Ah Ahh şu anda nasıl üzülüyorum bir bilseniz:(( meger dün Pardus hakkında muhteşem bir konferans gerçekleştirilmiş. Okuldan beraber gittiğim yakın arkadaşım, dün de bana ona katılmamız için baskı yapıyordu fakat ben işim gereği iş yerine gidip "Pardus" üzerine çalışmam gerektiğini mazeret ederek reddetmiştim. Gece yine beni arayıp "bugun son gününe bari az da olsa katılalım" dediğinde dayanamadım "tamam ama sadece sabah" dedim. Ve gidip Deprem dede Prof. Dr. Ahmet Mete IŞIKARA'nın başkanlık yaptığı "Afette Bilişim" adlı konferansa katldım. Katılım bu kadar az olması Ahmet Mete hoca kadar beni de şaşırttı. Gerçekten insanlar benim gibi iş mazeretleri ile bu yararlı konferansları kaçırıyorlardı. Hayatımız sadece bilgisayar başında bize verilen görevi yapmaktan öte gitmiyordu. Ya da Bora Hocam gibi kendi şirketimi kurup özgürce nasıl hareket etmem gerektiğine karar verebilmemdi.
Deprem konusunda afetler konusunda o kadar aydınlatıcı ve güzel konuşmalar geçti ki inanın bilişim bu konuda '99 depreminden beri baya ilerlemiş. Fakat yinede insanların bu konferansa ragbet etmediğini görüp şu kanıya vardım, yani depreme önlem almak için illaki deprem olması gerekiyor. Yoksa "Afette bilişim"e insanlar hiç önem vermiyorlar. Hayatları tehlikeye düşmeden şu anda Kızılay'da onlara yardım için ne gibi çalışmalar yapılıyor bilemeyecekler. Bu yüzden de afet sonrası yaralıların ve cesetlerin başında ağlayıp "nerde bu Kızılay" dediklerinde hatırlayacaklar ne kadar ihmal ettiklerini. Hele DEVLET! Deprem dede dediki "'99 kocaeli depreminde sınıfta kalan Kızılay değildi, Devletti!". Evet devlet o afette sınıfta kaldı. binlerce yaralı yardım beklerken bir organizasyonsuzluk düzensizlik içerisinde yollar tıkandı ve günlerce hiç bi yere yardım ulaşamadı. Afette yönetim çok önemli! Deprem dede yine dedi ki " Afet sizi yönetmesin, siz afeti yönetin!".
Yeni bir teknolojiden de bahsettiler. Avea GSM bu konuda çok destek vermiş ve İstanbul'da gsm yoluyla deprem olan bölgelerden sinyal toplanabiliyormuş .Böyle sevindirici uygulamalar geliştiriyorlar fakat yatırımcı bulamıyorlar. Malesef bu ve daha bir çok proje yatırımcı bekliyor.
Ben bu kadar severek dinlediğim konuşmacıların adlarını vermek istiyorum:
Prof. Dr. Mustafa ERDİK (Bogaziçi Ünv. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü)
Serkan Balcı (Kızılay)
Cenk Tezcan (İntel)
Can Baysal (Vestel)
Keşke daha çok vaktim olsaydı diğer konferanslara da katılabilseydim. Özellikle dün olan Pardus geliştiricileri proje başkanı Erkan TEKMAN 'ın katıldığı "Açık Kaynak ve Dökümanlar; Türkiye İçin Bir Gelecek mi?" adlı konferans'a katılamadığım için çok üzüldüm. Hele o konuşmacılar arasında Bora GÜNGÖREN hocamı gördüğüm an içimde fırtınalar koptu! Nasıl bu konuşmayı kaçıracak kadar saf olabildim. Halbuki Bora hoca bütün hafta bunun heyecanıyla herkese bundan bahsetmişti. Ben biliyordum ama ardı arkasını araştırmıyordum. İnşallah buna yani katılmadığıma pişmam olmam:P Ama elimde değil içim kan ağlıyor:(
İşime odaklandığım ve işim için neleri feda ettiğime bakılırsa(özellikle benim için çok önemli olan bu konferansı), inşallah buna değer. Ve belki benim işime verdiğim emek değer kazanır.
Erkam Abiyle bi gün tanışcam! Bu fırsatı orda kaçırdım ama başka bi gün buna inanıyorum başka bi gün onla tanışcam:) Onu ne kadar takdir ettiğimi ve örnek aldığımı bi görse ah keşke! Bora hocam da buna dahil tabi. Ama kendisini istediğim zaman görebiliyor olmam, Erkan hocamı ise hiç bir zaman göremiyor olmam beni Erkan hoca tarafına ağırlık vermeme neden oluyor.
Herkese ve herşeye, Bilişim konferansını düzenleyen herkese çok teşekkürler. Böyle güzel konferansların devamı olsun ve bizim de bunlara katılabilecek vaktimiz olsun!
























