Nisan Ayı Röportajı Ozan Çağlayan ile
Merhabalar,
E-Dergi'nin 12. sayısı için çalışmaya başladığımız şu günlerde bu sayımızda kiminle röportaj yapacağımız belli oldu. Çekirdek ile bu sıralar çok haşır neşir olan Ozan'a en zor teknik sorularınızı ve hayatı ile ilgili merak ettiğiniz her şeyi sorabilirsiniz.
Sorularınızı 19 Mart gününe kadar bu sayfa üstünden Ozan'a iletebilirsiniz
Özgürlük İçin...
E-Dergi 25. Sayı Yayında

E-dergimizin 25. sayısı yayında. Bu ayın dergisinde Wine, PlayOnLinux ve daha fazlası var.
Klasik sorularla başlayalım o halde:
- Ozancığım, sıralamada yanlışlık yapabilirim ama yanılmıyorsam üçüncü nesil Pardus geliştiricilerdensin. Senin Pardus ile tanışman ve ekibe katılımın nasıl oldu?
- Pardus'u diğer dağıtımlarla karşılaştırdığında en çok hangi yönünü seviyorsun?
- Geliştirici ekip içinde bir yabancı dili bilen geliştiricinin, o dağıtımın o dilin yaygın olduğu ülkede hızlı büyümesine neden olduğunu sık sık görüyoruz. Bir Mektebi Sultanili (Galatasaray) olarak sana sormam sanırım abes kaçmaz, Pardus'un Fransız topluluğu ne âlemde, izleyebiliyor musun?
Linux is like living in a teepee. No Windows, no Gates and an Apache in house!
Hazır aklıma gelmişkn bir kaç soruda ben sorayım Ozan'a.
- Program yazarken kendini nasıl motive edersin? Sessizlik mi? Müzik mi? Çay mı? v.b.
- Pardus geliştirme ekibinde olman eski dağıtımların ekibine girmenin zor olmasından mı? yoksa vatan millet sakarya mı?
- Dünyanın en büyük ve en eski dağıtımlarının toplulukları ile bizleri kıyasladığında ne gibi farklılıklar görüyorsun? Çokluk mu? Nitelik mi?
Hadi bakalım ben kuyuya bir kaç taş attım, şimdi kırk akıllı çıkartsın. 
OpenOffice.org Türkiye
- C ile programlarken insan kendisini huzurlu, rahat, dingin, sakin, sessiz bir kasabada hissediyor.
- Assembly ile kimsenin sana ulaşamadığı, telefonları kesik, ölsen sesini duyuramayacağın köhne bir evdesin ama burada yaşamak sana sadist bir zevk veriyor.
- C++ ile İçerenköy Carrefour'dasın, kimin eli kimin cebinde belli değil
- Java ile Akmerkez ya da Kanyon'dasın her an çıldırabilirsin.
- Python mu? Python bildiğin yaz tatili
Ozan Çağlayan'ın programlama dilleri hakkındaki bu güzel ve eğlenceli yorumlarını okuduktan sonra kendisinden bir de Pardus betimlemsi istiyorum, Pardus ile uğraşırken kendini nerede hissediyor acaba? :)
Ozan Çağlayan'a bir kaç soruda ben yönelteyim.
Bir işletim sistemi geliştirmek ile bir yazılım geliştirmek arasında ki farklar ve zorluklar nelerdir?
Genel olarak kabül gören "yazılımcıların normal hayatlari ile iş hayatlari iç içe girmiştir" kanısından yola çıkarsak acaba Ozan Çağlayan, iki hayat arasında ki bu çizgiyi nasıl dengeliyor :).
Bir sorunu çözemediği zaman veya mola vermesi gerektiği zaman ne tür aktiviteler yapıyor...
ve son olarak,
Bilindiği gibi Pardus projesi uluslar arası dünyaya bir çok geliştirici kazandırdı. Acaba Ozan Çağlayan Pardus projesini kariyerinde ulaşmak istediği son nokta olarak mı yoksa kariyerinde onu ileriye taşıyacak bir basamak olarak mı görüyor?
Sorumlarım şimdilik bu kadar :)
- C ile programlarken insan kendisini huzurlu, rahat, dingin, sakin, sessiz bir kasabada hissediyor.
- Assembly ile kimsenin sana ulaşamadığı, telefonları kesik, ölsen sesini duyuramayacağın köhne bir evdesin ama burada yaşamak sana sadist bir zevk veriyor.
- C++ ile İçerenköy Carrefour'dasın, kimin eli kimin cebinde belli değil
- Java ile Akmerkez ya da Kanyon'dasın her an çıldırabilirsin.
- Python mu? Python bildiğin yaz tatili
Ozan Çağlayan'ın programlama dilleri hakkındaki bu güzel ve eğlenceli yorumlarını okuduktan sonra kendisinden bir de Pardus betimlemsi istiyorum, Pardus ile uğraşırken kendini nerede hissediyor acaba? :)
Evet gerçekten ne kadar hoş bir anlatım olmuş. Programlama dilleri işte bu kadar güzel özetlenebilirdi :)
Ozan Çağlayan röportajı da çok güzel olacağa benziyor. Ben şu anda aklımda soru yaratamadım. Belki daha sonra güncel bişiler sorarım. Mesela Last.fm'de bir günde Zuhal Olcay parçalarını bitirmiş gibi görünüyor:)
“Başaranlar, önce inandılar, sonra yaptılar; başaramayanlar ise önce yapıp sonra inanmayı deniyorlar.”
Bende biraz sıkıştırayım Ozan'ı :)
- Linux çekirdeği cep telefonundan süper bilgisayarlara kadar pek çok donanımda çalışabilecek kadar esnek bir yapıda geliştiriliyor, bu derece esnek bir yapı bir masaüstü Linux dağıtımı geliştirmek isteyen geliştiricilerin Çekirdek üzerinde çok fazla efor sarf etmesine neden oluyor mu?
- Kernel-Mode-Setting Teknolojisi Linux Çekirdeğine eklendi, eğer incelediyseniz bu kullanıcılara ve geliştiricilere ne gibi imkanlar sağlayacak?
- Pardus 2009'da farklı amaçlarla kullanılabilecek farklı çekirdek derlemeleri olacağından bahsediliyor, böyle bir şey kullanıcılara neler kazandıracak?
- Masaüstü Linux sistemlere yapılan en büyük eleştirilerden birisi donanım desteğinin zayıflığı konusunda oluyor. Sizce Linux donanım desteği konusunda ne durumda, bu konudaki eleştirileri haklı buluyor musunuz?
- KDE4 Masaüstü Linux kullanıcıları arasında tartışmalara yol açtı, en son Linus Torvalds'ın artık KDE kullanmayacağına dair sözleri tartışmanın ne kadar derin olduğunu da gösterdi, siz KDE4 hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Pardus'un uluslararası geliştirici-katkıcı çekme konusunda pek başarılı olamadığını düşünüyor musunuz? Eğer öyleyse sizce bunun nedeni nedir?
Antalya Linux Kullanıcıları : http://groups.google.com.tr/group/antalya_linux/
1-2 soru da ben sormak istiyorum.
1- Şu anda Türkiye'de yerleşmiş bir MS ekosistemi var,servis ihtiyacını özel sektör her yerde karşılıyor.Pardus için bunu henüz göremiyoruz,sadece sınırlı sayıda meraklı tarafından yürütülen bir proje gibi görünüyor.Fakat halka yayıldığı takdirde gerekli yardımı alabilecekleri profesyonel kişiler henüz ortada yok.Bu konuda gelişmeler varmı (Örneğin sertifikasyon kursları,yeterlilik belgeleri vs.), varsa ne aşamada.
2- Belli bir konuda yoğunlaşıp hataları en aza indirmek yerine sanki proje biraz dağılıyor gibi, buda hata olasılığını artırıyor.Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Ben sorularıma devam edeyim.
- Gün gelecek, Ozan Çağlayan da bu dağıtımın geliştiricisi olmayı bırakacak... Bu dağıtıma yaptığı yüzlerce hatta satır kod yavaş yavaş aşınmaya, yerini yeni ve başkalarının kodlara bırakmaya başlayacak. Demem odur ki, Ozan bu dağıtım için kendisinden sonra da "kalıcı olacak" ne yapıyor? Yerine birilerini yetiştiriyor mu ya da elinden tuttuğu genç birileri var mı?
- Sıkı bir futbol hastası olduğunu duydum. Nantes Atlantique mi, Paris Saint Germaine mi?
- Sartre mı, Camus mü?
Linux is like living in a teepee. No Windows, no Gates and an Apache in house!
*Pardus geliştiricisi adaylarda hangi özellikleri ararsınız?Yazılımcı olmak için hangi özelliklere sahip olunması gerekiyor?
*Pardus projesine katılma hikayenizi anlatır mısınız?
*Geliştirici olmak isteyenlere ne önerirsiniz?
İnşallah biraz sert kaçmaz sorularım. Ya da fazla ise istenilen sorular röportaj dışı yapılabilir. Çevremdeki insanların da sorularını derleyip size yöneltiyorum. Benim sorularım:
- Ailenizde veya akrabalarınızda Pardus kullanımı ne seviyede? Onlara Pardus kurma çabalarınız ne durumda? Sizi destekliyorlar mı?
- Dünya'da bir çok sorun varken, geliştiriciler sorunlara yönelik ne gibi çalışmalar yapıyorlar. Hele de şu Türkiye'de yapılan Su Forumundan sonra bir şeyler yapılabilir diye düşünüyorum. Mesela bir ara "Gazze" ismini bile koydunuz Pardus'a.
- Gazze adından sonra size neden Çanakkale, ya da Sakarya ismi konmuyor gibi eleştiriler geldi. Bu eleştirilere nasıl cevap veriyorsunuz?
- Pardus neden programcılara yönelik değil, son kullanıcıya yönelik gelişiyor? Neden depoda hala Netbeans yok?
- Tubitak'ın proje'yi daha nereye kadar sürdürebileceğini düşünüyorsunuz?
- Masaüstünüz nasıl, tertipli midir? Hangi ikon setini kullanıyorsunuz? Bu sayıdan sonra XFCE masaüstü kullanacak mısınız?
- En sevdiğiniz Pardus oyunu nedir? Favori programınız ve bilgisayarınızda olmazsa olmazınız nedir?
- Futbol'u sevdiğinizi söylemişler. Spor yapıyor musunuz? Geliştiricilerin ofislerinde veya ofise yakın bir yerde spor merkezleri var mı? Yoksa olmalı mı? Olsa gider miydiniz?
- Şu anda yurtdışından size çok daha iyi yaşam koşullarında iş imkanı sunan bir şirket olsa ne yapardınız? Bir proje'yi yarım bırakmak size ne ifade ediyor?
- Lambadan bir Pardusman çıksa 3 dileğiniz ne olurdu?
- Sadece Windows kullanılan bir adada yalnız başınıza kalsanız ne yapardınız? Ki bu eskiden bizim içinde bulunduğumuz ve şu anda kurtulmaya çalıştığımız durum değil mi?
- Teknolojik gelişmeleri takip ediyor musunuz? Şu anda sahip olduğunuz en teknolojik alet nedir?
“Başaranlar, önce inandılar, sonra yaptılar; başaramayanlar ise önce yapıp sonra inanmayı deniyorlar.”






















