0 öndeyim :) sonra bind kurduk, alan adını server ile ilişkilendirme işine giriştik Google sağolsun bulduğumuz birkaç doküman sayesinde config dosyalarını kurcaladık, yazdık çizdik ama sürpriz.. iki sistemde bind çalışmadı :) EYÜGGEM’in firewallı ile ilgili bir sorunmuş. Ama bind ile uğraşırken SuSe’nin bu iş için hazırlanmış Yönetim Paneli ve arayüzlerinin avantajı ile durum 1-1 oldu sanırım..

Sonuç: Pardus’u Server olarak kullanma teşebbüsüm direkten döndü, Şu anda server odasında ssh ile bağlandığımız SuSe mevcut.. :( Pardus’u server olarak kullanan arkadaşların deneyimine ve bilgisine ihtiyacım var sanırım..

Bu arada http://www.musicovery.com/ diye bir web sitesi varmış, stajyer arkadaşlar sağolsun sıcaklar müzik ve muhabbet olmadan hiç çekilmiyor, paylaşıyoruz eğleniyoruz :)

Birde OpenOffice ile ilgili bir çalışma yapılacak sanırım, onun haberini daha sonraya bırakalım..

20
Haz

Call to inusertemp failed (temporary directorties full?). Check your installation.”

Sisteme format atmama sebep olabilecek kadar sinir bir hata mesajı.

Bugün, bilgisayarıma yeni bir monitör aldım. Samsung, 19″, geniş ekran bir LCD.

Ne zaman eski 14″ monitörümden kurtuldum, masaüstüm 800*600 çözünürlükten 1400*900 çözünürlüğü gördü, aynen sayın Ali Işıngör’e söz verdiğim gibi önümüzdeki haftaya Planeshift’in incelemesini bitirmeliydim. Rpg türüne karşı bir zaafım var, tutamıyorum kendimi. Kısa süre World of Warcraft, hatırı sayılır bir süre de Guild Wars ve Ultima Online oynamışlığım var, Planeshift’i de seve seve oynarım, dedim.

Yalan oldu…

Planeshift’i, nedense kimseye sormadan Playground depolarından kurmaya kalktım. Arada sık sık bölünmelerle tüm bağımlılıkları ve kendisi derlendi ve kurulmuş oldu. Oyuna girdim, kullanıcı hesabımı ve şifremi yazdım…

Ha?
Nasıl olur?
Sunucu hatası veriyor.

Hemen, daha önce oyuna göz attığını hatrıladığım sayın Ekrem Seren’e durumu sordum. Bu konuşmanın ardından, Playground paket deposundan değil, Contrib paket deposundan kurmam gerektiğini öğrenmiş bulundum ve hemen Contrib paket deposundan PiSi paketlerini derlemeye ve kurmaya başladım.

İşlem bitmişti. Yemek yiyeceğim için, bilgisayar boşuna çalışmasın, dedim ve bilgisayarı kapattım.

Yarım saat geçmedi ki benim yemeğim bitmiş, ekran başına geçmiştim. KDM’ye girebiliyor ama masaüstüne giremiyordum; “Call to inusertemp failed (temporary directorties full?). Check your installation.” diye bir hata mesajı okuyordum. Sinirlenmeye başlamıştım…

Çözemedim gitti, Pardus 2007.1 Çalışan CD taktım, Konversation’dan Eren Türkay ile uzun uzun konuştum ve bir kaç çözüm yolu öğrenmiştim. Sonra bunları konsola geçerek uygulamaya başladım….

Tüm gece kendimi paraladım.
Hafızada 8GB yer açtım, hasar görmüş PiSi paketlerini silip yeniden kurdum. Başka şeyleri silip bir daha kurdum. Her şeyi denedim…

Sonuç?

Call to inusertemp failed (temporary directorties full?). Check your installation.

Formatı basıp, Pardus 2007.2 beta’yı kurmak, ortalama bir saatimi alabilirdi, ama yapamıyorum. Çünkü şu an erişemediğim hafıza içerisinde; düzenli bir arşiv oluşturabilmek için iki yıldan uzun süre emek verdiğim mp3′lerim, video klipler, oyun yamaları ve ekstraları, fotoğraf galerisi, kendi web çalışmalarım ve kişisel dosyalarım… Tabii aile fertlerinin de kullandığı bir takım dosyalar burada olunca, istediğim gibi davranamıyorum.

Yani bunların bir yedeğini alana kadar, Pardus 2007.1 Çalışan CD ile yoluma devam edeceğim. Tabii 32x hızlı LG cd sürücümün eskiliğinden ötürü, Çalışan CD’yi okuyabilmesi bir lüksken ve cuma günü tamamen sokaklarda işim olduğundan, dosyaların yedeğini alma imkanına sahip olana kadar da bilgisayardan uzak duracağım.

Bu da demektir ki hafta sonuna kadar ve hafta sonu yapmam gerekenler ertelendi. Örneğin Özgürlük İçin’de yayınlanması için yazmam gerek PlaneShift incelemesi. Örneğin, cd’ye çekilmesi gerek Guitar Pro Tab dosyaları ve kayıtlar. Şu an aklıma başka bir şey de gelemiyor, çünkü gözlerim yanıyor ve çok feci bir şekilde uykum ağır basıyor…

Söz verip de, *sinirlerimi bu şekilde bozan sorundan dolayı* sözümü yerime gecikmeli getireceğim için herkesten özür dilerim.

19
Haz

Merhabalar.

Özgürlük İçin, şu an beta yayınında [1] da olsa, aslında şu anki haliyle bile amaçlarının ne olduğunu kullanıcıya az çok gösterebiliyor. Sayın Ali Işıngör’ün de Özgürlük İçin Gönüllüler Listesi’nde yazdığı açıklamadan [2] rahatlıkla anlaşılacağı üzere, forumun oluşturulması, yapılandırılması, test edilmesi ve kullanıma açılması biraz vakit alacak, neticede uzun vadede sorunsuz ve işimizi görebilecek bir forumdan bahsediliyor. Dün, Ali Işıngör ile artistanbul’daki kısa görüşmemizde de konuşulduğu gibi, gerek forumda olması gerekenlerin ve gerekmeyenlerin konuşulması ve kararlaştırılması, gerekse bunların uygulamaya geçirilmesi zaman alacak gibi geliyor bana.

Çok uzatmadan, öncelikle, kullanılan forumlara bakalım.

Akla, ilk olarak Pardus-Linux.Org [3] geliyor. Bu forumu uzun süre takip edenler fark edeceklerdir ki, forum üyelerinin büyük bir çoğunluğu, özellikle de yeni kayıt olanlar, “armut pişsin ağzıma düşsün” beklentisindeler. Açmak gerekirse; merak ettikleri bir konuda veya daha da kötüsü çözemedikleri bir sorunun altından çıkabilmek için ve çözüme ulaşabilmek için foruma danışıyorlar, ancak ya yeterli düzeyde ya da hiç bir şekilde forumlarda arama yapmıyorlar. Forumu da geçtik, Google’da bile arama yapmıyorlar. Öte yandan, belki de vakti olsa interneti deşip aradığı bilgileri bulup deneme - yanılma ile çözüme ulaşabilecek bir kullanıcı, zaman sıkıntısı yaşadığından kimi zorluklarla karşılaşabilir. Hele ki söz konusu sorunlarla karşılaşan ve çözüme en kısa sürede ulaşması gereken bir kurum ise, ciddi anlamda bir dert oluyor.

İşte burada, toplantıda konuşulanlardan bahsetmek lazım. Hem kafamdakileri, hem de toplantıdakileri derleyerek, konuları bazı ufak başlıklar altında toplayacağım.

#1 - KULLANICIYI ARAŞTIRMAYA YÖNLENDİRMEK

Kullanıcıyı sıkmadan veya aklını karıştırmadan, aramaya yöneltici çözümler bulmak gerekiyor. Toplantıda sunulan fikirler arasında, bu konu için belki de en mantıklı ve faydalı çözüm, sayın Ekrem Seren’in bahsetmiş olduğu PlayNC forumunda [4] yatıyor. Nasıl bir çözüm olduğuna gelince; kullanıcı bir metni gönderdiğinde, metin forumda yer almadan önce kullanıcıya “x, y ve z konularıyla ilgili daha önceden açılmış başlıklar mevcut, araştırdınız mı?” şeklinde bir bilgilendirme mesajı gösteriyor ve ilgili konu başlıklarını sıralıyor.

Bu arada, PlayNC’nin söz ettiğim sayfası tam bir forum yapısı taşımıyor, ama bu özelliğin oldukça faydalı olabileceğini düşündüğümden (dahası sayın Ekrem Seren düşündüğünden) bahsetmeden geçemedim. Zaten ilerleyen başlıklarda da göreceksiniz ki, fikirlerimin büyük bir çoğunluğu bu fikirle bağlantılı fikirler….

Biz de, aynen bu şekilde bir çözüm sunabiliriz. Forumda, çözüm arayan bir kullanıcı, konu başlığı açacağı vakit, son olarak bu şekilde bir sayfa çıkabilir. Bence bu, Özgürlük İçin forumunda kesinlikle olması gereken bir özellik.

#2 - KONU BAŞLIKLARININ ETİKETLENDİRİLMESİ

Tabii bu yukarıda bahsedilen ilgili başlıkların listelenebilmesi için, ilgili başlıkların seçilmesi, etiketlenmesi ve derecelendirilmesi. Bu konu başlığında sorulan soru ne kadar kritiktir, çözüme ulaşmış mıdır, kaç kişi bu başlığa bilgilendirme mesajının ardından bakmıştır, kaç kişi bu başlık altında anlatılanlarla çözüme ulaşmıştır? Bunların bir istatistiği tutulmalıdır, diye düşünüyorum.

Bu x, y ve z başlıklarını açan kişiler, çözüme ulaştılarsa; forum yöneticileri tarafından bu başlığa “çözümlendi” gibi bir etiket verilmeli, aynı biçimde sonuca varılamayan sorunlar için de benzeri bir yöntem uygulanmalı ve bu başlığa bir durum atanmalı. Örneğin, “sebebi araştırılıyor“, “tahmini çözüm test ediliyor“.

Öte yandan, başlıklar arasında bir ilişkilendirme olmalı. Şöyle ki, “x başlıkta bahsedilen sorun çözümlenmiş, y başlığında da benzeri bir sorun var ama x başlıkta bahsedilenleri uyguladım ama çözüme ulaşamadım” veya “x başlıkta bahsedilenleri uyguladım ama bu sefer de başka sorunlarla karşılaşmaya başladım” diyenler olacaktır.

#3 - ÇÖZÜMLERİN ALINTILARLA SUNULMASI

Konu başlıklarının ilişkilendirilmesi” konusunda bir diğer alternatif ise, daha önce x, y ve z başlıklarında açıklanan çözümlerin alıntılarla ayrı bir başlık altında, bir kaç alternatif çözümle sunulması. Ancak bunun, kullanıcıların kafasını karıştırabileceğinden yanayım.

İlk üç çözüm, hem kullanıcıyı araştırmaya yöneltecektir, hem de forumun zamanla çöplük olmasını büyük bir ölçüde engelleyecektir.

#4 - FORUM KATEGORİLERİNE ALT KATEGORİLER

Bu da, forumda kargaşayı önleyeceğine inandığım bir çözüm. Örnek olarak, “Uygulama Sorunları > Wine” gibi bir kategori ve alt kategori sayesinde, Wine uygulamasında sorun yaşayan bir kullanıcı, sorununu Wine ile ilgili diğer başlıkların olduğu alt kategoride soracak ve böylelikle “Uygulama Sorunları” kategorisi altında bir kargaşa yaşanmayacaktır.

Peki biz bütün uygulamalar için bir alt dizin mi açacağız? Hayır. “Diğer” isimli bir alt kategori oluşturulacak, burada Wine ile ilgili başlıklar belli bir limiti geçince, Wine alt kategorisi açılacak ve bu başlıklar buraya taşınacak. Bu noktaya kadar başlığın etiketlendirilmesini forum yöneticileri yapacak, Wine alt kategorisi açıldıktan sonra eğer kullanıcı başlığı yanlış bir kategoriye açmaya kalksa bile, tıpkı #1 numaralı başlıkta bahsedildiği gibi bir bilgilendirme mesajı gelecek ve “Konu başlığının Wine alt kategorisinde açılıp açılmamasının kullanıcı tarafından daha doğru olup olmayacağı” sorulacak. Başlıkların etiketlendirilmesi, ileride yerleri değiştirilebilecek konu başlıkları için de bir kolaylık sağlayacaktır.

Ayrıca, forum içerisinde “İlk Adımlar“da, “Oyunlar“da ve “Paketler“de yer alan makalelere kullanıcıların yorum yazması halinde, forum içerisinde kategori / alt kategori, konu başlığı gibi detaylarla uğraşmaya gerek kalmadan kullanıcının yorumu aynen bir forum mesajı gibi görüntülenirse, sanırsam hem “Yorumlar” kısmına yazılan mesajların takibi daha kolay olur, hem de forumdan çekinen kullanıcıları foruma çeker. Yorumdan forum mesajına dönüşümde oluşacak konu başlığı ise, doğrudan yazının başlığı olur. Bu da, forum içerisinde *örneğin* Makaleler > Paketler kategorisinde Amsn şeklinde bir konu başlığı olur.

#5 - UZUN ÇIKTILARIN GİZLENMESİ

Bugün Pardus-Linux.Org [3] forumunda gezinirken gözüme çarpan bir durum, aklıma bu çözümü de getirdi. Re-Volt isimli bir Windows oyununu Wine ile Pardus 2007.1′de çalıştıramayan bir kullanıcı, oldukça uzun bir konsol çıktısıyla beraber konu başlığı açmış [5]. Bu gibi durumlarda, bu tür uzun mesajların gizlenmesi, “Uzun metni görüntülemek için tıklayınız” benzeri bir seçenek olaması, sayfanın gereksiz uzun görüntülenmesini engelleyecektir.

#6 - KIDEMLİ ÜYELER

Bir diğer konu ise, yöneticiler ve kullanıcılar arasında kalan ayrı bir kullanıcı topluluğu. Örnek olarak, qwerty kullanıcı isimle bir forum üyesi, yönetici ve kıdemli bir üye değil, ancak forumda oldukça konuda faydalı bilgiler vermektedir, sorunlara çözümler sunmakta ve forumda belli bir seviyeyi koruyabilmektedir. Böyle bir kullanıcıya da kıdemli bir üyelik sağlanabilir. Ne tam bir yönetici, ne de sıradan bir forum üyesi. Bu nasıl sağlanacaktır derseniz, kesinlikle mesaj sayısına bakılmamalıdır. Zaten yardım eden ve kaliteyi koruyabilen kullanıcılar, bir şekilde kendini belli etmektedir. Ayrıca bu kıdemli üye, ilk ve sonraki aşamalarda başlıkların etiketlendirilmesinde de katkıda bulunabilir. Böylelikle, hem yöneticilerin yükü biraz olsun hafiflemiş olacaktır, hem de kullanıcıların “forum nasıl kullanılmalıdır” konusunda daha kesin fikirleri olacaktır diye düşünüyorum.

Neden mesaj sayısına bakılmaması gerektiğine gelince, çoğu forumda bir takım gereksiz tartışmalar olur. Misal, yeni bir forum üyesi ile mesaj gönderim sayısı 5000′leri aşmış bir kullanıcı arasında geçen “yok efendim sen yeni üyesin, acemisin, ben bayağıdır buradayım” gibisinden çok gereksiz tartışmalara rastlamıyor değiliz. Meğersek, 5000 iletiyi aşmış kullanıcının mesajlarının büyük bir çoğunluğunu “lol“, “:)” gibi ifadeler oluşturuyordur. Peki, yeni forum üyesi, bu foruma yeni kayıt oldu diye, daha önce hiç bir forumda yer almamış mı sayılacaktır? Hiç bir tecrübesi yoktur gibi mi düşünülmelidir.

Öte yandan, henüz üzerinde çok düşünmemiş olsam da, kullanıcılar arası bir puanlandırma söz konusu olacaksa, mümkünse ForumTR’daki “rep” mantığından uzak olması ve bu kadar da basitleştirilmemesi taraftarıyım.

Benden şu an için bu kadar. Bu metni yazana kadar, üç kere silip baştan yazdım. bazı eksiklerim veya yanlışlarım olabilir. Olumlu veya olumsuz, tüm liste üyelerinin fikirlerini bekliyorum. Ama özellikle fikirler üzerinden konuşulmasını ve gereksiz yere uzatılmasındansa çabuk ve yapıcı çözümlerden ve görüşlerin yazılmasını bekliyorum.

Saygılarımla…

[1] http://beta.ozgurlukicin.com
[2] http://liste.uludag.org.tr/ozgurlukicin/2007-June/000184.html
[3] http://www.pardus-linux.org
[4] http://help.plaync.com/cgi-bin/plaync.cfg/php/enduser/ask.php?p_sid=9ddjZuEi&p_accessibility=0&p_redirect=&p_lva=5379
[5] http://forum.pardus-linux.org/viewtopic.php?t=8476&highlight=

18
Haz

Özgürlük İçin, en sonunda beta yayınına [1] başladı.

Şu ana kadar Linux kullanmak, forumlarda gezinmekten ve bir kaç PiSi paketi [2] hazırlamaktan başka bir işim olmamış olsa da, elimi taşın altına koyuyor ve önümüzdeki günlerden itibaren bir kaç yazıyla katkıda bulunmaya başlıyorum, ardından da forum gelecek tabii ki. Uzun süredir, Gezegenlerde yazılarını okuduğum kişilerle aynı ortamı paylaşmaktan ve onlarla aynı proje altında yer alıp, katkı sağlayabileceğimi bilmekten mutluluk duyuyorum.

Özgürlük İçin Gezegeninde [3] de yazmaya başladım [4], buradan duyurulur

Son olarak, Özgürlük İçin bünyesinde bulunmama katkıları olduğu için sayın Ümran Kamar [5]’a ve sayın Ali Işıngör [6]’e teşekkür ederim.

Özgürlük İçin…

Saygılarımla…

[1] http://beta.ozgurlukicin.com/
[2] http://egetunx.blogspot.com/search?q=PiSi
[3] http://beta.ozgurlukicin.com/gezegen/
[4] http://beta.ozgurlukicin.com/gezegen/user/19
[5] http://handlet.blogspot.com/
[6] http://beta.ozgurlukicin.com/gezegen/user/2

Merhabalar!

Özgürlük İçin, en sonunda -beta da olsa- yayına başladı.

Şu ana kadar Linux kullanmak, forumlarda gezinmekten ve bir - iki PiSi paketi hazırlamaktan başka bir işim olmamış olsa da, elimi taşın altına koyuyor ve önümüzdeki günlerden itibaren katkıda bulunmaya başlıyorum.

Uzun süredir, Gezegenlerde yazılarını okuduğum kişilerle aynı ortamı paylaşmaktan ve onlarla aynı proje altında yer alıp, katkı sağlayabileceğimi bilmekten mutluluk duyuyorum.

Neyse, çok konuştum ama henüz elimde somut bir katkı yok, kullanıcı listesinde sunduğum fikirler haricinde… O yüzden, ben “şimdilik” çok konuşmayayım.

Son olarak, Özgürlük İçin bünyesinde bulunmama katkıları olduğu için sayın Ümran Kamar’a ve sayın Ali Işıngör’e teşekkür ederim.

“Özgürlük İçin…”

Saygılarımla…

Çok yakın dostum veya ailemden biri değilseniz, MSN adresimi bulup listenize eklemeyin! Sadece çok yakın dostlarımla ve ailemle iletişimde olabilmek için kullanıyorum MSN’i. Ama Google Talk’a ekleyin, ki Jabber olarak da kullanılabiliyor, ekleyin, o sorun olmaz.

İkincisi, benden Cedega PiSi paketini istemeyin. Daha önce de günlüğümde açıklamıştım [1]. Mümkünse o yazıyı ve yazı içerisindeki alt bağlantıları da kurcalayın, deşin! Çünkü insanlarla boşuna tartışmayı sevmiyorum. Yaptım vaktiyle bir hata, şimdi de çilesini çekiyorum. Ne e-posta’dan, ne MSN’den ne de Jabber’dan istemeyin. Hatta bu sebeple benimle iletişime geçecekseniz, hiç geçmeyin. Ama Linux’ta bir sorun varsa, bana danışacaksanız, tamam; elimden geldiği kadar yardımcı olurum, kaynak belirtirim.

Hadi kolay gele…

4
Haz

http://www.ayanozturk.com/linuxpackages/ adresinde Pardus PiSi ve Fedora Core 7 RPM paketlerini listeletmek için birkaç kod yazdım. çalışıyor gibi görünüyor şimdilik. Depolardan XML’leri alıyor, MySql veritabanına yazıyorum, sonra da MySql’den arıyorum, okuyorum, sıralıyorum vs. Sorun çıkmazsa bir tasarım yaparım üzerine birde domain alırım ooh :)

yardım etmek isteyen yada kodlar hakkında bilgi isteyen olursa bana ulaşın efenim biz bazıları[0] gibi yaptıklarımızı saklamıyoruz içimiz dışımız bir.. Açığız ve özgürüz :)

final sınavları dönemi modundayım ama hala nelerle uğraşıyorum cık cık, her şey özgürlük için.. unutmadan çok yakında 10 kaplan gücünde birde Pardus 2007.2 geliyormuş kotalarınızı fazla doldurmayın 700MB’a yakın bir download çılgınlığı daha bekliyor bizi..

[0] baş harfi W olan 7 harfli sevimsiz kelime

3
Haz

Günlüğüme giren, Cedega PiSi paketinin bağlantısını gören, ama aradığı dosyayı bulamayan ve bana “Cedega’nın PiSi paketini istiyorum” şeklinde, daha kibar veya daha kaba içerikli e-posta atan onlarca (62) kişiyedir bu yazdıklarım.

Lütfen benden bu şekilde bir talepte bulunmayın. Vaktiyle günlüğüme bir yazı [1] yazmıştım, okuduğunuzda ne demek istediğimi anlayacaksınız. Mümkünse, o yazıda yer alan bağlantılara da bir göz atın derim.

Kimileri oldukça düzgün bir biçimde bu talepte bulunurken, benden yanıt alamayan bazı kullanıcılar da pek yakışıksız bir tavırla halen paketin indirilebilir bir adresini istiyorlar…

Ne forumdan, ne de e-posta adresimden bana ulaşıp, bu yönde benden bir istekte bulunmayın.18 Haziran Ek Notu: Cedega, anlamadığım bir sebepten ötürü çalışmıyor. Hadi buradan buyurun…

Saygılarımla…

[1] http://chriseba-lidasgar.blogspot.com/2007/04/cedega-sorunsal.html