özgürlük için
Pardus logosu indir
Bilgisayarınızda Pardus'a geçmek mi istiyorsunuz? İlk Adımlar bölümünde aradığınız tüm cevapları bulacaksınız.
Özgürlükİçin.com, Pardus'un yaygınlığını artırmak ve bilgi paylaşımı için kurulan bir topluluk sitesidir.
İlk Adım
Pardon
Topluluk & Forum
Gezegen
Haberler
Temalar
Oyunlar
Paketler
Nasıl
3 Haziran


Pardus 2008′in haftalık yayınlanan deneme sürümlerinin ardından, geçtiğimiz günlerde duyurulan ara sürümlerin çıkış tarihlerine göre bugün Pardus 2008 Beta 1 sürümünün duyurulması bekleniyordu ve duyuruldu da! Ben bu webgünlüğü iletisini yazdığım dakikalarda henüz bir ISO dosyası duyurulmamıştı, ancak Pardus 2008 Alpha 1 kullananlar, internet üzerinden güncelleme yaparak Beta 1 sürümüne geçiş yapabildiler. Sürüm takvimlerine bakıldığında, 23 Haziran’da, yani 20 gün sonra Pardus 2008′in kararlı sürümü duyurulmuş olacak!

Pardus 2008′e geçmeyi düşünen kullanıcıları ise buradan uyarmak istiyorum. Eğer deneyimli bir bilgisayar kullanıcısı değilseniz ve konsol üzerinden işlem yapmak konusunda pek bir tecrübeniz yoksa, kararlı sürümün çıkmasını bekleyin. Çünkü, karşılaşabileceğiniz bir takım hatalar için konsolla yüz göz olmak gerekecek!

Pardus 2008′e geçmiş olan kullanıcılardan ise, şu yönde bir şey istiyorum. Pardus 2008′de sizin için ne iyi, ne kötü, bunlardan bize bahsedin! Ama dikkat edin, gerek forumuzda, gerek Pardus Kullanıcı Listesi’nde daha önce pek bahsedilmemiş, ısıtılıp ısıtılıp tekrardan bahsedilmeyenlerden bahsedelim!

Pardus Geliştirici Ekibi’ne bir kez daha teşekkür ediyorum, çünkü bir kez daha ortaya güzel bir çalışma çıkmış! Sıra gönüllülerde; test ekibi ve bizim gibi tecrübeli kullanıcılarda; hata avlamada ve raporlamada!

04 Haziran 2008, sabah saat 10:20 ek bilgi düzenlemesi:

Az önce okduğum kadarıyla, Pardus 2008 Beta 1 sürümünün CD ISO’su da duyurulmuş! İnatla CD ISO’sunu bekleyenlerin gözü aydın!

2 Mayıs


Özgürlük İçin Forum sayfalarında Urban Terror.

Daha detaylı bilgi için sizi forum sayfalarımıza alalım efenim :)

30 Mart

Linux camiasına girdiğinizde sıklıkla duyacağınız bir terim var. O da “Açık Kaynak” (Open Source) terimidir. Açık Kaynak, “Özgür Yazılım” olarak da adlandırılır. Kaynak derken bahsedilen genel olarak bilgidir. Açık kaynağın ne olduğunu öğrenmeniz için bilgisayar mühendisi, programcı ya da bilgisayar kurdu olmanıza gerek yoktur, bu felsefeyi herkes öğrenebilir. Donanım (Hardware): Bir bilgisayarın veya başka [...]

17 Şubat

HHF‘nin Pardus‘u önceleri dosya sunucusu olarak kullanmasıyla başlayan, ardından bir web/reklam ajansının vazgeçilmezleri müşteri demoları için web sunucusu ve son olarak HHF Radyo için stream işlerini başarıyla yürütmekte. “Pardus Sunucu Fabrikası” operasyonu şimdilerde Tekir ile devam etme yolunda… hafif.org‘daki bir yazıyla bu yolda yalnız olmadığımı öğrendim, pek bir sevindim.

29 Aralık

Firefox severlere; Mozilla Labs‘ı RSS adresini artık daha sık takip etmelerini tavsiye ederim, zira Mozilla ar-ge çalışmaları son sürat sürmekte… İlk olarak Weave adlı sık kullanılanlar, geçmiş ve şifreler gibi kişisel bilgilerine istediği yerden erişim sağlayan eklentimiz, şimdi de herkesin kolaylıkla kendi fotoğraflarından ya da duvar kağıtlarından Firefox teması yapılmasını sağlayan, varolan temaları şu ankinden çok [...]

23 Aralık

Ortalama 1 aydır işletim sistemi olarak Ubuntu, masaüstü ortamı olarak da GNOME kullanıyorum. Bazı iş ve projelerim için her halükârda Pardus’a geçmem gerekecek olsa da, kullananların neden kullandığını, hangi özelliğini sevdiğini keşfetmek amacındaydım ilk başlarda. Bu bir “KDE mi? GNOME’u?” tartışması değildir. Kendi deneyimlerimle birilerine neden GNOME’U sevmediğimi anlatmamın en kısa yoludur.. * Adam akıllı kullanabileceğiniz bir müzik [...]

9 Kasım


En sonunda, Skype‘nin Linux sürümü için (deneme aşamasında da olsa) görüntülü sohbet özelliğini kullanabileceğiz. Skype 2.0 beta sürümüyle beraber gelen bu özellik, Skype‘nin Windows sürümünde zaten bir süredir kullanılmaktaydı.

Ancak, Pardus kullanıcıları, Pardus‘un 2008 sürümü çıkana kadar bu özellikten faydalanamayabilir. Çünkü Skype‘nin yeni sürümü gcc 4 ile derlenmişken, Pardus‘un şu an için en güncel 2007.2 sürümü gcc 3.4.6 sürümü yer almakta. Özellikle resmî Pardus deposunda yer alan paketlerin kararlığının korunması için, 2008 sürümüne kadar yeni sürüm resmi depolarda yer almayacağı tahmin ediliyorken, eli kaşınanlar tabii ki de şanslarını deneyebilirler. Ancak, tecrübesi olmayan kullanıcılar sistemlerini göçertmemesi açısında beklemelerini öneririm, aman diyeyim.

Pardus Kullanıcıları Listesi‘nde konuyla ilgili yazılara buradan erişebilirsiniz.

6 Ekim


Bir Pardus bileşeni olan Yalı, nasıl katledilir?

İşte böyle…

Gerçekleşen saldırının ardından ağır yara alan Yalı, olay yerinde yaşamını yitirdi.
Yetkililer, katil zanlısını arama çalışmalarına başladı.

Yalı’nın arkadaşları, “Arkadaşımız göz göre göre katledildi, sıra bizde! yetkililer nerede?” şeklinde tepki gösterdiler ve yetkililerin sorumlular hakkında gerekli yaptırımların uygulanmasını istediler.

Kalabalık “Adımızı kirletiyorlar, hakkımızı savunmalıyız, ismimiz kirletilemez! Özgür Yazılım temizdir, temiz kalacaktır!” sloganları atarak tepkilerini dile getirdikten sonra olaysız bir biçimde dağıldı.

21 Eylül

Bir toplumu uyutmanın veya diriltmenin en büyük silahı, televizyondur, medyadır. Ülkemizdeki siyasi olayların hiç birine burada değinmek gibi bir niyetim olmasa da, görüşümüz ne olursa olsun, toplum olarak medyanın çizdiği çizgileri görebiliyoruz ancak, eğer başka basın - yayın organlarını da takip etmiyorsak…

Medya, belirli dönemlerde, hangi konuyu sömürüyor ise, biz bir önceki konuyu bir anda unutuyoruz ve medyanın kurcaladığı konuya oldukça duyarlı yaklaşıyoruz. Dün başka bir konuda duyarlıydık, bugün başka bir konuda duyarlıyız, yarın da başka bir konuda duyarlı olacağız. Ama -kim ne derse desin- çabuk unutan bir toplu olarak, bugünün gündemi neyse, bu gündem yarın toplumun büyük bir kesimi tarafından unutulmuş olacaktır, üstelik kafalarında herhangi bir sonuca ulaşmadan.

İşte bizim camiamız da son aylarda bu noktaya geldi. Önce, Pardus’un neden bazı uygulamalarının isimlerinin Türkçe kökenli olmadığı (Örn: PiSi‘nin açılımı Packages Installed Successfully as Intended şeklindedir.) onlarca kez tartışıldı, ardından Özgürlük İçin projesinin ismi tartışıldı, sonrasında özgür yazılım felsefesinin baltalanarak Cedega’nın PiSi paketinin bir takım gönüllü forumlarında duyurulması ve dağıtılması… Son olarak da, Pardus odaklı iki Wiki projesi ile ilgili gereksiz boyutlardaki tartışmalar.

Tüm bu tartışmalar, bir şekilde son buluyor ama, yanlış bilgiye sahip bir çok kullanıcı, tartışmalardan hiç bir şekilde kendisine faydalı bir bilgi edinemeden kapanıyor bu konular. Edinebildiği tek bir bilgi, bir başka kullanıcının ortaya attığı görüşler. Ama bu görüşlerin ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış, bilinemez…

Ama, size forumlar haricinde alternatif bir haberleşme aracı da söyleyebilirim.

Listeler!

Eğer Pardus kullanımı ile ilgili bir sorununuz varsa, bu durumu Kullanıcı Listesi‘ne de yazabilirsiniz, başka yazıları da takip edebilirsiniz.

Kolay gele :)

6 Eylül


Komedi.

Şu an, bir süredir Pardus-Linux.Org forumunda yaşananlar, ama özellikle bugün karşılaştığım tutum karşısında hayrete düşmüş bulunmaktayım.

Söz konusu forumda, açılan bir konu başlığına [1] [2] yazdığım cevap, forumda şu an yönetici olmayan, ama yönetici haklarına sahip bir kullanıcı [3] tarafından, sözde hakaret içerdiği gerekçesiyle, kişisel görüşümle “sindirilemeyen” açıklamalar yüzünden silinmiş. Forumu yürüten sayın Bahri‘ye [4] bile gösterilmeden silinen bir yazı. Silinsin varsın, cevabımdan iki dakika sonra silindiğini görünce çok öfkelenmiştim ama, konu kişiselleştirmek gereksiz, iki taraf arasını açmak gereksiz.

İki taraf? Evet, çünkü bu kişinin tutumları sebebiyle, Pardus’un adını da taşıyan bir oluşum kişisel görüşümce kirletildi. Ve kendisini tebrik etmek gerekir, bilinçsiz davranışları sebebiyle kutuplaşmalar oldu.

***

Önce, cevap yazdığım mesaja [1] bir bakalım. Ne olmuş, ne bitmiş? Özgürlük İçin listesinden [5] alınan alıntılar sunulmuş, bu alıntılar da “cedega pisisine korsan diyenlerin yasaları. :)” şeklinde bir başlıkla [1] belirtilmiş. Söz konusu yazıda, arkadaşlar mahkeme kararıyla WordPress’e erişimin engellenmesi ile ilgili kendi görüşlerini bildirmişler. Bu, onların kendi görüşleridir. Peki, Özgürlük İçin [6] çatısında yer alan insanların görüşlerini bir suçmuş gibi yansıtmakla nereye vardığınızı halen çözemedim ama, silinen yazımda yer alan görüşleri aynen burada da yansıtayım.

***

Söz konusu üyenin [3] kendi yasası nasıldır? Kullanım şartları [7] gereği teknik destek karşılığı üç aylık 15$ gibi bir ücret talep edilen bir uygulama ve bunun Pardus adını taşıyan, Pardus’un resmî bir yayın organı olmasa bile adını kullanan ve iki seneyi aşkın bir süredir gönüllü olarak kullanıcıların yararlandığı bir yapıda warez [8] olarak, özgür yazılımın felsefesine de aykırı olarak sunulması. Bu konu, yöneticiler içerisinde konuşuldu, tartışıldı ve ilgili uygulamanın PiSi paketinin adresinin forumdan kaldırılması sonucuna bağlandı. Ancak, söz konusu üyemiz yılmadı, ne pahasına olursa olsun bu uygulamanın warez [8] adresini yayınlamakta özgür olduğunu savundu ve bunu kendi günlüğünde, buna bağlı olarak da Pardus-Linux.Org Gezegeni’nde [9] yayınladı. Ama üslubunda [10] [11] bir sıkıntı vardı.

Özgür yazılım felsefesine karşı çıkmak, forum kurallarına aykırı davranmak, başka bir forum yöneticisinin yazısını daha kimsenin okumasına izin vermeden ve görüşünü almadan kendi keyfiyle silmek, lisansına aykırı davranarak bir uygulamayı keyfine göre dağıtmak ve bunu savunmak, bu kişinin kendi keyfi yasası değildir de, ne olabilir ki? Bu üye, geçmişteki hatalarını ne şekilde kapatabilir ki, bir başkasının açıklarını arar, her fırsatta kullanıcıları kışkırtır ve kendisine yöneltilen eleştirilerin hiç birini dikkate almadan, kendi belirlediği çizgide ilerleyebilir? Peki, bu tutumlarına karşın, diğer forum yöneticilerinin tutumu nedir?
Şu anki kişisel görüşüm; koca bir hiçtir.

Her fırsatta, Özgürlükİçin.Com ve Pardus-Linux.Org için de üstlendiğim yükü taşıyacağımı dile getirmiştim ancak, insanı önem verdiği bir konuda soğutmakta oldukça başarılısınız. Her kim olursa olsun, kendi bahçesinde istediğini yapmakta özgürdür. Ancak, bu bahçede yapılanların gürültüsü veya kirliliği başka bir ortama sıçradığında, her zaman tepki gösterecek birileri olacaktır.

***

Bu üye, kendi günlüğünde istediğini yazıp çizebilir. Ancak, Linux camiasında yanlış sözler söylendiğinde, Pardus gönüllülerinin de emek verdiği bir oluşumda Pardus’un ve bu oluşumun adını kirletecek bir davranış sergilediğinde, bu oluşumda bir yönetici olarak benim de yapılan yanlışı söylemek, gereken yerde ispat etmek görevimdir. Forum üzerinde nasıl bir karar alınıyorsa, nasıl bir tutum sergileniyorsa, aynısı bu forumun bağlı olduğu tüm oluşumlar için geçerli olmalıdır. Wiki’si [12] oldun, Gezegen’i [9] olsun. Ama an gelir, bu oluşumda diğer yöneticilerde bu tutumlara karşın sessiz kalırlarsa veya gidilen yolun muhakemesi yapılmazsa, o zaman iş çığırından çıkar.

Umarım, eskiden yöneticisi olduğum ama pek de dikkate alınmadığım Pardus-Linux.Org gibi bir oluşum, şu ana kadar ki sorunlarını, özellikle son bir aydır yaşananları çözümlemenin yolunu bulur. Peki, ben bu çözümlemede yer almayacak mıyım? İşin doğrusu, artık yapabileceğim bir şey kalmadı, çünkü ne konuda tepki gösterdiysem ya dikkate alınmadım ya da yazdıklarım siliniyordu. Şu andan itibaren de gönüllü forumundaki yöneticilik haklarımı da kaybetmiş bulunmaktayım. Ben de, bugün öğlen saatlerinde forum yöneticilerinde Bahri [4] ile yaşananlardan şikayetçi olduğumu belirtirken, “(…) kendisini sıkıştıran her yazı silinecekse, yönetici haklarımı da alın o zaman.” demiştim. İsabet olmuş. Son bir aydır yaşananlar, ileride hizmete girecek olan Özgürlükİçin.Cım forumunda benzeri olayların yaşanmaması adına, iyi bir tecrübe olmuştur.

Yazık, çok yazık…

***

Yazımda, belirtmeyi istediğim birkaç şey daha var. Linux dağıtımlarının bir çoğu Genel Kamu Lisansı (GPL) altındadır ve genellikle ücretsiz dağıtılırlar. Ancak, Linux’un özü, ücretsiz olması değil, açık kaynaklı olmasıdır. Arka planda çarklar dönerken, her şey yolunda gidiyormuş gibi size sırıtan bir yapı değil, dönen çarkları gözlemleyebildiğiniz ve yeterli teknik bilginiz varsa da dönen çarklara hükmedebileceğiniz bir yapıdır. Linux da dahil olmak üzere, tüm işletim sistemleri üzerinde ücretsiz yazılımlar gibi, ücretli yazılımlar da mevcuttur.

Kimse, kişisel bilgisayarınızda kullandığınız yazılımların lisanslı sürüm olup olmadığını zorla sorgulayamaz. Ama, lisanssız bir yazılım kullanıyorsanız dahi, bununla gurur duyulmaması gerekir ve desteklememek gerekir. Sizin çıkaracağınız bir albüm veya yazacağınız bir kitaptan, maddi bir kazanç ummuyorsanız dahi, sizin eseriniz üzerinden oturduğu yerde haksız *maddi veya manevi* kazanç elden birileri olursa, bunu ne kadar olumlu karşılayabilirdiniz?

Son olarak, bu yazıyla ilgili görüşlerini paylaşmak isteyen herkes, günlüğümde yorum [13] yazabilir. Ahlak sınırları aşılmadığı sürece, istediğiniz iddialarda da bulunun, yazılanlar silinmez…

Saygılarımla.
Hak edene saygılarımla…

[1] http://forum.pardus-linux.org/viewtopic.php?t=10160&highlight=
[2] http://imaj.at/22399
[3] http://forum.pardus-linux.org/profile.php?mode=viewprofile&u=12
[4] http://forum.pardus-linux.org/profile.php?mode=viewprofile&u=4
[5] http://liste.pardus.org.tr/ozgurlukicin/
[6] http://www.ozgurlukicin.com
[7] http://www.cedega.com/license.php?source=1
[8] http://tr.wikipedia.org/wiki/Warez
[9] http://gezegen.pardus-linux.org/
[10] http://www.r-3.org/blog/?p=24
[11] http://imaj.at/22403
[12] http://wiki.pardus-linux.org
[13] http://egetun.wordpress.com/2007/09/06/yazik/#respond

30 Temmuz


Bir süre önce üzerindeki çalışmalara son verilen Turanid Linux‘un [1] yolundan devam eden Everest Linux [2] duyuruldu. Umalım da Turanid Linux‘un bıraktığı yerden başarıyla yoluna devam edebilsin.

[1] http://www.turanid.info/
[2] http://everestlinux.wordpress.com/

26 Temmuz


Bu aralar, buluttan nem kapar oldum. Bazen fark ediyorum, haksız yere çevreme de çattığım oluyor, ne yazık ki. Ama sakin sakin, bilgisayar başına geçtiğim vakit, bir şeyler illaki beni germek zorunda sanki…

***

Msn’de son günlerde bir zararlı salgını olduğunu yazmıştım [1]. Web günlüğüme hemen bir iki yorum düştü. Hem günlüğümdeki yazıyı yazarken, hem de gelen ilk yorumlara verdiğim yanıtta, böyle bir sorunla karşılaşmadığımı da dile getirmişim. Ancak, yazılan ilk yorum “Msn’i sistemden kaldırıp sisteme tekrardan kurulması sonucu düzeldiğini” belirtirken, bundan iki saat sonra yazılan yorumda ise “üç gündür bu sorunla karşı karşıya olduğunu ve nasıl kurtulabileceğini” soruyor. Peki, senden iki saat önce yazılmış yorumu neden okumuyorsun?

Sonrası daha da beter, akşamına girilen ve gereksiz olduğunu düşünüp sildiğim diğer yorumlar arasından bir tanesi “hey dostum, ben de aynı sorunu yaşıyorum bana hemen çözüm yolunu söylersen çözerim, ilgine teşkürler dostum” şeklindeydi. İşte o an, içimden “Hey dostum ben de bu sorunu hiç yaşamadım, biliyor musun dostum? Üstelik bir de önceden yazılanları bir okusaydın ya dostum” yanıtını verecektim ama zaman kaybı olurdu düşüncesiyle vazgeçtim.

***

Pardus-Linux.Org forumunda kaç kere soruldu, kaç kere yanıtlandı. Ama nedendir, halen soruluyor… Mesela, en sıcak örneklerden bir kaçı;

Bir kullanıcı, bir konu başlığı açıyor ve başlığı açarken yazdığı mesaj aynen şu; “merhaba çalışan cd beryl kurulumu oluyormu yani kurulan pardusta aynı oluyormu“. Bir kere, Beryl ile ilgili soru, forumda onbin kere sorulmuş ve bu konuda forumda bir araştırma yapsaymış, bulması hiç de zor olmayacakmış. İki, ne sorduğunu anlayamıyorum, çünkü her ne kadar bir çok Türkçe kelime ve ek doğru veya yanlış bir biçimde yan yana getirilmiş olsa da, bir arada sağlıklı bir cümle oluşturamıyor.

Bir diğer örnek, Knight Online‘ın, Silkroad Online‘ın, Pardüs’e üzerinde çalıştırılıp çalıştırılamaması ve bunun Türkiye’deki internet cafe’lerde Pardus’un yayılmasını nasıl etkileyeceği. Hayır efendim, tüm camia yanlış biliyor, Pardus değil, Pardüs! Bu konu da, en az onlarca kez forumda konuşuldu, tartışıldı… Ancak, hayır! Konunun tekrardan açılması, tekrardan tartışılması, aynı sebeplerin bir daha aynen gösterilmesi gerekir! On kere konuşuldu… Knight Online‘ın ve Silkroad Online‘ın Pardus üzerinde neden çalışamadığına o kadar çok değindik ki, burada bahsetmiyorum bile. Ancak, sadece bu iki oyunun çalışmasıyla, Pardus, Türkiye genelinde internet cafe’lerde yaygınlaşamaz. Neden mi? İşte sorulması mantıklı olabilecek ve seve seve yanıt verebileceğim kısım burasıdır.

Bir internet cafe’ye gidildiği vakit, Kadıköy’de sıkça karşılaşabileceğimiz gibi ya bilgisayar oyunları oynanır veya daha ciddi, öemeli bir amaç için internet kullanılır. Ancak, ben, her iki amaçla da kullanan bir insan olarak, ne tür sıkıntılar olabileceğine değiniyorum. Evinde, iş yerinde, kısacası bilgisayar başında durabileceğim her türlü zaman diliminde Microsoft Windows XP kullanmış bir kullanıcı, Linux kurulu bir bilgisayarın başına geçti.. E-postasına ulaştı, Msn’ini açtı, USB Bellek veya disket, her ne ise, onu da taktı ve sistem bunları gördü, güzel… Ancak, hemen bir internet sayfası açtı. Örneğin… ILSIS [2]! Evet, ILSIS! Ama o da ne? “Tarayıcınız İlsisWeb tarafından şu an için desteklenmiyor. Tarayıcınızı IE 5.0 veya daha üstüne güncelleyiniz.” yazısıyla karşılaşıyor. Hemen, Microsoft Office ile hazırlanmış bir dokümanı Open Office ile açmaya çalışıyor. Nasıl yani? Tablolar, şablonlar kaymış, yazılar taşmış!.. Sonra *bu kadar sorundan sonra nasıl oluyorsa* işini güvenle bitirdiğine inanıyor ve hazır gelmişken biraz da bilgisayar oyunu oynamak istiyor…

Knight Online‘ın ve Silkroad Online‘ın Linux üzerinde neden çalışamadığı ile ilgili konuya da biraz yanıt olarak şunu söyleyebilirim ki; bir internet cafe sadece bu iki oyunla dönmemektedir. Size, çok çeşitli oyunlar sunan bir internet cafe’nin yaklaşık bir oyun listesini sunmak istiyorum:

Age of Empires, Age of Mythology, Battlefield, Bloodrayne, Call of Duty, Civilization, Command & Conquer, Company of Heroes, Diablo, Doom, Driver, Dungeon Siege, Dungeons & Dragons Online, Elder Scrolls IV - The Oblivion, Eve Online, Fable, Fifa, Flatout, Grand Theft Auto, Guild Wars, Half-Life, Heroes of Might & Magic, Lord of the Rings Online, Lord of The Rings: Battle for Middle-Earth, MotoGP, NBA, Need for Speed, Neverwinter Nights, Nox, Overlord, Prince of Persia, Pro Evolution Soccer, Quake, Ragnarok Online, Rune, Sacred, Star Wars Galaxies Online, Star Wars: Battlefront, Star Wars: Jedi Knight 2, Star Wars: Knights of the Old Republic, Starcraft, Ultima Online, Unreal Tournament, Warcraft, Warhammer 40K, World of Warcraft, Worms…

İşte yukarıdaki oyunlar, Kadıköy’de ismini verebileceğim üç tane internet cafe’de oynanabilen oyunların uzun bir listesi. Korkutucu değil mi? Bazıları oyunların ikincileri, üçüncüleri, bilmem kaçıncıları çıktı, o çıkanlara da ek paketler ve modifikasyonlar hazırlandı, yamaları yayınlandı. Bunları da hesaba katın, Linux’ta bunların kaçı performans, ağ bağlantısı ve diğer açılardan sorunsuz olarak çalışacaktır? On tanesini geçmez, açık konuşayım. İsterse hepsini Cedega [3] ile çalıştırmayı denesin, hiç birinin Windows’taki kadar kararlı bir biçimde Linux kurulu bir sistemde çalışabilmesi mümkün değildir.

Bu da işin oyun kısmıydı. Şimdi, kimi okuyucuların kafasında bir kaç soru oluşmuştur, onları da yanıtlayayım.

Ofis uygulamalarında sorun, Open Office ve diğer alternatifleriyle hiç bir şekilde uyumlu çalışamayan Microsoft Office ürünündedir. ILSIS’te sorun, sayfa tasarımcısının dünyada ve Türkiye’de sadece Microsoft Internet Explorer kullanıldığını düşünecek kadar dar görüşlü olmasıdır. Oyun piyasasındaki sorun, oyun geliştiricilerinin *belki de haklı olarak* Linux tarafından umdukları kârı elde edememeleridir.

Sanki, tüm suçu başka taraflara atarmışım gibi bir izlenim bıraktı, değil mi? Ama aslında Open Office ile hazırlanan ve doğru dosya türünde kaydedilen bir doküman, Microsoft Office ile sorunsuzca açılabilir. Aslında, bir internet sayfasının Microsoft Internet Explorer haricinde başka bir internet tarayıcıda çalışması için ayrıca bir iş gücü sarf edilmez. Doom, Unreal Tournament, Quake ve daha bir çok oyunun da Linux sürümü bulunmaktadır, demek ki Linux için oyun geliştirmek teknik açıdan zor değilmiş, geliştirilmiş kaliteli örnekleri varmış…

Demek ki neymiş? Yazılımların geliştirilmesi aşamasında belirlenen stratejileden dolayı, Linux’un internet cafe’lerde yaygınlaşması engelleyen en büyük sorun, açık kaynak olan alternatiflerini adamdan saymamasıymış.

Demek ki neymiş? Sadece Knight Online‘ın ve Silkroad Online‘ın Pardus üzerinde çalıştırılabilmesiyle, Pardus, internet cafe’lerde hemen yaygınlaşamazmış.

***

Gene forumlarda sıklıkla rastlanan bir konu, Pardus’un yazılışı. Linux’u belki telaffuz edilemiyor olabilir, hak veririm. Ama aynı durum Pardus için de aynen geçerli. Hem de sayfanın her tarafında Pardus yazıyorken, bu nasıl “Pardüs“, “Pardüş“, “Pardüs’e“, “Pardus’e” şeklinde evrim geçirebiliyor ve geçirdiği evrime göre ek alabiliyor? Hmm, bu konu da forumda bir çok kez konuşulmuştu, şimdi hatırladım…

***

Sonuç? Gereksiz yere onlarca kere tartışılan bir konuda çözme ulaşılamadığında, bunu internette başka kaynaklarda aramak çoğu kullanıcının aklına gelmiyor. Başka kaynakları da bir tarafa attım, ilk danıştığı sayfada da aratmıyor diyebilirim. Ancak, bir soru sorulduğu vakit anında cevaplanmasını istiyor.

Peki, cevaplayacak olanlar kim? Uzaylılar mı? Eru mu? Saylonlar mı? Değil, insan! Uzaylılar zaten foruma ihtiyaç duymaz, Eru’nun işi ne? Saylonlar aramızdaysa zaten geçmiş olsun :) Ama insan ise, öncelikle saygı, anlayış ve sabır gerekir. Yardımcı olacak kimsenin de sizi anlayabilmesi için olabildiğince doğru kullanılmış kelimeler ile anlaşılabilir Türkçe cümleler oluşturulması gerekir. İlgili sayfalarda gereksiz konu çöplüğünün oluşmaması için, ilgili sayfa içerisinde araştırmak gerekir. Ve bir kez daha üstüne basa basa söylüyorum, karşınızdakine karşı anlayışlı olmanız gerekmektedir. Çünkü, o bir gönüllüdür. Kimse onun kafasına tabaca dayayıp da size yardımcı olmasını istememektedir. Onu da uğraşından soğutmamak gerekir…

***

Yazdım ve biraz da rahatladım. Ve, okuyanların akıllarında oluşabilecek bir izlenime ters bir düşünceyle, gerek #pardus@freenode.net‘te, gerekse forumlarda, bir gönüllü olarak kullanıcılara yardım etmeye devam edeceğim ve elimden geldiğince onları araştırmaya yönelteceğim. Ancak, şu yazdıklarımı okuyanların da, neler demek istediğimi iyice anlamasını isterim.

Saygılar…

[1] http://egetun.wordpress.com/2007/07/23/msnde-zararli-salgini/
[2] http://ilsis.meb.gov.tr
[3] http://www.cedega.com

14 Temmuz


Bugün, Artistanbul ofisinde güzel bir toplantımız oldu. Özgürlükİçin.Com‘un açılışını ve gelecek planlarını ofisin bahçesinde, mangal keyfiyle konuştuk, tartıştık. Yeni insanlarla, özellikle de Eren Türkay’la tanıştığıma oldukça sevindim. Ben şu Özgürlük İçin Forumu Nasıl Olmalı [1] yazımı en iyisi elden geçireyim, bir kaç yeni fikir ekleyeyim ve fikirlerimi bir daha öne süreyim. Ya da siz, sürülmüşüyle başlayan tartışmayı biraz ilerletin de bir yol katedelim diyorum…

Fotoğrafların geri kalanı da geliyor, az kaldı…

15 Temmuz 2007 Güncellemesi: Fotoğraflara PicasaWeb [2] albümünden veya doğrudan arşiv dosyasından [3] erişebilirsiniz, geldiler :)

 

[1] http://egetun.wordpress.com/2007/06/19/ozgurluk-icin-forumu-nasil-olmali/
[2] http://picasaweb.google.com/egetun/Özgürlük İçin Açılış Kutlaması
[3] http://egetun.googlepages.com/2007.07.14_-_Ozgurluk_Icin_Acilis_Ku.bz2

8 Temmuz


Dün, bir arkadaşımın bilgisayarının çökmesi üzerine, Windows’u baştan kurmaya karar verdik. Kendisi, daha önce ısrarlarım neticesinde Pardus’u denemiş, Amarok sağ olsun bayağı sevmiş, ama müzik kayıtları yaptığı için ihtiyaç duyduğu ve alıştığı uygulamalara Linux ortamında ulaşamadığı için Windows’a geri dönmüştü.

Dün Windows XP’yi kurduktan sonra, masaüstüne ilk girişinde “Windows kritik bir hatadan kurtarıldı” ve “explorer hata raporu gönderimi” hatalarıyla karşılaştık. Şaşırmamıştım, çünkü benzerlerini daha önce bir kez daha yaşamıştım. Ama asıl sorulması gereken, bu noktaya nasıl geldi?

Arkadaşımın bilgisayarı, internete henüz geçtiğimiz gün bağlanabildi. Çok de önemli olmayan bir sebepten ötürü Emniyet Genel Müdürlüğü internet sitesine girilmesiyle başladı. Ekranda komut satırı (Ms-dos penceresi) açıldı, bir şeyler kurdu ve o an bilgisayar kapandı. Bir daha açılması zahmetli oldu. Artık o bilgisayar zararlıların işgali altındaydı. Arkadaşım sebebini bilmiyordu.

Her Windows kullanan arkadaşıma, eğer Windows kullanmaya devam edeceklerse tavsiye ettiğim üç yazılım AVG, AdAware ve Register Mechanics oluyor. Ancak, bilgisayarına el attığım tüm arkadaşlarım bilir ki, ben Windows kullanmam ve uzun süre Windows kullanmayınca da doğal olarak unutuyorum. Evimdeki bilgisayarda bir dakikada çözebildiğim sorunları, arkadaşımda bir kaç dakikada ancak çözebiliyordum.

Örneğin, bir uygulama kilitlendiğinde onu yok edemiyorum. “Windows Görev Yöneticisi” denen pencere kilitlendiğinde, onu sonlandıramıyorduk. Masaüstündeki simgeler kaybolunca, tekrardan “Windows Görev Yöneticisi“nden explorer.exe’yi yok edip, yeni görev olarak gene explorer.exe’yi seçiyorduk. Başlat çubuğuna tıklayamayınca, ALT+F2 tuş kombinasyonuyla Linux’ta olduğu “Komut Çalıştır” penceresi gelmiyor, CTRL+R tuş kombinasyonuyla Windows 98′de açılan “Çalıştır” penceresi nedendir Windows XP’de gelmiyordu. Windows oturumu her açıldığında kendiliğinden açılan Windows Live Messenger’ı kapatabilmek için Denetim Masası değil, “Çalıştır” penceresinden “msconfig” yazarak ilgili ayrı bir menüden ayarlayabiliyorduk. Yüklenen en ufak sürücünün sorunsuz çalışması için, her bir sürücünün kurulumu ardından bilgisayarı bir daha baştan başlatıyorduk. Daha donanım sürücülerinin kurulumunun ardından, keyfi amaçlı uygulamaları (mesela Winamp, Lastfm ve oyunları) sisteme kuramadan, bilgisayarın ağırlaştığını hissediyorduk.

Birkaç saat dahi olsa, Windows ile karşılaşmam benim için oldukça yorucu oldu. Evime dönüp, Pardus kurulu bilgisayarımı açınca, gerçekten rahatlamıştım.

Bu yaşadıklarımı aynen de yazma ihtiyacı hissettim. Beni, vaktiyle Linux ile tanıştıran Kaan ve Ayla’ya, “abi ya, sen Fedora kullanıyorsun, bak üç gün önce Pardus çıkmış, bir de onu dene” diyen Mertcan’a teşekkürlerimi sunarım.

Gerek çevremdeki Windows kullanan, bilgisayarla haşır-neşir olan arkadaşlarım benim Linux hayranlığımdan, gerekse yazımı Özgürlük İçin Gezegeni’nden okuyacak olan Linux camiası da konunun içeriğinden ve birazcık da başlıktan ötürü bana tepki gösterebilirler. Ama dün son bir kez daha bazı şeyleri rahatlıkla fark edebildim.

Dün bilgisayarına Windows kurduğumuz arkadaşım başta olmak üzere bir çok kullanıcı Linux’a başlarda soğuk bakabilir, biraz kurcaladığında sevinebilir ve arkadaşım gibi kimi sorunlar yaşadığında hemen Windows’a dönebilirler. Ancak, kimileri de benim gibi sorunun çözümlerini arayabilir ve Linux’a hakim olabilir. Kimisi Windows’u daha rahat bulabilir, kimisi de Linux’u.

Ancak, sık sık forumlarda ve kimi günlüklerin yorumlarında gördüğüm kadarıyla, çoğunluk nedendir bir fanatiklik içinde.

Bırakın, karşınızdaki hangi platformda rahatsa, orada yoluna devam etsin ve buna da saygı duymasını bilin. Sizin yapmanız gereken, *her ne kadar ben de vaktiyle sık sık yapmış olsam da* başta Windows olmak üzere Microsoft’un ürünlerini ve hizmetlerini kötülemek değil, onlara karşılık gelen alternatif çözümleri tanıtmak, göstermektir. Son tercih, her zaman kullanıcınındır ve tercihlere her zaman saygı gösterilmelidir.

Tahmin ediyorum ki çevremde Microsoft Windows XP kullanan bir çok arkadaşım lisans sorunuyla [1] karşı karşıya… Kendi adıma konuşayım, ben o uyarı penceresini gördüğümde, bir sonraki sefere bilgisayarımdaki verilere sağlıklı bir biçimde ulaşıp ulaşamayacağım konusunda endişelenirdim. En azından öyle bir korkum yok ;)

Son olarak, söz konusu ekran görüntüsü, benim Windows XP kurduğum bilgisayardan alınmamıştır!

Saygılarımla…

[1] http://egetun.googlepages.com/winxplisans.jpg

3 Temmuz


Müzikle uğraşan, özellikle Guitar Pro [1] kullanan Windows kullanıcıları, Pardus’a geçtiklerinde bu uygulamanın eksikliğini hissediyorlardı, neyse ki kısa sürede akıllara “Wine” [2] geldi.

Ancak Guitar Pro ile aynı amaca yönelik bir yazılım da Linux camiasında yer almalıydı. İşte vaktiyle ben de böyle düşünmüş ve interneti biraz kurcalamış, KGuitar’ı [3] bulmuştum. KGuitar’ı PiSi paketine çevirme denemelerim [4] başarısız olmuştu. Üstelik, KGuitar kimi ihtiyaçlarıma yanıt vermiyordu. Örneğin klavye çalan (çalmaya çalışan da diyebiliriz) biri olarak KGuitar neredeyse hiç bir işime yaramıyordu. Ben de alternatiflere yönelmiş ve Tux Guitar’ı [5] keşfetmiştim.

Tux Guitar, gerçek anlamda ihtiyaçlarıma karşılık veriyordu, öte yandan KGuitar gibi Guitar Pro’dan da işlevsellik açısından pek bir eksiği de bulunmuyordu. Hemen PiSi paketini [6] hazırlayayım dedim ve bunu yaptım da. Bu süreçte KGuitar’ın da sorunsuz kurulan ve çalışan bir PiSi paketi [7] yapılmıştı bile.

Tux Guitar ile ilgili tek sorun, uygulama Türkçe değil ve Türkçe dil dosyası için de çevirilere başlamış değilim. Öte yandan, paketin depolarda yer alıp almaması konusunda hiç bir girişimde de bulunmadım. Önümüzdeki bir kaç gün içinde Türkçe dil desteği için kendi çapımda çeviri çalışmalarına başlayacağım. Depolardan birinde kendine yer bulabilir mi acaba?

Güle güle kullanın, Tux Guitar ile ilgili sorularınızı da bu başlık altında yorumlara [8] yazarak sorun.

*Ek: Şu an üzerinde uğraştığım bir yazının ardından, Tux Guitar uygulamasının incelemesini yazmayı planlıyorum. Hatta, KGuitar’a da el atabilirim, gene de net bir şey söylemeyeyim :) Zaten, Windows’ta Guitar Pro ila tanışmış bir kullanıcı, Tux Guitar ile yabancılık çekmeyecektir.

[1] http://www.guitar-pro.com/
[2] http://www.winehq.com/
[3] http://kguitar.sourceforge.net/
[4] http://forum.pardus-linux.org/viewtopic.php?p=50640#50640
[5] http://www.tuxguitar.com.ar/
[6] http://egetun.googlepages.com/tuxguitar-0.9.1-1.pisi (sha1sum: 34fdd7bcc9d50d600d31afc5428395918411777a)
[7] http://paketler.pardus.org.tr/contrib/source/kguitar.html
[8] http://egetun.wordpress.com/2007/07/03/tux-guitar/#comments

30 Haziran


Mynet, Wordpress kullanarak “blog” hizmetini başlattı. Çok güzel, peki ya “Copyright © 2007 MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.’ ye Aittir.”ibaresi?

Haberin kaynağı http://blog.doctus.net/2007/06/30/mynetin-acik-kaynaka-ayabi/ .

19 Haziran


Merhabalar.

Özgürlük İçin, şu an beta yayınında [1] da olsa, aslında şu anki haliyle bile amaçlarının ne olduğunu kullanıcıya az çok gösterebiliyor. Sayın Ali Işıngör’ün de Özgürlük İçin Gönüllüler Listesi’nde yazdığı açıklamadan [2] rahatlıkla anlaşılacağı üzere, forumun oluşturulması, yapılandırılması, test edilmesi ve kullanıma açılması biraz vakit alacak, neticede uzun vadede sorunsuz ve işimizi görebilecek bir forumdan bahsediliyor. Dün, Ali Işıngör ile artistanbul’daki kısa görüşmemizde de konuşulduğu gibi, gerek forumda olması gerekenlerin ve gerekmeyenlerin konuşulması ve kararlaştırılması, gerekse bunların uygulamaya geçirilmesi zaman alacak gibi geliyor bana.

Çok uzatmadan, öncelikle, kullanılan forumlara bakalım.

Akla, ilk olarak Pardus-Linux.Org [3] geliyor. Bu forumu uzun süre takip edenler fark edeceklerdir ki, forum üyelerinin büyük bir çoğunluğu, özellikle de yeni kayıt olanlar, “armut pişsin ağzıma düşsün” beklentisindeler. Açmak gerekirse; merak ettikleri bir konuda veya daha da kötüsü çözemedikleri bir sorunun altından çıkabilmek için ve çözüme ulaşabilmek için foruma danışıyorlar, ancak ya yeterli düzeyde ya da hiç bir şekilde forumlarda arama yapmıyorlar. Forumu da geçtik, Google’da bile arama yapmıyorlar. Öte yandan, belki de vakti olsa interneti deşip aradığı bilgileri bulup deneme - yanılma ile çözüme ulaşabilecek bir kullanıcı, zaman sıkıntısı yaşadığından kimi zorluklarla karşılaşabilir. Hele ki söz konusu sorunlarla karşılaşan ve çözüme en kısa sürede ulaşması gereken bir kurum ise, ciddi anlamda bir dert oluyor.

İşte burada, toplantıda konuşulanlardan bahsetmek lazım. Hem kafamdakileri, hem de toplantıdakileri derleyerek, konuları bazı ufak başlıklar altında toplayacağım.

#1 - KULLANICIYI ARAŞTIRMAYA YÖNLENDİRMEK

Kullanıcıyı sıkmadan veya aklını karıştırmadan, aramaya yöneltici çözümler bulmak gerekiyor. Toplantıda sunulan fikirler arasında, bu konu için belki de en mantıklı ve faydalı çözüm, sayın Ekrem Seren’in bahsetmiş olduğu PlayNC forumunda [4] yatıyor. Nasıl bir çözüm olduğuna gelince; kullanıcı bir metni gönderdiğinde, metin forumda yer almadan önce kullanıcıya “x, y ve z konularıyla ilgili daha önceden açılmış başlıklar mevcut, araştırdınız mı?” şeklinde bir bilgilendirme mesajı gösteriyor ve ilgili konu başlıklarını sıralıyor.

Bu arada, PlayNC’nin söz ettiğim sayfası tam bir forum yapısı taşımıyor, ama bu özelliğin oldukça faydalı olabileceğini düşündüğümden (dahası sayın Ekrem Seren düşündüğünden) bahsetmeden geçemedim. Zaten ilerleyen başlıklarda da göreceksiniz ki, fikirlerimin büyük bir çoğunluğu bu fikirle bağlantılı fikirler….

Biz de, aynen bu şekilde bir çözüm sunabiliriz. Forumda, çözüm arayan bir kullanıcı, konu başlığı açacağı vakit, son olarak bu şekilde bir sayfa çıkabilir. Bence bu, Özgürlük İçin forumunda kesinlikle olması gereken bir özellik.

#2 - KONU BAŞLIKLARININ ETİKETLENDİRİLMESİ

Tabii bu yukarıda bahsedilen ilgili başlıkların listelenebilmesi için, ilgili başlıkların seçilmesi, etiketlenmesi ve derecelendirilmesi. Bu konu başlığında sorulan soru ne kadar kritiktir, çözüme ulaşmış mıdır, kaç kişi bu başlığa bilgilendirme mesajının ardından bakmıştır, kaç kişi bu başlık altında anlatılanlarla çözüme ulaşmıştır? Bunların bir istatistiği tutulmalıdır, diye düşünüyorum.

Bu x, y ve z başlıklarını açan kişiler, çözüme ulaştılarsa; forum yöneticileri tarafından bu başlığa “çözümlendi” gibi bir etiket verilmeli, aynı biçimde sonuca varılamayan sorunlar için de benzeri bir yöntem uygulanmalı ve bu başlığa bir durum atanmalı. Örneğin, “sebebi araştırılıyor“, “tahmini çözüm test ediliyor“.

Öte yandan, başlıklar arasında bir ilişkilendirme olmalı. Şöyle ki, “x başlıkta bahsedilen sorun çözümlenmiş, y başlığında da benzeri bir sorun var ama x başlıkta bahsedilenleri uyguladım ama çözüme ulaşamadım” veya “x başlıkta bahsedilenleri uyguladım ama bu sefer de başka sorunlarla karşılaşmaya başladım” diyenler olacaktır.

#3 - ÇÖZÜMLERİN ALINTILARLA SUNULMASI

Konu başlıklarının ilişkilendirilmesi” konusunda bir diğer alternatif ise, daha önce x, y ve z başlıklarında açıklanan çözümlerin alıntılarla ayrı bir başlık altında, bir kaç alternatif çözümle sunulması. Ancak bunun, kullanıcıların kafasını karıştırabileceğinden yanayım.

İlk üç çözüm, hem kullanıcıyı araştırmaya yöneltecektir, hem de forumun zamanla çöplük olmasını büyük bir ölçüde engelleyecektir.

#4 - FORUM KATEGORİLERİNE ALT KATEGORİLER

Bu da, forumda kargaşayı önleyeceğine inandığım bir çözüm. Örnek olarak, “Uygulama Sorunları > Wine” gibi bir kategori ve alt kategori sayesinde, Wine uygulamasında sorun yaşayan bir kullanıcı, sorununu Wine ile ilgili diğer başlıkların olduğu alt kategoride soracak ve böylelikle “Uygulama Sorunları” kategorisi altında bir kargaşa yaşanmayacaktır.

Peki biz bütün uygulamalar için bir alt dizin mi açacağız? Hayır. “Diğer” isimli bir alt kategori oluşturulacak, burada Wine ile ilgili başlıklar belli bir limiti geçince, Wine alt kategorisi açılacak ve bu başlıklar buraya taşınacak. Bu noktaya kadar başlığın etiketlendirilmesini forum yöneticileri yapacak, Wine alt kategorisi açıldıktan sonra eğer kullanıcı başlığı yanlış bir kategoriye açmaya kalksa bile, tıpkı #1 numaralı başlıkta bahsedildiği gibi bir bilgilendirme mesajı gelecek ve “Konu başlığının Wine alt kategorisinde açılıp açılmamasının kullanıcı tarafından daha doğru olup olmayacağı” sorulacak. Başlıkların etiketlendirilmesi, ileride yerleri değiştirilebilecek konu başlıkları için de bir kolaylık sağlayacaktır.

Ayrıca, forum içerisinde “İlk Adımlar“da, “Oyunlar“da ve “Paketler“de yer alan makalelere kullanıcıların yorum yazması halinde, forum içerisinde kategori / alt kategori, konu başlığı gibi detaylarla uğraşmaya gerek kalmadan kullanıcının yorumu aynen bir forum mesajı gibi görüntülenirse, sanırsam hem “Yorumlar” kısmına yazılan mesajların takibi daha kolay olur, hem de forumdan çekinen kullanıcıları foruma çeker. Yorumdan forum mesajına dönüşümde oluşacak konu başlığı ise, doğrudan yazının başlığı olur. Bu da, forum içerisinde *örneğin* Makaleler > Paketler kategorisinde Amsn şeklinde bir konu başlığı olur.

#5 - UZUN ÇIKTILARIN GİZLENMESİ

Bugün Pardus-Linux.Org [3] forumunda gezinirken gözüme çarpan bir durum, aklıma bu çözümü de getirdi. Re-Volt isimli bir Windows oyununu Wine ile Pardus 2007.1′de çalıştıramayan bir kullanıcı, oldukça uzun bir konsol çıktısıyla beraber konu başlığı açmış [5]. Bu gibi durumlarda, bu tür uzun mesajların gizlenmesi, “Uzun metni görüntülemek için tıklayınız” benzeri bir seçenek olaması, sayfanın gereksiz uzun görüntülenmesini engelleyecektir.

#6 - KIDEMLİ ÜYELER

Bir diğer konu ise, yöneticiler ve kullanıcılar arasında kalan ayrı bir kullanıcı topluluğu. Örnek olarak, qwerty kullanıcı isimle bir forum üyesi, yönetici ve kıdemli bir üye değil, ancak forumda oldukça konuda faydalı bilgiler vermektedir, sorunlara çözümler sunmakta ve forumda belli bir seviyeyi koruyabilmektedir. Böyle bir kullanıcıya da kıdemli bir üyelik sağlanabilir. Ne tam bir yönetici, ne de sıradan bir forum üyesi. Bu nasıl sağlanacaktır derseniz, kesinlikle mesaj sayısına bakılmamalıdır. Zaten yardım eden ve kaliteyi koruyabilen kullanıcılar, bir şekilde kendini belli etmektedir. Ayrıca bu kıdemli üye, ilk ve sonraki aşamalarda başlıkların etiketlendirilmesinde de katkıda bulunabilir. Böylelikle, hem yöneticilerin yükü biraz olsun hafiflemiş olacaktır, hem de kullanıcıların “forum nasıl kullanılmalıdır” konusunda daha kesin fikirleri olacaktır diye düşünüyorum.

Neden mesaj sayısına bakılmaması gerektiğine gelince, çoğu forumda bir takım gereksiz tartışmalar olur. Misal, yeni bir forum üyesi ile mesaj gönderim sayısı 5000′leri aşmış bir kullanıcı arasında geçen “yok efendim sen yeni üyesin, acemisin, ben bayağıdır buradayım” gibisinden çok gereksiz tartışmalara rastlamıyor değiliz. Meğersek, 5000 iletiyi aşmış kullanıcının mesajlarının büyük bir çoğunluğunu “lol“, “:)” gibi ifadeler oluşturuyordur. Peki, yeni forum üyesi, bu foruma yeni kayıt oldu diye, daha önce hiç bir forumda yer almamış mı sayılacaktır? Hiç bir tecrübesi yoktur gibi mi düşünülmelidir.

Öte yandan, henüz üzerinde çok düşünmemiş olsam da, kullanıcılar arası bir puanlandırma söz konusu olacaksa, mümkünse ForumTR’daki “rep” mantığından uzak olması ve bu kadar da basitleştirilmemesi taraftarıyım.

Benden şu an için bu kadar. Bu metni yazana kadar, üç kere silip baştan yazdım. bazı eksiklerim veya yanlışlarım olabilir. Olumlu veya olumsuz, tüm liste üyelerinin fikirlerini bekliyorum. Ama özellikle fikirler üzerinden konuşulmasını ve gereksiz yere uzatılmasındansa çabuk ve yapıcı çözümlerden ve görüşlerin yazılmasını bekliyorum.

Saygılarımla…

[1] http://beta.ozgurlukicin.com
[2] http://liste.uludag.org.tr/ozgurlukicin/2007-June/000184.html
[3] http://www.pardus-linux.org
[4] http://help.plaync.com/cgi-bin/plaync.cfg/php/enduser/ask.php?p_sid=9ddjZuEi&p_accessibility=0&p_redirect=&p_lva=5379
[5] http://forum.pardus-linux.org/viewtopic.php?t=8476&highlight=

31 Mart


Sayın Erkan Tekman

Duyurunuzun üçüncü paragrafın ilk satırlarına gelene kadar kalbimin ne kadar zorlandığından ve soğuk terler döktüğümden, ardından -artık nedendir bilinmez- gözümün ekranın sağ alt köşesindeki tarihi görmesiyle beraber ne kadar rahatladığımdan habersiz olduğunuzu ve az kalsın espri anlayışınızın kurbanı olacağımı bildirmek isterim.

Git gide 1 Nisan şakalarından soğumaya, hatta uzak durmaya başlamaktayım.
Ama inanın, kalbim gereğinden fazla zorlandı, umarım 1 Nisan 2008′e kadar bu acıyı unuturum…

Saygılarımla…